• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-10-07
  • Kırklareli Paşabahçe'den atılan işçi: Siz Kristal İş Genel Başkanı mısınız yoksa insan Kaynakları Genel Müdürü mü?

    Kırklareli Paşabahçe’de aylardır yaşanan işçi kıyımı tehdidi geçen hafta pratik bir gerçeğe dönüştü. Patron tarafı üretim kapasitesinde daralmaya gideceği ve verimsizlik bahanesiyle D fırınını kapatacağını ve burada çalışan yaklaşık 280 işçinin işine son vereceğini kararlaştırdı. Patronların kar hesaplarıyla yaptıkları bu tür planlamalar durdukları yer itibariyle sınıfsal bir tutumu ifade eder. Bu açıdan da Şişecam yönetiminin tutumunda “şaşılacak” bir şey yok.

     

    Fakat bu süreç, işçi sınıfının örgütlü gücünün ilk eldeki en önemli ifadesi ve aynı zamanda aracı olan sendikaların, gelinen noktada başlarına çöreklenmiş ağaların-bürokratların elinde nasıl bir çürümeye doğru çözüldüklerinin sarsıcı bir resmi oldu bir kez daha. Elbette sınıfın sınıf olma noktasındaki zayıflıklarının da…

     

    Kristal-İş yönetiminin gelinen noktada sendikayı bir akraba-eş-dost şirketi gibi yönettiğini, başkanının Şişecam’ın İnsan Kaynakları Müdürü gibi hareket ederek muhaliflerini tasfiye etme listeleri hazırladığını, kendi yakınlarını alenen kolladığını ortaya koyan gerçeklerle bu çürümenin düzeyi bir kez daha alarm verircesine açığa çıktı.

     

    Şişecam gibi direnişlerle tarihe kazınmış bir işkolunda az çok direngen bir çizgi izleyegelen Kristal-İş Sendikası gibi bir sendikanın tepesine çöreklenmiş ağa ve bürokrat takımının bu sınıf düşmanı tutumları yeni değil elbette. Daha 2 yıl önce Mersin’de işten attırdıkları işçilerin direnişleri karşısında polisten daha saldırgan bir tutum izleyen, sendikaya giden işleri polise teslim eden bir sendikacılık bu…

     

    Aynı polis işbirlikçiliğini Kırklareli Paşabahçe’de de sürdüren Kristal-iş yönetimi, gelişmelerle ilgili röportaj yapan, bilgi veren işçileri fişlemekle, polise hedef göstermekle meşgul bu aralar da…

     

    Türk-İş ya da DİSK’e bağlı sendikaların ve yönetimlerinin yolsuzluklarına, işçinin emeğinden kesilen aidatlarla oluşan bütçeleri nasıl bir kişisel bütçe haline getirdiklerine dair ardı ardına ortaya saçılan bilgilerden sonra cam işçisinin örgütlü olduğu Kristal-İş’in bu son icraatı işçi sınıfı açısından bir alarmdır.

     

    Güvenlik-Sen yönetiminin ihbarcılık ve yolsuzluklarıyla birlikte de düşündüğümüzde bu sürecin aslında mevcut sendikal düzenin yerle bir edilip, taze bir sendikal soluğun yaratılmasını zorunlu kıldığını açıkça görüyoruz. Kristal-İş yönetiminin son pratiği bu açıdan bir çağrıdır.

     

    Kırklareli Paşabahçe’den işten atılan yönetime muhalif bir işçiyle yaptığımız söyleşi bu gerçeğin özeti gibi…

     

    Alınteri: Yaşanan işçi kıyımından sonra sendika yönetimine dönük pek çok şey söylendi. Siz bu sürecin arka planına ilişkin neler söylersiniz?

    Paşabahçe Kırklareli fabrikasında D fırını kapandı. Bu fırına bağlı 6 adet fırın vardı. İşveren hesap kitap yapıyor, “bu makinelere bağlı çalışan 280 istihdam fazlam var. Bunları işten çıkaracağım” dedi. Ve öncelikle “teşvik uygulaması yapacağız, gönüllü ayrılmak isteyenler çıkarılacak” diye belirtti.

     

    Ancak gönüllü ayrılmak isteyen sayısı 30 kişiydi. Bu sayı yeterli bulunmadı ve sendikanın dayatmasıyla işten atılacakların listesinde adı olmayanlara “senin adın listede var, git teşvikten yararlanmak için dilekçe ver” dediler. Yeterli olmadı.

     

    Bu sefer karar aldılar ve dediler ki, “10 Eylül 2019 tarihine kadar emekli olacak olanlar işten çıkarılacak” dediler ve teşvikten faydalanmaları teşvik edildi.

     

    2019 yılının Eylül ayında emekli olacak işçi sayısı 70 kadardı. Bunlardan bazıları sendika tarafından aranarak işten ayrılmaları yönünde baskı yapıldı. Buna rağmen dilekçe vermek istemeyen bir arkadaş vardı. Baskılar sonucu gidip dilekçe verdi.

     

    Sorduğumuzda ise sendikanın aradığını ve adının listede olduğunun söylendiğini ifade etti.

     

    Bu arkadaş insan kaynaklarını gidip, “benim adım listede varmış. Teşvikten yararlanmak için dilekçe vereceğim” diyor. İnsan kaynakları ise liste hazırlamadıklarını söylüyor. Arkadaş da sendikanın böyle söylediğini ifade ediyor. İnsan kaynakları da öyle bir şeyin olmadığını tekrar ifade ediyor.

     

    ‘Güvenlikçilerle kolundan tutup dışarı attılar’

     

    Kristal-İş Genel Merkezi emekliliğine iki yıl kalan herkesi araştırıp liste hazırlamış. Buna rağmen beş-altı kişi dilekçe vermedi. Listede adı olan herkesi güvenlikçilerle kollarından tutarak fabrikadan attılar.

     

    Giyinme odalarındaki eşyalar da güvenlikçiler nezaretinde boşaltıldı.

     

    ‘Hiç istirahat almayanlara bile yok verdiler’

     

    Konunun en başında yapılan açıklamada ise en çok istirahat alanların, devamsızlık yapanların listesini işverenin istediği söylendi. Biz de şunu söyledik, “mahkemeler bile doktorların raporlarını sorgulamazken siz sendika olarak ameliyat olmuş işçilerin raporlarını bile sorgulamaya başlıyorsunuz. Ve herkesi sahtekar yerine koyuyorsunuz” dedik. Ama bizim itirazlarımız hiç dikkate alınmadı. Hiç istirahat almayanlara bile yol verdiler.

     

    Atılanların çoğunluğu yönetime muhalif

     

    En son beni de telefonla aradılar. İsten çıkarılacağım akşam, mesai bittikten sonra, “artık işe gelme iş akdin fes edilecek” dediler. Ben de, “hafta sonuna iki gün var ondan sonra da 15 gün senelik iznim var onu da kullanayım sonra bunu konuşuruz” dedim. Ama “hayır biz senin her hakkını hesaplayıp vereceğiz. Ekimin 20’sine kadar izinli gözükeceksin ve 20 Ekimden sonra iş akdin feshedilmiş olacak” dediler.

     

    Geldiğimiz noktada işten atılanların listesine baktığımızda 2015 yılında Lüleburgaz Şubesi’nde Genel Merkez’e karşı muhalif olarak delege olanların 70 tanesi yer almakta. Ve göstermelik olarak bu listeye fazla istirahat kullanan beş-altı işçinin ismi daha eklenmiş.

     

    Oysaki genel olarak “istirahatli” listesi hazırlanacak olsa bu liste bambaşka olurdu. Mesela 200 gün istirahat kullanmış ve genel başkana yakınlığı olan işçilerin bu listede adı yok! Ama başkana yakın olmayan 50 gün istirahat kullanmış birisi listeye eklenmiş ve işten atılmış. 200-250 gün istirahat alanlar-genel başkanın akrabası, yeğeni, köylüsü bunlar-çalışıyor, en ufak itirazı olanlar temizleniyor.

     

    Yönetim dikensiz gün bahçesi istiyor

     

    Cam sektöründe Kristal İş kendisine dikensiz gül bahçesi yaratıyor. Ortaya çıkan sonuç ise fırın kapatma, teşvik, istirahat bahane edilerek Kristal İş Genel Merkezi kendine karşı en ufak bir muhalifliği olanlara bile tahammül göstermeyip komple temizliğe girişti. İşçiler Şişecam patronlarından değil Kristal İş Genel Başkanı’ndan çok korkuyorlar.

     

    İşçiler neden patrondan çok sendika başkanından korkuyor?

     

    Alınteri: Bize bu korkunun sebebini biraz detaylı anlatabilir misiniz?

    Cam işçisi: Türkiye’de önde gelen bir sendikayken 2004 yılında nasıl ki Bilal Çetintaş genel başkanlığa seçildi, o günden beri sendikal anlayış değişti. Çetintaş başkan olduktan sonra ilmek ilmek haklarımız tırpanlandı. Son on yılda Kırklareli cam sanayiinde 865 işçi işe alınmış. Bunlardan 800’ü sendika genel merkezi tarafından işe alınanlar.

     

    Biz buradan Kristal İş Genel Başkanı’na soruyoruz: Siz Kristal İş Genel Başkanı mısınız yoksa insan Kaynakları Genel Müdürü mü? Eğer İnsan Kaynakları Genel Müdürüyseniz, buyurun gelin burada müdürlük yapın.

     

    (İşçilerin anlatımlarını yayınlamaya devam edeceğiz.)