• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2018-01-06
  • Tek Tipe İzin Vermeyeceğiz Platformu Sözcüsü Uğur Karadaş, tüm kesimleri birleşik mücadele hattını örmeye çağırdı

    Tek Tipe İzin Vermeyeceğiz Platformu Sözcüsü Uğur Karadaş, tek tipe karşı tüm kesimlerle birlikte sokakta mücadele hattını öreceklerini belirtti. 

     

    696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle getirilen tek tip elbise uygulamasına karşı kurulan Tek Tipe İzin Vermeyeceğiz Platformu, eylem ve etkinliklerle sesini yükseltecek. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenleri, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi  (TDİ) ve Zindanlarla Dayanışma Platformu'nun yer aldığı Tek Tipe İzin Vermeyeceğiz Platformu’nun sözcüsü Uğur Karadaş, tek tip elbisenin köklerinin darbe geleneğine dayandığını söyledi. 

     

    '15 TEMMUZ AKP İÇİN ALLAH'IN LÜTFU'

     

    1980 darbesinin de toplumu ve devrimcileri teslim alabilmek adına tek tip uygulamasını devreye soktuğunu, yalnız bu uygulamanın devrimcilerin direnişleriyle geri çekildiğini vurgulayan Karadaş, o günden bugüne süreçte paralellik kurulursa, yeni bir darbe ve OHAL sürecinde olduklarını söyledi. Karadaş, "Hapishanelerdeki baskı yalnızca 15 Temmuz'dan sonra değil, öncesinde de tutsakların tarihsel olarak kazanımları yavaş yavaş gasp edilmeye başlanmıştı. Çünkü özellikle 2012 krizinin ardından rejimde bir sıkışma ve toplumu tek tipleştirme hamlesi kendisini cezaevlerinde de gösteriyordu. Kitaplar yavaş yavaş yasaklanmaya başlandı, görüşler engellenmeye başlandı, sürgün sevkler gibi. 15 Temmuz bu anlamda AKP için bir Allah'ın lütfu oldu" şeklinde konuştu. 

     

    'ÇATIŞMALARIN BEDELLERİ CEZAEVLERİNE ÖDETTİRİLİYOR'

     

    Baskı politikaları sonucu ülkenin açık cezaevi haline getirildiğini söyleyen Karadaş, "Kürdistan'daki illerin yerle bir edilmesi, akademisyenlerden hukukçulara kadar birçok insanın gözaltına alınması, Kürt halkının tarihsel kazanımları olan belediyelere kayyumların atanması ve belediye başkanlarının tutuklanmasıyla artık toplum en geniş cepheden bir açık cezaevine döndü. AKP, kendisine muhalif olan kesimleri cezaevlerine tıkarak onları yıldırabileceğini, korkutacağını düşünüyor. Dolayısıyla şimdi cezaevlerine dönük yeni bir hamle getirerek insanları dışarıda susturmak düşüncesindeler. Şunu da çok iyi biliyoruz ki ülkelerde yaşatılan her çatışmanın bedelleri öncelikle cezaevlerine ödettirilerek sahneye çıkıyor" dedi.

     

    TEK TİPE KARŞI GÜÇLÜ MUHALEFET

     

    İçeride devrimcilerin ve yurtseverlerin yaratmış olduğu tarihsel bir direniş geleneği olduğunu kaydeden Karadaş, asıl sorunun bunun dışarı ayağında olduğuna dikkat çekti. Karadaş, "Çünkü Türkiye devrimci, yurtsever hareketin tarihi cezaevlerinde bir direniş tarihidir. Aileler, tutsak yakınları olarak hapishanelere gidip kendileriyle görüştüğümüzde bizlere verdikleri yanıtları 'Asla giymeyeceğiz' oluyor. Ama sorun, tek tip dayatmasının sadece devrimci tutsakların ya da hapishanelerdeki yoldaşlarımızın üzerine bırakmama sorunudur. Aslında dışarıdan örülebilecek güçlü bir karşı koyuş, AKP'ye cepheden bir tavır tek tip elbisenin parçalanmasında büyük desteği olur. Buna karşı güçlü bir muhalefet örülmezse, içerideki devrimciler buna karşı gösterecekleri direnişte bedelleri ağır olabilir, çok ciddi boyutlara gidebilir ki tarihte de bunun örneklerini görebiliriz" ifadelerini kullandı. 

     

    'MÜCADELE HATTINI GELİŞTİRECEĞİZ’

     

    Tek tip uygulaması sorununun yalnızca içeridekilerin sorunu olmadığını, topyekun bir toplumun tek tipleştirildiğine işaret eden Karadaş, platformun, içeride ve dışarıda tek tipe karşı çıkmak için bir araya geldiğini belirtti. Tek tipi halkların gündemine güçlü bir şekilde taşıyacaklarının altını çizen Karadaş, şunları söyledi:

     

    Önümüzdeki hedef çok açık, tek tipe izin vermeyeceğiz. Ailelerle birlikte hak ihlallerinin ve gaspların yaşandığı hapishaneler önünde açıklamalar yapacağız. Daha önce Bakırköy, Tekirdağ, Gebze, Elazığ gibi hapishanelerinin önünde açıklamalar yapmıştık, bunu sürdüreceğiz. Tutsaklarla, ailelerle her türlü dayanışma içerisinde olacağız. Tüm geniş kesimleri toplayıp bu saldırılar karşısında güçlü bir duruş sergileyeceğiz. Yine sokak ayağını öreceğimiz bir mücadele hattını geliştireceğiz. (Mezopotamya Ajansı)