• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-12-06
  • 323 gündür tutuklu yargılanan gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat için tahliye kararı verildi

    RedHack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri için Çağlayan’daki İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan altı gazetecinin ikinci duruşması bugün görüldü. Duruşma sonrası mahkeme 323 gündür tutuklu bulunan Diken Eski Haber Editörü Tunca Öğreten ve BirGün Gazetesi çalışanı Mahir Kanaat için tahliye kararı verdi.

     

    Gazetecilik yaptıkları için yargılanan altı gazeteciden Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi’nden SEGBİS’le duruşmaya katıldı. Tutuksuz yargılanan gazeteciler KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Haber Müdürü Ömer Çelik, DİHA Muhabiri Metin Yoksu, Etkin Haber Ajansı (ETHA) Haber Müdürü Derya Okatan, ile Yolculuk Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. 

     

    Gazetecilerden Çelik, Yoksu, Okatan ve Sargın “Örgüt propagandası yapmak” ve “Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme”; Öğreten “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunma”, Kanaat ise “Örgüt üyeliği” iddialarıyla suçlanıyor.

     

    Duruşmayı gazetecilerin örgütlü olduğu sendika ve dernek temsilcileriyle siyasi parti temsilcileri de katılarak, izledi.  

     

    Savcı tutukluluğun devamını istedi

     

    Mahkeme Başkanı Mustafa Çakar, Mahir Kanaat’in dosyasındaki 17/25 Aralık’a ait fezlekeye ilişkin dosyanın bilirkişiden dönmediğini söyledi. Albayrak’ın avukatı Hatice Özay, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. İddia makamı ise, öngörülen cezanın üst sınırı, suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağından tutukluluk halinin devamına yönelik talepte bulundu. 

     

    Öğreten davanın evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu örneklerle anlattı

     

    Savcı mütalaasına ilişkin savunmasını yapan Tunca Öğreten, şimdiye kadar savaş muhabirliği de dahil her türlü tehlike altında gazetecilik yaptığını, ama hiçbir dönem bu kadar tedirgin olmadığını belirtti. Kendisinin gazeteciliğin evrensel ilkeleri temelinde haber yaptığını, kamuoyuna zaten yansımız olan mailleri bu titizlikle inceleyerek haberleştirdiğini ve Albayrak’ın özel yaşamı ve kişilik haklarını ihlal edecek herhangi bir haber yaklaşımının olmadığını ifade etti.

     

    Kimseden talimat almadığını, bu yaşana kadar da hep böyle yaşadığını ifade eden Öğreten, bu süreç içinde yaşadığı mağduriyetleri anlattı. Evliliğini bile cezaevinde gerçekleştirmek zorunda kaldığını belirtti. Yargı mensupları gibi gazeteciliğin de dürüstlük ve objektiflik temelinde gerçekleşmesi gerektiğine inandığını dile getirdi.

     

    Hiçbir örgütle ilişkisinin olmadığını vurgulayan Öğreten, “Dolayısıyla aidiyetimin olmadığı herhangi bir örgüt adına üye olmadan suç işlemiş olmam da akla, mantığa, doğaya aykırıdır. Söylediklerimin aksini gösteren tek bir delil dahi yoktur elinizdeki dosyada” diye konuştu. Öğreten kısa süre önce Paradise Papers adı ile sızdırılan belgeleri ile Kanada Başbakanı, Başbakan Binali Yıldırım, ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Kraliçesi’nin direkt ya da yakınındakiler aracılığıyla sahip oldukları off-shore şirketlerinin bilgilerinin haber konusu olduğunu anımsattı. Öğreten, “İngiltere Kraliçesi ile bilgiler, İngiltere’nin devlet kanalı olan BBC’de yayınlandı. Yaptığım haberle nerdeyse birebir benzerlik taşıyan bu haberler nedeniyle ne biri gözaltına alındı ne tutuklandı. CHP Grup toplantısında sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bazı belgeler gösterip sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınları hakkında iddialarda bulundu. Sayın Erdoğan canlı yayında Kılıçdaroğlu’na dekont dediği kağıtları savcılığa verilmesini ya da en azından medya ile paylaşması ile ilgili çağrı yaptı. Devletin en tepesindeki Cumhurbaşkanı dahil bu tür belgelerin kontrol edilmesi ve sağlıklı bir şekilde haberleştirilmesi için medya ile paylaşılmasının elzem olduğu düşünülmektedir. Dünyada geçerli olan prosedür budur” ifadelerini kullandı. 

     

    Evrensel hukuk, insan hakları, ifade ve basın özgürlüğü demokrasi ve gazetecilik ilkeleri temel alınıp değerlendirildiğinde neden tutuklu olduğu sorusuna cevap veremediğini söyleyen Öğreten, “Tutukluluğumun devamını talep eden savcıdan bunun nedenine dair bir cevap alamadım. Bu sorunun yanıtı sizlerde de yok. Bu yargılama sonucunda suçsuz olduğumu siz de anlayacaksınız. Mağduriyetlerin daha da uzamaması yaşadığım mağduriyetin gelecekte sizin vicdanınızı rahatsız etmemesi için de tutuksuz yargılanmak istiyorum” dedi. 

     

    Kanaat iddianamenin ciddiyetsizliğini teşhir etti

     

    Öğreten’in ardından mütalaaya ilişkin beyanlarda bulunan Mahir Kanaat, avukatı Tolgay Güvercin aracılığıyla mahkeme heyetine RedHack isimli hacker grubunun 18 Mart 2017 günü 21:42’de paylaşmış olduğu sıralı tweetlerin bir örneğini sundu. Kanaat, sunmuş olduğu tweetlerde sohbet grubunu hacker grubunun kurduğunun açıkça yazıldığını anlatarak, “Elimde olmayan e-maillerle ilgili sohbet grubunu neden kurayım” diye sordu.

     

    Kanaat’in avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu bir diğer belge de 17/25 Aralık fezlekelerinin bilgisayara indirilişine ilişkindi. Kanaat belgelerin iddia edildiği gibi orijinal değil, internet ortamından indirilmiş belgeler olduğunu tablolarla anlattı.

     

    Hiçbir örgüt ile en ufak bir temasının olmadığının altını çizen Kanaat, iddianamede örgüt adına faaliyet yürüttüğünün değerlendirildiğini, bunun bir tespite dayandırılmadan sadece “değerlendirme” olarak belirtildiğini vurguladı.

     

    FETÖ’cüler ya da sağ cenahtan hiçbir kimseyle ilişkisinin olmadığını incelenen telefon kayıtlarından da anlaşılacağını belirten Kanaat, “Adli sicil kaydım temizdir. Benden FETÖ’cü olmaz benden sadece ÖDP’li olur” dedi. 

     

    Kanaat, tarafına yöneltilen bilişim sistemi ve verileri değiştirme suçlamasına ilişkin de beyanlarda bulundu: “Nasıl işlediğimi anlamış değilim söz konusu mailleri hacklemedim ve indirmedim.  Engelleme, bozma verileri değiştirme söz konusu değildir. Bir cinayet dosyası düşünün, ortada katil diye tutuklanmış insan var mahkeme yargılama yapıyor ve katili arıyor. Ancak küçük bir sorun var. Ceset ve delil yok ortada. Ceset olmadan cinayet, cinayet olmadan da katil olunmuyor. Benim durumum da aynen böyle. Ortada mailler yok ama ben mailleri hacklemek ve bozmakla suçlanıyorum. Peki bu adil mi? Takdiri sizlere bırakıyorum. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum.”

    Tutuksuz yargılanan Okatan, Sargın, Çelik ve Yoksu da, davada gazetecilik faaliyetlerinin yargılandığını belirterek derhal beraat ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.

     

    Bakanın ricasıyla gözaltında tutulmuşlar

     

    Kanaat'in avukatı Tolgay Güvercin, söz konusu fezlekenin Kanaat'in bilgisayarına indirilme tarihinin 13 Mart 2014 olduğunu polisin de tespit ettiğini belirtti. Güvercin ayrıca söz konusu suçlama ile ilgili bilirkişi incelemesinin 1 yıldır yapılmadığına dikkat çekti. Gazetecilerin avukatlarından Özcan Kılıç da, gazeteciler Aralık 2016'da gözaltında tutulurken emniyette görüştüğü polisin “Bakanımın ricası nedeniyle gözaltına tutuyoruz” dediğini aktardı. 

     

    Kanaat ve Öğreten’e tahliye

     

    Mahkeme verilen aradan sonra Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat için yurt dışı yasağı ve haftada iki gün imza şartıyla tahliyelerine karar verdi. Tutuksuz yargılanan gazeteciler Derya Okatan, Eray Sargın, Ömer Çelik, Metin Yoksu'nun imza zorunluluğunu kaldırarak yurt dışı çıkışı yasağına devam kararı verdi. 

     

    Bir sonraki duruşma 3 Nisan 2018 tarihine ertelendi.