• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-02-17
  • Soma AŞ'nin sabotaj iddiasını ispatlamak için yapmadığı kalmamış!

    Resmi kayıtlara göre 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı’nın süren davasıyla ilgili ortaya çıkan yeni bilgiler, patronların nasıl bir tıynette olduklarını bir kez daha gösterdi.

     

    Başından beri katliamı “sabotaj” gibi bir parantezin içine almaya çalışan katil şirketin son noktada davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi üzerinde nasıl bir tehdit ve basınç oluşturmaya çalıştığı açıkça görülüyordu.

     

    Katliamla ilgili bilirkişi raporunu değersizleştirmek için yeni bir rapor hazırlatan, o raporda da aleni ihmalleri bir kez ha vurgulanan şirketin çabalarının bunlarla sınırlı olmadığı, daha önce şirket bünyesidne çalışan bir profesöre  laboratuvar ortamında yapıan deneylerle “sabotajı” kanıtlattırmaya çalıştığı anlaşıldı. Sadece bu da değil, AKP’yle yakınlığı bilinen Soma A.Ş’nin aynı zamanda sabotaj iddiasıyla ilgili olarak Manisa Cumhuriyet Savcılığı’nca da başka bir soruşturma başlattığı öğrenildi.

     

    Soma Katliamı’yla ilgili Akhisar’da görülen davanın son aşamasına gelindi. 20Şubat’ta görülecek duruşmada savcının mütalaasını vermesi, bir sonraki celsede de katliamın 3. Yıldönümüne günler kala mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.

     

    Tam bu sırada Hürriyet'ten Banu Şen'in hazırladığı haberle katil şirketin “sabotajı” kanıtlamak için yapıp ettiklerine dair yeni bilgiler açığa çıktı.

     

    Manisa Cumhuriyet Savcılığı’nın gizli yürütülen “sabotaj” soruşturması

     

    Bu bilgilerden biri, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bir süre önce faciayla ilgili sabotaj soruşturması başlatılması... Davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu soruşturmayla ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi istedi. 162 kişinin de yaralandığı katliamla ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sabotaj soruşturmasının 2016’da başlatıldığı anlaşıldı. Üzerinde gizlilik kararı bulunan ve halen yürütülen soruşturmada ne aşamaya gelindiği henüz bilinmiyor.

     

    Şirketle çalışan profesörden laboratuvar deneyiyle “sabotajı” ispat çabası

     

    Diğer gelişme ise; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu iddia eden şirketin, ispat için, Soma’da 9 Eylül Üniversitesi’nin kurduğu araştırma merkezinde inşa edilen galeride yapılan 8 grizu deneyinin sonuçlarını mahkemeye sunması oldu. Faciadan bu yana bilirkişi raporunun hatalı ve taraflı olduğunu iddia eden Soma A.Ş’nin, olayın meydana gelişi ile ilgili itirazlarına gerekçe oluşturmak üzere sunduğu ‘Metan Gazı Parlamasının Etkilerinin Araştırılması’ başlıklı raporunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. C. Okay Aksoy hazırladı.

     

    Uzmanlarca Soma’da kurulan araştırma merkezi ve deneyler için inşa edilen galeride, 14 Mart 2015’ten bu yana 8 adet suni metan patlaması (grizu) deneyi gerçekleştirildi.

     

    Mahkeme kabul etmedi

     

    Bilirkişi raporlarında belirtilen, faciaya neden olan metan gazı parlamasına ilişkin ihtimallerle ilgili deneyler yapıldı. Metan gazı parlamasının galeri ve çevresindeki canlılara, eşyalara etkisi araştırıldı. Ancak buna karşın mahkemenin bu özel raporu incelemesi ve görüş bildirmesi amacıyla gönderdiği, dava dosyasındaki raporu hazırlayan bilirkişi heyeti, şu tespitte bulundu:

     

    ‘Anlamlı ve gerekli değil’

     

    Sayın bir meslektaşımızın, kaza öncesine ait yeraltı ocak şartlarıyla benzer olmayan, kendisi tarafından özel olarak oluşturulan koşullara dayalı olarak gerçekleştirmiş olduğu metan parlaması deney çalışmaları, tayin edilen şartlarda ortaya çıkmış sonuçlar olarak kabul edilmelidir. Bu sonuçların 301 çalışanın hayatını kaybettiği böyle bir olayın açıklanmasına bir katkı koyması, bir teori kurmaya esas teşkil etmesi beklenmemelidir. Dolayısıyla, heyetimiz bu sonuçları yürütülen bu dava kapsamında ve daha önceki kararlarını gözden geçirme noktasında çok anlamlı ya da gerekli görmemiştir. Rapor; kazanın oluşu ve akabinde cereyanı ile ilgili olarak bilirkişi heyetimizin raporunda ortaya koyduğu değerlendirmeleri veya kanaati tartışmayı/değiştirmeyi gerektirecek yeni bir durum oluşturmamıştır. Dolayısıyla heyetimiz daha önce olayın ortaya çıkışı ve bilinen sonuçlarını doğuran teknik değerlendirme ve kanaatleri aynen muhafaza etmektedir.