• Paylaş

    KATEGORİ : AGÎRE JÎYAN

    Eklenme tarihi : 2017-11-22
  • Karakol '6 gün sonra haberdar olduk', savcı 'polis sivil vurmaz', uzmansa 'kurşunların kime ait olduğu belli değil' demiş

    Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının beşinci gününde evinin sokağında vurulan ve cenazesi tam bir hafta oracıkta kalan, alınmaya çalışıldığı her defasında polis kurşunları yağdırılan 11 çocuk annesi Taybet İnan ve kayını Yusuf İnan’ın akıllardan-vicdanlardan silinmeyecek görüntülerine rağmen ilçe emniyet müdürlüğünün “olaydan” 6 gün sonra haberdar olduğunu söylediği ortaya çıktı.

     

    Annelerinin cenazesi kurda kuşa yem olmasın diye 150 mertelik mesafede gece gündüz nöbet bekleyen çocuklarının anlatımlarına, defalarca basına yansıyan görüntülere rağmen sergilenen bu soğukkanlı yalancılığın tercümesini yapmaya gerek yok. Halen soruşturma aşamasında olan davanın savcısının ya da hazırlanan “uzman raporundaki” küstahlık açısından da öyle... Kürt halkına karşı sergilenen düşmanlığın, alçaklık düzeyindeki savaş sarhoşluğunun simgesi olan Taybet Ana karşısında karakolun-mahkemenin-uzmanın sergilediği bu pişkinlik, yalancılık bundan sonra yapılıp edileceklerin kısa bir özeti adeta. 

     

    Evet tam bir hafta boyunca ekranlara, sosyal medya hesaplarına yansıyan o kanatıcı görüntülere rağmen ilçe emniyeti müdürlüğü, Taybet İnan’ın ölümünü 6 gün sonra öğrenmiş! Savcı, 'güvenlik güçleri silahsız hiç bir şahsa ateş açmaz' demiş. Uzmansa 'kurşunların hangi silahtan çıktığını tespit edemedik' demiş

     

    Mezopotamya Ajansı’ndan Cihan Ölmez’in haberine göre aradan geçen zamana ve haykıran gerçeklere rağmen 57 yaşındaki Taybet İnan (Taybet Ana) ve kayını Yusuf İnan'ın (53) ölümü halen soruşturma aşamasında. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında, otopsi, olay yeri inceleme ve balistik inceleme raporları ile telsiz konuşmaları yer alıyor. 

     

    Emniyet: 6 gün sonra öğrendik! 

     

    Savcının olaya ilişkin verdiği talimata yanıt veren Silopi Emniyet Müdürlüğü, 24 Aralık tarihinde yani olaydan 6 gün sonra durumdan haberdar olduğunu ileri sürdü. Askeri yetkililerin yerde yatan bir şahsın olduğu bilgisi üzerine olay yeri inceleme ekiplerinin bölgeye gittiğini savunan Emniyet, yolda barikat ve hendeklerin olmasından dolayı inceleme yapılamadığını iddia etti. Emniyetin yanıtında, olay yeri inceleme yapacak olan polislerinin can güvenliği sağlanamadığından dolayı olay yeri incelemesinin de yapılmadığına yer verildi. 

     

    Emniyetin, olayın yaşandığı günün akşamında ve daha sonrasında Taybet İnan’ın ölümüne ilişkin yapılan haberler ve kamuoyunda yükselen tepkiden haberdar olmaması ise dikkat çekiyor. 

     

    Savcılık: Güvenlik güçleri tarafından vurulmadı!

     

    Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmanın son durumuna ilişkin Adalet Bakanlığı’na verdiği yanıtta ise Taybet ve Yusuf İnan'ın yasağa uymayarak, 18 Aralık 2015 tarihinde dışarı çıktığı ve çatışmanın arasında kaldıkları esnada vuruldukları belirtiliyor. İnan'ların güvenlik güçleri tarafından vurulamayacağını ileri süren savcılık, yanıtında şu ifadelere yer verdi: “Taybet İnan ve Yusuf İnan, güvenlik güçleri ile bölücü terör örgütü üyelerinin çatışmaları arasında kalarak vurulmuşlardır. Polislerin telsiz konuşmalarından güvenlik güçlerinin silahsız hiç bir şahsa terör örgütü olsa dahi ateş açmadığı görülmektedir.”

     

    İnan'ların vurulduğu sokakta hendek ve barikatların olduğunu hatırlatan savcılık, konuya ilişkin tahkikatın devam ettiğini kaydetti. 

     

    Uzman raporu: Parçaların hangi silaha ait olduğu belirlenemedi 

     

    Dosyada, Taybet İnan’ın vücudunda çıkan 2 metal parçaya ilişkin Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından hazırlanan uzmanlık raporu da yer alıyor. Raporda, metal parçaların hangi silahtan çıktığının tespit edilmediği ileri sürülerek şu ifadelere yer verildi: “Nüveler mermi çekirdeği gömleği altında yer alan ve mermi çekirdeğinin delici gücünü artıran bir unsur olup, üzerlerinde atıldıkları silah veya silahlara ait tespit ve teşhise elverişli karakteristik iz ihtiva etmezler. Bu nedenle incelenmek üzere gönderilen 1 nüve üzerinde hangi silahtan atıldığı tespit yönünde mukayeseli bir inceleme yapmak mümkün değildir.” 

     

    Vücudunda 10 kurşun! 

     

    Dosyada yer alan otopsi raporuna göre ise Taybet İnan’nın vücudunda 10 adet ateşli silah mermi çekirdeği girişi tespit edildi. Raporda İnan'ın ölümüne ilişkin şu açıklamalara yer verildi: “Çoklu iç organ yaralanmasına, beyin kanamasına ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir." 7 ateşli mermi silah çekirdeği giriş yarası vücudunda tespit edilen Yusuf İnan'ın otopsi raporunda ise vücutta ileri derecede çürüme meydana geldiği tespitine yer verildi.