• Paylaş

    KATEGORİ : KÜLTÜR-SANAT

    Eklenme tarihi : 2017-05-07
  • Karikatürist Serkan Yılmaz Penguen'in kapanması ile ilgili kaleme aldığı yazı farklı bir boyutu gözler önüne seriyor

    Karikatür dergisi Penguen, geçtiğimiz haftalarda kapanma kararı aldığını okuyucularına duyurmuştu. Derginin kapanma nedeni olarak ise ‘internetin yayınlaşmasıyla beraber, okuma alışkanlıklarının değişmesi, basılı dergilerin okunma oranında ki düşüş ve bununla bağlantılı olarak maddi sıkıntılar’ gösterilmişti.

     

    Ancak bugün, Penguen’de çizerlik yapan karikatürist Serkan Yılmaz’ın twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklama, derginin kamuoyuyla paylaştığı açıklamadan bambaşka bir tabloyu gözler önüne serdi. Yılmaz yazısında şirketleşen yönetimin, işten çıkarmalar, mobing uygulamaları, telif hakları ortadan kaldıran sözleşmelerin imzalanmasının dayatılması gibi birçok uygulamaya imza attığını belirtiyor. Ayrıca ‘karikatür dergiciliği bitti’ algısı yaratılmaya çalışıldığını belirten Yılmaz, şirketin son 4 sayı alt çizmesi yapmasının nedenini de yüksek tirajdan parayı alıp gitmek olarak belirtiyor.

     

    Serkan Yılmaz’ın yazısını aşağıda paylaşıyoruz:

     

    Arkadaşlar suç işliyorum :) Penguen nasıl bu hale geldi. 10 yıldır çiziyorum dergide. Bahadır Baruter’in hisselerini şimdiki patron çizerlere bırakıp gitmek zorunda kalmasından sonra bir şirkete dönüştü. Başımıza genel müdür geldi, her şey değişti ofiste. Genel müdürden, iş dünyasından kaçıp mizah dergisine girmiştim. Hayalini yaşayan salak bi karikatüristtim. Kaçtığım iş dünyası dergiye geldi ve mizah dergisi kültürüne uymayan bir sürü şey yaptı. Misal, kaligraf Şevki abi, “iş yerindeki kuralsız davranışları” gerekçesiyle tazminatsız işten çıkartıldı, tazminatsız kovma yapacak kadar sert bir şirket yönetimi gelmişti. Gidip “neden” diye sordum yönetime. Benim bildiğim Şevki abi mizah dergisi içinde davranılması gerekenin dışında bir davranış göstermemişti. “Hahaha hohoho” yapıyodu adam işte. Sayışmanlar iki kuşaktır Türk mizahında yaşıyor. Yeni yönetim “sanane ile karışık, sen bilmezsin” dedi bana. Söyleyin yahu ne yaptı adam? Sonra başımıza genel müdürleri getiren çizer ile saçma sapan bi sebepten de ben tartıştım. Asıl patronlar dergiye girişimi yasakladı. “Benim işim okurlarla, karikatüristim ben” dedim, haftada iki köşe çizmeye evden devam ettim. Karikatürlerimi, yazılarımı aldılar, beni almadılar, olsun! Bundan dolayı onur bile hissediyorum! İki tane patron karikatürcü yüzünden kafamdaki Asım Velioğlu’nu mu öldüreyim. Asım’ın ne suçu var? Yıllarca yazdım onu, manyak gibi serbest çağrışımıma yerleşti herif. Duayen gazeteci Asım bey bana “yapma, devam et” dedi, “bunlar küçük kötüler” dedi. O zamandan beri imza günlerine çağrılmadan hayalim olan işime evden devam ediyorum. Bi ara şirketleşen yönetim iyice coşup 10 maddelik, dev sözleşme imzalatmak istedi. Çalışan sigortalarımız kesilecek, bütün telif haklarımızdan ömür boyu, uzay dahil feragat edilecekti. Teknik olarak kovuluyorduk. “İmzalamazsınız köşe yok” dendi. “Hayır” deyip mahkemeye veren arkadaşlarım oldu, hakları da tabi ki çünkü yıllarca dergide, işçi haklarını yazdık, çizdik yani. :) Asım “sen devam et. Sigorta, telif, para ney, daha yazacakların var çocuğum” dedi. O evraklara da bastım parmağımı!

     

    İmzalarla birlikte kuşa dönen maaş “dergide para yok” denilerek ayın başında bir miktar, ay sonunda bir miktar olarak yatırıyordu (kuş başı) Haklarını arayan çizer arkadaşlarımın avukatı ile anlaşmaya gidilince, albatros kuşu kadar bi tazminat anında hesaplara yatırılmış. Çünkü arkadaşların hakları ejderha kadar :) Demek ki dergide para varmış :) Son iki sayıda çizmeyeceğim çünkü, “karikatür dergiciliği bitti” algısı yaratılarak kapanıyor. Son 4 sayı yüksek trajdan paramızı alıp gidelim, “top bizimdi, bitti tamam” deniyor.

     

    Yıllardır bu genel müdür bakışı mahfetti, dergileri, karikatürü. Giderken bari yapmayın artık. Patron yüksek kazancı kalkarsa dergilerden eminim, fanzin olarak bile hayatta kalacaktır karikatür. Yeni karikatürist gelmezse, düşünsene bir daha Umut Sarıkaya çıkmayacak, Ahmet Yılmaz çıkmayacak ve işte diğer hepsi, tüm karikatür dergisi yazar çizerleri, hatta patronlardan bile çıkmayacak. Onlar da mizah dergisinde büyüdüler. Bu yüzden son iki sayı çizmiyorum. Bi “gizlilik sözleşmesi” imzalatmışlardı bi ara. Saçma sapan evrak yüzünden dava açılıp, tazminat istenirse, verecek durumum yok şu an :) Evimde de saçma sapan icatlarım var. İcra ile onlarımı alırlarsa kendimi yerlere atarım, direnirim. :) Asım bey “sen basın çalışanısın, Penguen dergisi yazarısın, başına ‘köşe yazısı’ yaz, bi şey olmaz” dedi. :)

     

    Yıllardır bir çok çizerden uzay telifleri bile alınmış tonla karikatür Penguen App’te yıllarca yayınlanacak, çok paralar kazanılmaya devam edilecek. “Olsun”. Hayalim Penguen dergisinde çizmekti. O da oldu. Sinirli değilim, yıllarca damarlarımıza basıldı, saçma sapan şirket yönetimi mobbingi altında, çizmek adına devam ettim. Bu günün olayı değil bu. Sadece bu olanları biri söylemeliydi artık. Seyit Ali Aral abime de sordum. “Yaz aslanım” dedi. Son iki sayı tirajına çizecek gücüm yok artık. İyi bir veda yapmak isterdim şöyle. Hoşçakal Penguen’ciğim! Patronlarını sahiplerini değil ben seni sevdim, okuru sevdim. Ciltler dolusu işim, insanların evlerinde duruyor, hepsinde varım hohoho :) Evrak dolabına çevirmeseydik biz de dergiyi keşke bu kadar. Hoşçakal Penguen! Çok ayıplar ettin son zamanlarda! Son iki sayı tirajın bol olsun, zaten son derdin de o! Hoşçakal!