• Paylaş

    KATEGORİ : KADIN

    Eklenme tarihi : 2018-02-01
  • Eril zihniyetin ‘tahrik etti’ şiarını, kadını toplumdan ayrıştırmaktan daha güçlü ne destekleyebilir?

    Nilgün Kumru

     

    Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi ve Tesettür Seferberliği Platformu, kadınlara özel 'pembe otobüs' isteği ile kentin 7 ayrı noktasında imza kampanyası başlatmıştı. İmza kampanyasını düzenleyenlerin de, imza atanların da çoğunluğunun erkek olmasının yanısıra  ‘pembe otobüs’ konseptinin arkasındaki zihniyet büyük tepki toplamıştı.

     

    Van’da yapılan pembe otobüs kampanyasında toplanan imzalar Van Büyükşehir Belediyesi'nin kayyım yönetimine teslim edilmiş, taleplerinin karşılanması istenmişti.  Kayyım yönetimi ise bu talebi olumlayarak;  "Bu çok medeni bir talep. Bir hafta içerisinde bunu neticelendireceğiz" dedi. İmzaları teslim alan Belediye Genel Sekreteri Mustafa Yalçın, “Pembe otobüs” için gerekli çalışmaları hızlandıracaklarını belirtti.

     

    “Hanımefendiler rahat etsin...”
     

    Yalçın, belediye adına şu açıklamada bulundu:

     

    “Özellikle hanımefendilerin daha rahat hareket etmeleri, eğer sıkışık gidecekse bile bunun hanımlar arasında olması arzu ediliyor. Bu çok medeni bir talep. Zaten başka illerimizde bu uygulama yapılıyor. Bizler arkadaşlarımızla beraber bu hafta çalışmasını yapalım önümüzdeki haftadan itibaren size netice verelim. Belki tamamen sizin istediğiniz noktada olmayabilir. Ama bir başlangıç olur diye düşünüyorum.”

     

    Pembe otobüsler, caddeler, evler, okullar…

     

    Kadınlar otobüslerde rahatsız edilmeden yolculuk yapabilsin argümanının arkasına gizlenen; kadınları toplumsal alandan tecrit etme yolunun kaldırım taşlarıdır. Yani kadınlar; korunmaya muhtaç süs çiçeği ‘hanımefendiler’ oldukları kisvesi altında, en az o çiçeğin saksısı kadar mülkiyet ilişkisi kurulabilecek nesneler muamelesi görüyor.

     

    Büyük şehirlerin kalabalık nüfusunu insanca seyahat etmekten mahrum bırakanın ulaşım hizmetlerinin yetersizliği değil de kadınlı erkekli seyahat edilmesi oluşu alakaya maydanoz; eğer birileri daha rahat seyahat etsin diye uğraşılıyorsa bu birilerinin yaşlılar ya da engelliler değil de kadınlar olması ise ne biçim lahana…

     

    Tacize önlem olarak mı uygulanmak isteniyor bu sevimli pembiş otobüs projeleri? O zaman şehirleri tümden pembeye boyamak gerekir; evleri, caddeleri, okulları, iş yerlerini, metroları… Çünkü her yer suç mahalli. Kadınlar için pembe evler, kaldırımda pembeyle ayrılmış erkek geçirmez şeritler, yalnızca kadın öğretmenlerin ders verdiği pembe okullar olmalı.

     

    Peki ya sonra? Toplumdan tecrit edilmek istemeyen, bu dinci-gerici düzenlemeleri kabul etmeyen kadınlar caddenin pembe tarafından yürümeyi reddedecekler. O zaman o kadın taciz de edilse, tecavüze de uğrasa, öldürülse de “e hak etti!” olacak. Belki de failleri alenen aklayan yasalar olacak: “Topluma açık alanların pembe yerlerinde bulunmayan kadınların uğradığı herhangi şiddet, istismar vakasının faili ceza almaz.” Bu kadarı da olmaz mı? Bir kez izin verirsek, bu işin sonu gelir mi?

     

    Sapıkların diline pelesenk olmuş, istismar davalarında uygulanan iyi hal indirimlerinin süper kahramanı ‘tahrik etti’ şiarını, kadını toplumdan ayrıştırmaktan daha güçlü ne destekleyebilir?