• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-03-17
  • 18:00 Sera-TAV ve Alkman patronları ile yapılan görüşmeden direniş kararı çıktı

    Sera Group ve Alkman patronları ile sendika ve işçi temsilcileri arasında yapılan görüşmeden 'direniş kararı çıktı' diyen belirten İnşaat-İş, saat 18:00 itibariyle şu açıklamalara yer verdi:

     

    Sera-TAV ve Alkman patronları ile yapılan görüşmeden direniş kararı çıktı

     

    Sera Group ve Alkman patronlarının sendika ve işçi arkadaşlarımızdan oluşan temsilcilerle görüşme talep etmesinin ardından yaklaşık bir saat kadar süren toplantıdan direniş kararı çıktı.

     

    Toplantı başlar başlamaz işçi arkadaşlarımızın sorunlarına dair çözüm üretici hiçbir söz söylemeyen Sera patronları, taşeron firma Alkman İnşaat’ın kanunsuz-hukuksuz ve yasadışı yürüttüğü tüm prosedür ve çalışma koşulları karşısında sessiz kalırken, konu üyelerimizin temel hak ve hukuklarının güvence altına alınarak insan onuruna yakışır bir çalışma koşulu isteyen sendikamız olunca sırtlan kesilip ‘işçileri bilinçli olarak kışkırtıyorsunuz’ sözleriyle görüşmeyi provoke edecek kadar kendinden geçti. Bizler, daha önce onlarca kez tanık olduğumuz bu tutum ve ulumanın soruna dair çözüm üretmek değil, tersine, Sera-TAV patronlarının inşaat işçilerinin örgütlü gücü olan sendikamıza duyduğu derin nefret ve öfkeden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Sayısız direnişimize ev sahipliği yapan bu ölüm şantiyesinde elde ettiğimiz kazanımlar karşısında bu kadar güçlü ve pervasızca duyduğu öfke ve nefretin elbette ki sınıfsal bir karşılığı var. İşten bundandır ki, Sera-TAV patronları toplantıda çözüm üreteceğine haddini aşarak sendikamızı ‘kışkırtıcılıkla’ suçlayabilecek cesareti kendinde görebiliyor.

     

    Sayıları onbinleri bulan inşaat işçisi bu ölüm şantiyesinde çalıştı. Direnmenin, örgütlenmenin, örgütlenerek güçlü olmanın yani bir ‘sınıf olmanın’ bilincine buradaki çalışmalarımızdan ve elde ettiğimiz kazanımlardan ulaştı desek hiçte abartı olmayacaktır. Emaar patronlarının sendikamıza duyduğu derin öfke ve nefretin altında işte bu tarihsel kazanımlar vardır. Yine bu öfkenin altında; işten attıkları 5 işçinin gerçek ücretler üzerinden istedikleri hakları değil, attıkları işçinin yanında hiçbir çıkar gözetmeden arkadaşlarının uğradığı haksızlık karşısında yan yana-omuz omuza direnişe duran 50 işçinin bilinçli-örgütlü hali vardır. Sera-TAV patronlarını korkutan asıl neden işte bu çelik bilince su veren sendikamızın sınıf sendikacılığı anlayışıdır.

     

    Görüşmeye dönecek olursak, bu tutum karşısında taleplerimizi sert bir dille bir kez daha söylemenin yanı sıra avuçlarımızın içinde sıkıca tuttuğumuz sandalyenin bir köşelerini de gerektiğinde kafalarına indireceğimizi belli eden tavrımızla masadan kalktık.

     

    Görüşme sonrasında içerde yaşananları satış ofisi önünde direnişte olan arkadaşlarımıza anlatarak birlikte direnişe kaldığımız yerden devam etme kararı aldık.

     

    İnşaat İşçileri Sendikası olarak üye arkadaşlarımızın tüm talepleri kabul edilene kadar satış ofisi önündeki direnişimiz devam edecektir.

     

    Emekten yana olan duyarlı tüm kesimleri direnişimize omuz vermeye çağırıyor, kavgayı birlikte büyütmeye davet ediyoruz.

     

    Yer: Emaar satış ofisi

    Saat: 08:00

    Tarih: 18.03.2017 Cumartesi

     

    İnşaat İşçileri Sendikası

     

    17:00

    Taşeron firma Alkman İnşaat’ın patronları da satış ofisinin önüne gelerek sendika temsilcileri ve işçilerle bir kez daha görüşmek istediklerini bildirdiler. Alkman patronunun işten çıkarılan 5 işçi olduğunu, burada neden 50’ye yakın işçi olduğu sorusuna da işçiler cevap verdi. ‘İşçi arkadaşlarımızın haklarının gerçek ücretler üzerinden ödenmediğini, asgari ücret üzerinden ödeme yapılarak arkadaşlarımızın haklarının yenildiğini’ belirtmesi üzerine ise, Alkman patronu, ‘ama siz bu koşulları kabul ederek çalışmaya başladınız. O zaman hiç çalışmasaydınız dedi.

     

    Sendika temsilcilerinin ‘yaptığınızın kanunsuz olduğunu bile bile işçilere bunu teklif etmeninde suç olduğunu’ söylemesiyle ortam gerginleşti. Haklarımızın gerçek ücretler üzerinden ödenmemesi halinde direnişe devam edeceklerini söyleyen işçilerin kararlılığı karşısında Alkman patronları işçi arkadaşların seçtiği temsilcilerle ve sendika yetkilileri ile yeniden görüşmek istediğini belirterek ofis bölümüne geçtiler.

     

    16:25

    Daha önce Skyland İstanbul'daki direnişçi sendika üyesi işçiler, yazılı bir mesaj yollayarak Emaar'daki arkadaşlarını selamladılar. Skyland işçilerinin mesajı coşkulu alkış ve sloganlarla karşılandı. Direnişi ziyaret eden bir üniversite öğrencisi de aynı şekilde alkış ve sloganlarla kucaklandı. 

     

    16:05

    Emaar’da işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasını istedikleri için işten atılan işçiler, sendika gelmeden önce Emaar patron temsilcilerinin kendilerine “Bulmuşsunuz 2 gariban taşeron firma tepelerine biniyorsunuz” dediklerini aktardılar. İşçiler gariban denilen taşeron patronların altında 630 bin TL’lik otomobil bulunduğunu, kendilerinin ise ayaklarındaki ayakkabıların bile patladığını -ayakkabılarını göstererek- söylediler.

     

    Zaten taşeron patrondan artık yırtılmış iş ayakkabısının yerine yeni bir ayakkabı verilmesini istediklerini, patronun da bunun için bir günlük yevmiyelerini istediğini, bu kuralsızlığa tutum aldıkları için işten atıldıklarını aktardılar. 

     

    15:35

    İnşaat-İş temsilcileri, işten atılıp, tazminatları asgari ücret üzerinden ödenmek istenen işçiler ve dayanışma için iş bırakan işçilerden oluşan yaklaşık 50 kişilik işçi grubu, Emaar'ın satış ofisi önünde sloganlar, alkışlar ve zaman zaman da baretlerini yere vurup ses çıkararak beklemeyi sürdürüyor.

     

    Bu arada Emaar'ın önüne polisin gelmesiyle kısa süreli bir gerilim yaşandı. Şu anda polis amiri sendika yetkilisiyle bir görüşme yapıyor.

     

    İşçiler sık sık "İnşaat işçisi köle değildir!" sloganı atıyorlar. Satış ofisine araç girdiğinde yere baretlerini vurarak ses çıkarıp, sloganlar haykırıyorlar. 

     

     

    14:45

    İnşaat-İş, Sera Group ve Alkman İnşaat temsilcileriyle sendika ve işçi temsilcileri arasındaki görüşmede anlaşma sağlanamayınca masadan kalktıklarını ve işçilerle yapılan toplantıdan sonra satış ofisi önüne yürüme kararı aldıklarını açıkladı.

     

    Sendika, uzlaşmazlığın firma patronlarının işçilerin ihbar-kıdem ve geriye dönük ücretlerinin ödenmesini gerçek ücretler üzerinden değil de asgari ücret üzerinden ödemekte ısrar etmeleri nedeniyle yaşandığını vurguladı. “İnşaat işçilerinin alın teriyle yükselen bu devasa lüks projede, metre karesini yüz bin lira gibi bir paraya satan Emaar patronları, konu, işçilerin alın terini ödeme olunca ücretleri asgari ücret üzerinden ödemeye çalışıyor” diye belirtti.

     

     

    İnşaat-İş, “İnşaat İşçileri Sendikası olarak üyelerimizin bir kuruşunu dâhi bu kan emici inşaat baronlarına yedirmeye hiç mi hiç niyetimiz yok. Madem gerçek ücretlerimizin üzerine oturmaya niyetiniz var; bizde size o ofisleri sattırmayız. Ücretlerimizin gerçek ücretler üzerinden yatırılmaması halinde satış ofisinin tüm giriş ve çıkışlarını kapatacağımızı da bilmenizi isteriz” diyerek işten atılan beş işçi ve onlara destek için iş bırakan 39 işçiyle birlikte satış ofisine doğru yürüdü.

     

     

    An itibariyle 44 işçi ve sendika temsilcileri satış ofisi önünde beklemekteler. Bu arada destek için iş bırakan işçilerin sayısının da artması bekleniyor. 

     

    ***

     

    İnşaat-İş Emaar’da Sera Group’a bağlı taşeron firmalardan Alkman İnşaat bünyesinde çalışan beş üyesinin “iş sonlandı” gibi bir gerekçeyle işten atılmasına ve atılan işçilerin kıdem-ihbar tazminatlarının gasp edilmesine karşı direnişte olduğunu duyurdu.

     

    Sendika tarafından yapılan açıklamada, taşeron patronun atılan işçilerin haklarını gasp etmeye kalkışmasına karşı aynı şantiyede çalışan 38 işçinin daha iş bırakarak tutum aldıklarını, bunun üzerine taşeron patronun başka işçileri de işten atmakla tehdit ettiğini, bu tutum karşısında da Alkman İnşaat’a bağlı çalışan altı işçinin daha iş bıraktığını belirtti.

     

    Şantiyede yaşanan bu gelişmelerden sonra taşeron firma, sendika, işçi temsilcileri ve Sera Group temsilcilerinin katıldığı görüşmelerin devam ettiğini ifade etti.

     

     

    Sendika’nın konuya ilişkin açıklamasını yayınlıyoruz:  

     

    İstanbul’un lüks projelerinden Göztepe’deki Emaar Square şantiyesinde Sera Group’a bağlı taşeron firmalardan Alkman İnşaat bünyesinde çalışan beş üyemiz, ‘iş sonlandı’ gerekçesiyle ihbar ve kıdem haklarının ödenmesine yanaşılmadan işten çıkarıldı. Taşeronun bu tutumuna karşı aynı şantiyede çalışan 44 üyemizle birlikte iş durdurma eylemi başlattık.

     

    İşten çıkarılan arkadaşlarımızın yaklaşık 12 ila 21 aylık çalışma sürelerini doldurmuş olmalarına rağmen kıdem ve ihbar ücretlerini ödemeyen taşeron firma Alkman İnşaat’a karşı yanıtımız, ilk olarak 38 üyemizle birlikte iş durdurma eylemi oldu.

     

    Bu direniş karşısında işten atılan üyelerimizle birlikte sendikamızla bir görüşme talep eden taşeron firma, görüşmelerde gerçek yüzünü sergilemeye başladı. İşten attığı üyelerimizin en temel hakkı olan kıdem ve ihbar hakkından dahi ‘ne kırparsam kardır’ diyerek yaklaşan taşeron firma, görüşmelerin devamında ise işten atılan arkadaşları için iş bırakma eylemine geçen diğer üyelerimizi de işten atmakla tehdit etti.

     

    Bu tehditler karşısında taşeron firma Alkman İnşaat’a bağlı olarak Emaar’da çalışan toplamda 4 ekipten oluşan 180 işçiden altısı da tehditlere karşı işçi kardeşlerine destek vermek amacıyla iş bıraktı. Daha önce birçok direnişimizin yaşandığı Emaar Square’da işçi arkadaşlarımızın kendiliğinden oluşturduğu bu dayanışma bilincinin, diğer işçi arkadaşlarımıza da güç vererek, direnişin kazanımla sonuçlanmasının teminatı haline geldiğini belirtmek gerekiyor.

     

    İlk olarak taşeron firma ile süren görüşmeler, işçi arkadaşlarımızın örgütlü ve bilinçli duruşuyla Sera Group- taşeron firma Alkman- işten atılan 5 üyemiz-destek veren diğer işçi arkadaşlarımızdan temsilcinin ve sendikamızın katıldığı daha geniş bir görüşmeye evrildi. 

     

    İşçi arkadaşlarımızın tek kuruş hakkının dahi kalmadan kendi istek ve taleplerinin kabul edileceği bir anlaşma ile masadan kalkmayacağımızı; taleplerimizin kabul edilmemesi halinde direnişimize devam edeceğimizi buradan bildirmek istiyoruz.

     

    İnşaat işçisi köle değildir!

    Ücret haktır, gasp edilemez!

    Kavga, sokak, direniş! Yaşasın İnşaat-İş!