• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2018-02-14
  • Yandaş sosyal medya şarlatanı Fatih Tezcan, Maçka Parkı'nı koruyan vatandaşları hedef gösterdi

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Maçka Parkı'nı tehdit eden Dolmabahçe-Levazım-Armutlu-Ayazağa tünelleri projesini yeniden başlatıp, TOMA ve çevik kuvvet ekipleri eşliğinde ilk ağacı sökmüştü. Ardından ‘Maçka Parkı Hepimizin! İnisiyatifi’ bir açıklama yayınlayıp halkı Maçka Parkı’nı sahiplenmeye çağırmış, Twitter’da Taksim Gezi Parkı adlı hesap ise 13 Şubat saat 18.30’da Maçka Parkı nöbetine çağrı yapmıştı.

     

    Bu çağrının ardından yandaş sosyal medya şarlatanı Fatih Tezcan, “Sevgili PÖH ve Çevik Kuvvet Timlerimiz! Afrin’e gidemediniz diye içiniz mi yanıyor? Hainlerle karşılamadınız diye hayıflanıyor musunuz? Üzülmenize gerek kalmadı! Afrin ayağınıza geldi! Hainler bugün 18:30’da Maçka Parkı’ndalar! Bileğinize Kuvvet!” tweetiyle yaşam koruyucularını hedef gösterdi, PÖH ve Çevik Kuvvet ekiplerine resmen “şikayet” etti.

     

     

    Ağaçlar kesilmesin, Maçka Parkı gibi bir doğal yaşam ortamı yok olmasın diye basın açıklaması yapan insanları böyle kana susamış bir biçimde hedef göstermesinin sebebini anlamak mümkün değil diye düşünürken, Tezcan’ın geçmişte gündeme geldiği olayları hatırlıyoruz.

     

    “Gülen’i günde 20 saat dinlerdim.. Yemek yaparken bile kulaklıkta peygamber sevgisi anlatırdı... Yemek yaparken gözyaşlarım çorbama akardı...” cümlesini kurduktan bir süre sonra 3 yaşındaki çocuğuna Fethullah Gülen’in resmini gösterip “Bu geberince bunun mezarını patlatacaklar değil mi oğlum?” demesi, diğer çocuğunu Atatürk büstüyle korkutup ağlatması, eski eşini öldürmekle tehdit etmesi ve bir televizyon programında çıldırıp Kahire’yi 82. Şam’ı 83. Bağdat’ı 84. Mekke’yi 85. ve Medine’yi 86. vilayet ilan etmesiyle biliniyordu.

     

    Maçka Parkı’nda bir ağaçtaki küçük bir böcek kadar değeri olmayan bu şahsı şimdiye dek aklı başında kimse çok fazla ciddiye almasa da, bu saatten sonra durum pek öyle değil. Cehalet ve düşmanlık batağına batmış Fatih Tezcan nezdinde havuz medyası ve havuz medyasının toplum üzerindeki kışkırtıcı rolü hakkında ciddi çıkarımlar yapmak mümkün. Neredeyse iç savaş çığırtkanlığı yapan bu güruh, gün geçtikçe sırtını dayadığı katil devletten de güç alarak büyüyüp cesaretleniyor. Eskiden kanlı politikaların yalnızca çığırtkanlığını yaparken, şimdi kendisi de olabildiğine sivri ve saldırgan politikalar üretebiliyor.

     

    Bu açıdan da “Sinek küçüktür ama mide bulandırır” diyoruz, özellikle bu sinek gizli saklı ve çok daha büyük bir kokuşmuşluğun içinden çıkıp geliyorsa.