• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-10-12
  • TÜPRAŞ'taki patlamadan şans eseri yaralı kurtulan işçi 'ihmal var' dedi

    TÜPRAŞ’ın Aliağa Rafinerisi’nde dün sabah dört işçinin hayatını kaybetmesi, iki işçinin de yaralanmasıyla sonuçlanan iş cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yedi kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar arasında iş güvenliği uzmanı da bulunuyor.

     

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da soruşturma başlattığı iş cinayetinde hayatını kaybeden taşeron işçiler Kemal Şaşmazer, Yusuf Kepenek, Mehmet Karademir ve Mehmet Dere’nin cenazeleri bugün ailelerine teslim edildi.

     

    Patlama sırasında malzeme topladığı için şans eseri tankın dışında olması nedeniyle yaralı kurtulan taşeron işçilerden Fatih İba’nın Gazete Duvar’daki anlatımları, denetimsizlik ve ihmalin boyutlarının görülmesi açısından oldukça çarpıcı. “TÜPRAŞ gibi büyük ve kar oranları yüksek işletmede bunlar oluyorsa diğer işyerlerinde neler oluyordur?” sorusunu sorduran o açıklamalarında İba şunları belirtiyor:

     

    ‘İhmal var’

     

    Aynı ekipte çalışıyoruz. Dört arkadaşımız içeride ben ve bir arkadaşım dışarıda malzeme topluyorduk. 15-20 dakika çalışınca patlama oldu. Tankın üzeri havaya kalktı. Sonra ikinci, üçüncü patlama oldu. Üç arkadaşımızı tankın içinde kaldı, biri tankın dışına fırladı. Olaydan sonra TÜPRAŞ’ın teknik emniyet uzmanına sorduğumda ateşli çalışma izni vermediğini söyledi. Ancak, emniyetteki o kişinin ifadesinde ateşli iznin verildiğini gördüm. Ya dolum yapılmaya başlandı ya da bir gaz kaçağı vardı. Tank zaten doluma hazırdı. İşe başlamadan önce gaz ölçümü yapılmadı. Taşlama motoruyla çalışıldığı için kıvılcımdan dolayı patlama olmuş olabilir. Gaz ölçümü yapılması gerekiyordu. Ama sürekli yapılmıyordu. Taş motorunun kullanılmaması gerekiyordu. ‘Buna izin vermedik’ diyorlar ama doğru değil. İhmal var. Baştan bir kural koyuyorlardı ama denetleme yapılmıyordu.

     

    ‘Bir daha orada çalışmam’

     

    Olayın şokunu atlatamadığı belirtilen İba, “Benim işim bitse ben de içeri girecektim. Tankı bitirmiş, teslim edecektik. Tankın subap dişlileri var. Onlar boyandığı için yerine girmiyordu. Taşlamayla boyalar çanak fırçayla temizleniyordu. O sırada çok az bir kıvılcım çıkıyordu. Öyle olmuş olabilir. Tankın içinde o patlamadan sonra kimse kurtulamazdı. Bundan sonra orada çalışmayacağım” diyor.