• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-08-08
  • Edirne F Tipi Cezaevi'ndeki tutsakların tişörtleri toplandı

    Yeni kurulan devletin tüm yetkililerinin fırsatını buldukları her yerde gündeme taşıdıkları, Tayyip Erdoğan’ın da ifrata varacak bir ilişki kurduğu (rengini bile kendisi açıklıyor mesela) cezaevlerinde tek tip elbise (TTE) saldırısı daha yasal düzenlemeler yapılmadan fiilen uygulanmaya başladı.

     

    Basına yansıyan bilgilere göre Tarsus Kadın Hapishanesi’nden sonra şimdi de Edirne F Tipi’nde tutsaklara TTE dayatmasının ilk adımları atıldı. Her kapıyı açan maymuncuk muamelesi gören FETÖ, bu saldırının da perdesi olarak kullanıldı ilk önce. Fakat ilk adımların devrimci tutsaklarla başlaması bile saldırının çapı ve muhtevası konusunda yeterince fikir veriyor.  

     

    Herhangi bir düzenleme yapılmadan başlamış olması bile şiddeti konusunda yeterince fikir veriyor.

     

    Bozdağ ‘iş bir KHK’ya bakar’ demişti

     

    Twitter’da yaptığı paylaşımlar nedeniyle tutuklanan tek bir kişi gösteremezsiniz” gibi aleni yalanlar sarf edebilen ya da lütfedercesine “Kimse giydiği kıyafetten dolayı bu ülkede tutuklanmıyor" diyecek kadar ileri giden Bozdağ, tek tip elbise uygulamasının önümüzdeki günlerde çıkarılacak bir KHK’yla yasal bir niteliğe kavuşturacaklarını açıklamıştı.

     

    Onu bile beklemediler

     

    Fakat inşa edilen bu yeni devletin işleyişi gereği Erdoğan’ın ağzından çıkan her kelimeyi emir addeden cezaevi yöneticileri, bakanlık bürokratları ve bakanlığın kendisi OHAL KHK’sının çıkmasını bile beklemeden işi hızla pratiğe döküyorlar.

     

    Edirne’de tişörtler toplandı

     

    Dihaber’in haberine göre HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da tutulduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde iki odaya giren gardiyanlar, odada buldukları tüm tişörtleri hiçbir gerekçe göstermeden topladı.

     

    Cezaevindeki müvekkilleriyle Cuma günü görüşen Avukat Serhat Çakmak, müvekkillerinin kendisine gardiyanların iki odaya girdiklerini ve başta üzerinde yabancı yazılar yazan tişörtleri topladıklarını aktararak, “Daha sonra anlamlı anlamsız tüm tişörtleri toplamışlar. Bununla ilgili ellerinde ne bir karar ne de bir talimat var” dedi.

     

    Öte yandan tutukluların dilekçeyle cezaevi idaresine başvurdukları halde kendilerine herhangi bir dönüşün olmadığı belirtildi.

     

    TTE, tek tip bir toplum yaratma çabasının simgesidir

     

    Ülkeyi, tüm muhalifleri cezaevine doldurarak engelsizce yönetme hayali kuranlar, inşa etmekte hayli yol aldıkları yeni devleti-rejimi bu şekilde son noktasına ulaştırmak istiyorlar. Cezaevi ve “muhalif” olmayı özdeşleştiren rejim, o nedenle de cezaevlerini özel bir mücadele alanı haline getiriyor. Toplumsal direnişin hem dışardaki dinamiklerine hem de içerdeki tüm devrimci tutsaklara bu “özel mücadele alanında” gerçekleştireceği saldırılarla mesaj vermeye çalışıyor. “İstediğim sınırlarda yaşayabilirsiniz” mesajıdır bu…

     

    Tarihsel gericilik birikiminin kışkırtılması üzerinden oluşturulmaya çalışılan toplumsal taban bile bu gidişat konusunda yeterince fikir veriyor (Hero tişörtü üzerinden mahkeme önlerinde yapılan gösteriler hatırlansın). Aynı zamanda bir güç gösterisi simgesine dönüştürülen TTE’ye karşı mücadele kendi içinde pekçok anlamıyla özelleşmeye başlıyor.

     

    Sınıf mücadelesinde her zaman özel bir yeri olan cezaevlerinin Türkiye tarihinde aynı zamanda direniş mevzileri olduğunu unutmuşçasına gündemleşen ve iktidarın, söylemleriyle giderek popülerleştirerek, toplumsal gericilik birikimini kışkırtmaya çalıştığı bu saldırının da aynı biçimde yanıtlanacağından kimsenin şüphesi yok. Fakat mesele saldırının sadece zindanlardaki bir avuç devrimci tutsağa değil tüm topluma yapılmasının kavranması ve bu saldırının da toplumsal mücadelenin gündemi haline getirilmesidir.