• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-08-04
  • Adalar vapurunda güvenlikçiler tarafından dövülen çocuk Adalar Gerçek'e konuştu

    AYSEL KILIÇ

    Adalar vapurunda simit satan 18 yaşındaki Ali Kayacan İBB güvenlikleri tarafından vapurun makine dairesinde dövüldü, öldürülmekle tehdit edildi. O anları gazetemize anlatan simitçi çocuğun tek isteği, maruz kaldığı şiddetin başka bir simitçiye yaşatılmaması.

     

    Ali Kayacan. 18 yaşında.  Okul harçlığını çıkarmak için hafta sonları ve yazın simit satıyor. Simit sattığı yerlerden biri de Adalar Vapuru. Kayacan  her hafta sonu olduğu gibi 29 Temmuz Cumartesi günü de simit tepsisiyle Burgazada’dan Eminönü- Kadıköy hattından gelen Adalar Vapuruna bindi.  Henüz simit satmaya başlamamıştı ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) güvenlik görevlileri koluna girdi. Yolculardan tepki gelmemesi için vapurun makine dairesine götürüldü ve burada güvenlikçiler tarafından tekme tokat ve coplarla darp edildi.  Darp edilirken cep telefonuyla görüntüleri de çekildi. ‘Başka simitçilere de ders olsun’ diyerek çekilen görüntüler, kısa zamanda sosyal medyaya düştü. Burnundan ve vücudunun çeşitli yerlerinden darp alan Ali Kayacan  olay anı görüntüleri ve hastane raporlarıyla savcılığa başvurdu.

     

    Sadece vapurlarda değil, Adalar’da da simit satan ve Adalılar tarafından tanınan A. K. yaşadığı dehşet dolu anları gazetemize anlattı. Kendisi gibi simitçi olan ağabey Abdullah Kayacan ve simitçi arkadaşlarıyla gazete ofisimize gelen Ali Kayacan’ın tek istediği, maruz kaldığı şiddetin başka bir simitçiye de yaşatılmaması.

     

    “OKUMAK İÇİN SİMİT SATIYORUM”

     

    Ali Kayacan Pendik’te ailesiyle birlikte oturuyor.  Beş kardeşten en küçüğü. Baba mesleği olan simitçilikle erken yaşlarda tanışmış. Kavak Pınar Lisesi’nde son sınıf öğrencisi olan Kayacan, öğrenimine devam etmek için simit satıyor.

     

    Babam da ağabeyim de simitçi.  Ben de yaklaşık beş yıldır yazları ve hafta sonları simit satıyorum. Tüm zamanımı bu işe ayıramıyorum; çünkü okula ağırlık veriyorum. Okuyup kendime, aileme ve insanlara faydalı biri olmak istiyorum.

     

    TEKME TOKATLA, COPLA VURDULAR…

     

    Ali Kayacan, 29 Temmuz günü maruz kaldığı o anları şöyle anlattı:

     

    O gün Burgazada’da simit satıyordum.  Öğlen vaktiydi. Adalar Şehir Hatları Vapuru iskeleye yanaşınca Büyükada’ya gitmek için simit tepsimle bu vapura bindim.  Biner binmez güvenlikçiler kollarımdan tuttu. ‘Vapurda simit satamazsın’ dediler. ‘Simitlerini aşağıya makine dairesine bırak’ dediler. Onları takip ettim. Aşağıda bulunan makine odasına iner inmez bir güvenlikçi simit tepsimi aldı, diğeri de yüzümü tokatladı. Elleri öyle ağırdı ki düşmemek için kendimi zor tuttum.  Güvenlikçi tokat atmaya devam ederken, diğeri de copla vurdu. Burnum kanıyordu. Vurmamaları için yalvardım ama onlar vurmaya devam etti. Burnum kanıyordu. Çok korkuyordum… Sadece güvenlikçilerin girdiği bu saklı odadaki çığlıklarımı yolcuların duyup gelmesini çok isterdim. Ama ne duyan oldu, ne de gören.

     

    “POLİSE SÖYLERSEN SENİ ÖLDÜRÜRÜZ”

     

    Ali Kayacan şöyle devam etti:

     

    Görüntülerimi çektikleri için de çok keyifliydiler. ‘Bu görüntüleri başka satıcılara da gösteririz’ diyorlardı.  ‘Olayı polise söylersen seni öldürürüz’ diye beni tehdit ettiler. Heybeliada’da indiğimde iskelede polis ekibi karşımdaydı. Ama korktum, onlara anlatamadım.  Su buldum,  kanayan burnumu temizledim. Aileme bile haber vermedim.  Ama eve gittiğimde herkes olayı duymuştu. Amirlerine kendilerini beğendirmek için olsa gerek, güvenlikçiler darp görüntülerimi kendi whatsAAp gruplarında paylaşmışlar. Sonra da benim gibi simit satıcısı olan gençlere bu görüntüleri gösterip ‘Siz de vapurda bir şey satarsınız sizi de böyle yaparız’ diye tehdit etmişler.

     

    “PSİKOLOJİM BOZULDU, UYUYAMIYORUM”

     

    Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden ve Adli Tıp’tan darp raporu alan Ali Kayacan ailesiyle birlikte savcılığa başvurarak  güvenlikçilerden şikayetçi oldu.  “Geceleri uyuyamıyorum. Psikolojim bozuldu. Simit satmaya da çıkamıyorum” diyen simitçi çocuk,  “Çok zor günler geçiriyorum. Bana yaşatılanların başka simitçilere, satıcılara yaşatılmaması için herkesin davama sahip çıkmasını istiyorum” dedi.

     

    AĞABEYDEN ADALET ÇAĞRISI

     

    Ağabey Abdullah Kayacan da  adalet istedi:

     

     Beş kardeşiz.  Maddi olanaksızlıklardan biz okuyamadık ama kardeşimizi okutmaya çalışıyoruz. Ali çok başarılı bir çocuk. Okulda dereceye giriyor. Okursa çok iyi yerlere gelecek…   Çocuklarımızın, gençlerimizin hayatlarıyla oynamaya kimsenin hakkı yok! İBB güvenlikleri bu videoyu çekerek kendi sonlarını getirdi. Sadece işlerine son verilmelerini değil, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması için güvenlikçilerin mahkemece de cezalandırılmasını istiyoruz. Adalet yerini bulana kadar biz mücadelemizi sürdüreceğiz. (Adalar Gerçek)