• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2018-01-13
  • "Yerelde uyum" paketi yerel yönetimlerin seçim hesaplarına ve başkanlık rejimine göre yeniden yapılanması anlamına geliyor

    Ardı ardına yaşanan pekçok gelişme AKP ve ittifak halinde olduğu Ergenekon-MHP blokunun seçim sathı mahalline girdiklerini gösteriyor. Onların “seçim”den ne anladıklarını, 16 Nisan 2017 referandumundan ya da 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden önce ve sonra olup bitenlere bakarak anlamak mümkün.  Zira yıllardır yaşanan rejim krizinin kronikleştiği, ekonomik-siyasi krizin giderek derinleşen bir toplumsal krize evrildiği bu koşullarda; seçimin de diğer alışılmış şeylerin de normalite ölçütleri içinde yaşanması mümkün değil artık.  

     

    Zaten önden çekilen peşrevler de bu “seçimin” aslında bir seçim olmayacağını gösteriyor. İktidar blokunun führerci tipte bir faşizmin ifadesi olan başkanlık sisteminin hukuki altyapısını hazırlamak için giriştiği yasal düzenlemeler bile hem öncesi hem de sonrasında olup bitecekler konusunda yeterince fikir veriyor.

     

    Mevcut fiili başkanlık rejimini yasal bir altyapıya kavuşturmak için gerekli uyum yasalarını hazırlamak amacıyla oluşturulan 5 komisyondan, yerel yönetimlerle ilgili olanının hazırladığı taslak bile bu konuda yeterince fikir veriyor. Çalışmalarını hızlandıran komisyonun hazırladığı taslağın, önemli bir yerde duran yerel seçimlerin “kazanılması” için önden yapılan yasal hilelere odaklandığı anlaşılıyor. Seçim öncesinde pekçok bölgeyi kendi siyasi hesaplarına göre dizayn etmeyi… Keza birçok seçim bölgesi birleştiriliyor ya da ayrıştırılıyor. Neye göre ve ne için yapıldığını ele verircesine.

     

    Tabi taslak kendisini sadece seçim öncesindeki hesaplarla sınırlandırmıyor. İktidarın yerele dağıtılması görünümü altında son derece merkezi bir sistemin oluşturulmasının da temellerini atıyor. Daha başından “görevden alınacak ya da değiştirilecek” belediye başkanlarının yerinin kimlerle doldurulacağına dair ölçüt belirleyerek işe girişiyor. O kadar ki görevden alınacak ya da değiştirilecek belediye başkanının yerine belediye meclisi başkanı gelir denilecek kadar… Bu şu anlama gelir: Diyelim ki bir belediyeyi iktidar blokunu oluşturan partiler dışındaki bir parti kazandı. Ama belediye meclisinde çoğunluk iktidar blokunda.  Bu durumda dizginleri elinde tutan iktidar bloku, belediye başkanını görevden alabilir (düzenleme alma ya da değiştirmeden bahsediyor), aldığı başkanın yerine de kendisinin çoğunlukta olduğu meclisin başkanını getirebilir. Keza çoğunluğun iktidar blokunda olduğu bir meclisin başkanının da ondan olması doğal olarak kaçınılmaz.

     

    Burada belediye başkanının aynı zamanda meclis başkanı olamayacağı kuralı getirilerek demokratik bir kisve uydurulması da ihmal edilmiyor tabi. Bu da belediye başkanının, kendisini denetlemesi gereken meclisin başkanı olmasının sakıncalarıyla allanıp pullanıyor. Bu arada bir taraftan belediyelerin yetkilerinin genişletilmesinden bahsedilen pakette diğer taraftan bunların tek elden kontrollü biçimde yürütülmesinin planlanmasından bahsediliyor. Valilik ve kaymakamlıkların yetkilerinin sınırlandırılmasından dem vurularak başka bir “demokratik” gösteriş yapılırken aynı zamanda belediyelerin nasıl bir “merkezi ve kontrollü” işleyişe kavuşacağı bir başka muamma olarak ortada duruyor. Tüm bunlar da “yerelde uyum” olarak tanımlanıyor.

     

    Tabi gençler de ihmal edilmiyor. Sanki 18 yaşını dolduran kaç emekçi çocuğu belediye başkanı adayı olabilecek olanaklara sahipmiş gibi!..

     

    32 yasada 43 maddenin değiştirilmesini kapsayan paketin Mart ayında Meclis’e getirilmesi bekleniyor.

     

    Hürriyet gazetesinden Nuray Babacan’ın haberine göre, öncelikli ve acil paket olarak gündeme gelecek olan “yerelde uyum” konusunda, iki yol izlenebilecek. Zorunlu ve acil olanlar mart ayına kadar yasalaştırılıp, diğerleri sonraya bırakılacak ya da toplu olarak TBMM gündemine getirilecek. Bu çalışma, seçim ittifakı hazırlığı yapılan MHP’ye de götürülecek.

     

    BAŞKANA MECLİS YOK

     

    Tartışılan taslak metinlerdeki önerilere göre, belediye başkanı, belediye meclisinin de başkanı olmayacak. Belediye meclisine başka bir başkan seçilecek. Başkanın görevden alınması veya değiştirilmesi durumunda, bu kişi görevi üstlenecek. Belediye başkanının, kendisini denetlemesi gereken meclisin başkanı olmasının sakıncaları olduğu dile getiriliyor. İmar kararlarının denetimi arttırılacak. Merkez ve yerelin yetkileri yeniden tarif edilecek. Yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması ama tek elde kontrollü şekilde yürütülmesi planlanacak. Vali ve kaymakamların yetkileri yeniden düzenlenecek ve azaltılacak. Halen kapatılmayan 51 ildeki özel idareler kapatılarak, görevleri belediyelere devredilecek.

     

    BÜTÜNŞEHİR UYGULAMASI

     

    Büyükşehirler dışındaki 51 ilin bütünşehire dönüştürülmesi planı daha önce de kamuoyuyla paylaşılmıştı. Belediye, tüm mülki sınırlardan sorumlu olacak ve şehrin planlaması tek elden gerçekleştirilecek. Daha önce kapatılan 1800 belediye örneğinde olduğu gibi kalan küçük belediyeler de kapatılacak ya da birleştirilecek ilçeye dönüştürülecek. Stratejik önemi olan özellikle sınırlardaki beldeler ve şehir merkezlerine 40 kilometre uzakta olan belde ve küçük yerleşim yerlerinin korunması; geriye kalan az sayıda beldenin kapatılması planlanıyor. Bunlar için birleştirme formülü tartışılıyor. Böylece 51 ildeki köylerdeki ruhsat ve iskan sorunları da çözülecek.

     

    18 YAŞI DOLDURANLAR SEÇİLEBİLECEK

     

    Anayasa değişikliğinde olduğu gibi 18 yaşında siyaset, yerel yönetim kademelerine taşınacak. 18 yaşını dolduranlar belediye başkanı belediye meclis üyesi ve muhtar olabilecek.