• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2018-01-11
  • Katliamın 20. grup duruşması "sabotaj" dosyasının beklenmesi ve tutukluluk hallerinin devamı kararlarıyla 26 Mart'a ertelendi

    Soma Katliamı Davası’nın iki gün süren 20’inci grup duruşması, tutukluların tutukluluk halinin devamına ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan “sabotaj dosyasının” incelenmesine karar verilerek sona erdi. Duruşma 26 Mart 2018’e ertelendi. Daha önceki duruşmalarda olduğu gibi Soma AŞ’nin patronu konumundaki Gürkan ve avukatları katliamı “FETÖ sabotajı” eksenine oturtmaya, kendilerinin hiçbir suçu-günahı olmadığına ve yeni bilirkişi raporu hazırlanması eksenine oturtmaya çalıştılar. Mahkeme heyetindeki değişikliklerden sonra heyetin de Manisa’da açılan “sabotaj” davasını devam eden duruşmalar açısından önemli bir ölçüt haline getirdiği görüldü.

     

    20’inci grup duruşmasının dün görülen ilk oturumunda madenci ailelerinin avukatları beyanlarda bulunmuştu. Bugün de katliamda hayatını kaybeden S panosu 3 vardiya amiri Koray Karadağ’ın babası Cahit Karadağ söz aldı.

     

    Sendika.org’un haberine göre Karadağ, katliam günü şirket yöneticilerinden sadece üç kişinin ocakta bulunduğunu ve bunlardan ikisinin hayatlarını kaybettiğini, hayatını kaybedenlerden birinin de oğlu Koray Karadağ olduğunu söyledi.

     

    Karadağ, katliamın üretim zorlaması, Ege Linyit İşletmesi’ne sunulan projenin yapılmaması ve iş güvenliğinin yok sayılması nedenleriyle gerçekleştiğini vurguladı.

     

    Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan “FETÖ sabotajı” dosyasının bu dosyadan ayrı olmasına rağmen, aynı olaya yönelik olmasından dolayı, gizlilik kararının bozulmadan mahkeme heyeti tarafından incelenmesini talep etti.

     

    Can Gürkan: “İşime geri dönmek istiyorum”

     

    Savunmasını yapmak üzere söz alan tutuklu sanık Can Gürkan, madenciliğin uzmanlık istediğini kendisinin sadece finansal açıdan uzmanlığının olduğunu ve şirkette bu işlerle ilgilendiğini söyleyerek, “Ben teknik bilgim olmadan teknik olaylara müdahalede bulunsaydım o zaman kanun önünde suçlu olurdum, ama bugüne kadar teknik projelere karışmadım için suçlanıyorum” dedi. Müşteki avukatlarının madeni aldıklarından beri metanı bildiklerini söylemesi üzerine ise Gürkan, “Park Teknik bize devrederken metan olduğunu söylemedi. TKİ’ye böyle bir bildirimde bulunmuşlar, ama bize böyle bir belge verilmedi. A panosunda metan olduğunu bilmiyorduk. Metanı fark ettikten sonra metan ile mücadele ettik” diyerek madenin geri kalan hiçbir yerinde metan olmadığını iddia etti.

     

    Son olarak söz alan tutuklu sanık Ertan Ersoy da “Olay iki sebepten dolayı olmuş olabilir. Ya bant kendi yanmıştır ya da birisi yakmıştır. Çünkü orada metan yok. Metandan uzak bir bölgede metan patlaması olması bir kurgudur. Orayı açan Park Teknik’tir, izin veren ise TKİ’dir. Sorumluluk onlara aittir” dedi.

     

    Sanık avukatları yeni bilirkişi raporu istedi

     

    Sanıkların ardından söz alan sanık Can Gürkan’ın avukatı Kadir Çetin, müdahil avukatlarının davanın bir an önce bitirilmesinin istediğini söyleyerek, “ama biz gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz olayın en büyük şanssızlığı temiz hava galerisinde gerçekleşmiş olmasıdır 2. Havalandırma yapılsaydı da bununla bir ilgisi olmayacaktı” dedi.

     

    Bilirkişilerin kamuoyu baskısı altında rapor hazırladıklarını söyleyen Çetin, “Bilirkişi raporlarına güvenilmez. Hukuki görüşleri değil kamuoyu baskısına göre karar verilmiştir. Başka bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep ediyoruz” diyerek, özellikle Manisa’da yürütülen soruşturmanın beklenerek dosyanın bundan sonra sonuçlanması gerektiğini söyledi.

     

    Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sanık avukatların “FETÖ sabotajı” iddiası üzerine başlatmış olduğu soruşturmanın sonuçlanmaması nedeniyle sanıkların tutukluluk halini isteyen savcı, esasa ilişkin mütalaasını vermeyerek, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gönderdiği yazıda soruşturmanın “derdest” olduğunu belirtti ve davanın seyrinin değişebileceği ihtimalinin göz önünde bulundurulması istendi.

     

    Mahkeme aranın ardından ara kararını açıkladı. Mahkeme heyeti hakkında gizlilik kararı bulunan “sabotaj” dosyasının esasa etki edip etmeyeceğinin incelenmesi için savcılıktan istenmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 26 Mart’a erteledi.