• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2018-01-20
  • Adalet Bakanlığı TTE'yle ilgili yönetmelik çıkarmadan tüm cezaevlerine elbiseleri gönderdi

    Adalet Bakanlığı’nın tek tip elbiseyle (TTE) ilgili yönetmelik çıkarmadan cezaevlerine elbiseleri gönderdiği öğrenildi. Prosedüre göre 24 Aralık’ta çıkarılan 696 sayılı KHK’yla yasalaşan TTE’nin uygulamaya konulması için Adalet Bakanlığı’nın 24 Ocak tarihine kadar yönetmelik çıkarması gerekiyordu. Fakat dünkü Cumhuriyet’te yer alan habere göre o kadar acele ediyorlar ki daha bu yönetmelik çıkmadan TTE’ler tüm cezaevlerine gönderildi.

     

    Anlayacağımız her konudaki keyfilik TTE saldırısında da belirgin bir alt çizmeyle sahneleniyor.

     

    Öyle olmasa Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre basının karşısına geçip bu gerçeği özellikle açıklamazdı. Güre dün düzenlediği 2017 yılı bilgilendirme toplantısında, TTE’lerin Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildiğini ve genelge çıktıktan sonra da uygulamaya koyacaklarını söyledi. Bu saldırının D ve E tiplerindeki tutuklu ve hükümlülerden kaçına dayatılacağını da rakamlarla verdi.

     

    Şaşırdık mı?

     

    Hayır şaşırmadık!

     

    Zaten hemen her konuda ne kendi koyduğu kuralları ne de eski yasal düzenlemeleri takmayan mevcut siyasi iktidardan prosedürlere uymasını beklemek abes olurdu. Fakat bu aceleciliğin politik anlamını da iyi okumak gerekir.

     

    Toplumun da aklımıza gelebilecek her konuda tek tipleştirilmesini simgeleyen cezaevlerindeki saldırganlıktaki bu acele, içerde ve dışardaki saldırganlığın geometrik boyutlarda tırmandırılacağı anlamına gelir.

     

    Burjuva iktidar blokunun, nam-ı diğer ‘Milli Mutabakat Cephesi’nin girdiği ‘seçim’ sathı mahallinde bizzat kendi tabanını coşturacak çıkışlara yakıcı bir ihtiyaç duyulduğunun da ifadesi bu acelecilik. Tarihsel gericilik birikiminin o karanlık kuyusunda nefes alıp veren toplumsal kesimlerin önüne “başarı” ve “güç” gösterisi anlamına gelecek kemiklerin atılması gerekiyor.  Afrin’e saldırı çığlıklarında olduğu gibi kan görmeleri ve koklamaları gerekiyor. O açıdan da tüm toplumun her konuda (din, millet, mezhep, cins, beğeni, yaşam tarzı, meslek ve hatta soluk alış veriş bile) tek tipleştirilmesi için uzun zamandır yapılıp edilenlerin şimdi cezaevlerinde sahnelenecek “tiyatrolarla” sıçramalı bir nitelik kazanacağını görmeli, buna uygun hazırlıklar yapmalıyız.