• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-08-11
  • Nuriye'nin zorla hastaneye kaldırıldığı gece önce refakatçisini kaçırdılar

    KHK’yla işinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen’in işine geri dönme talebiyle başladığı ve direnişinin 75. gününde tutuklanması sonrasında da devam ettirdiği açlık grevinin 143. günü olan 28 Temmuz’da zorla cezaevindeki kampüs hastanesine kaldırılmasının nasıl bir ‘tezgahla’ gerçekleştiğini aynı cezaevinde kalan devrimci tutsaklardan Muhabbet Kurt bir mektupla anlattı.

     

    Nuriye Gülmen'in refakatçi olarak kendisini istediğini söyleyen Kurt, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle idarenin bu talebi reddettiğini, bunun üzerine Nuriye’nin devrimci tutsaklardan Sevinç Sönmez'i refakatçi olarak istediğini ve bu talebinin kabul edildiğini anlattı. Kurt, o gece Nuriye’nin Sönmez’in dövülerek kaçırılmasından sonra zorla hastaneye götürüldüğünü belirtti.

     

    Muhabbet Kurt, gerçek bir toplama kampına dönüştürülmek istenen hapishanelerde oluşturulmaya çalışılan yeni rejimin çarpıcı bir teşhiri de olan bu gelişmeleri ETHA'ya ulaştırmayı başardığı mektupta şöyle anlattı:

     

    ‘Nuriye’nin refakatçisini kaçırdılar’

     

    Ankara Numune Hastanesi’nin raporuna dayanılarak Nuriye’yi hastaneye almaya geliyorlar, gecenin bir yarısı. Sevinç’e '1. Müdür seninle özel olarak görüşecek' diyorlar. Sevinç koridora çıkınca her taraftan gardiyanlar çıkıyor. Orada Sevinç ters bir şeyler olduğunu anlıyor ama bulunduğu koridorda bile sesini ulaştırması olanaksız. Tehdit ediliyor, askerler var müdürler de var. Bağrış çağrış arasında darp edilerek içinde yatağın dahi olmadığı bir yere kilitliyorlar. Sevinç sabaha kadar orada tek başına slogan atıp kapı dövüyor, ama bize sesi gelmediği için kimse durumu anlayamıyor. Nuriye hücrede tek kalınca içeri girip Nuriye’yi alıyorlar. Slogan atıyor ama hem gece oluşu hem de Nuriye’nin sesinin az çıkması yine aramıza bir bariyer gibi giriyor. Bizim duymamız zaten imkansız, ama yakınlardaki G Bloktaki arkadaşlar da duyamıyor.

     

    Hepimizi kaçırabilirler’

     

    Cumartesi günü öğlene doğru oradakiler Sevinç’e sesleniyor yanıt alamıyorlar. Bunun üzerine MKP davasındaki diğer arkadaşlar devreye giriyor. ‘Her halde Nuriye rahatsız olmasın diye Sevinç ses çıkarmıyor’ diye düşünüyorlar ki birden müdürlerin koridorda konuşulanları dinlediklerini fark ediyorlar. Bu fark ediş ve çabalar sonucu Sevinç’i kilitledikleri yerden çıkarıp arkadaşlarının yanına veriyorlar.

     

    Tabi bu gelişmeler duyulunca haliyle büyük bir öfke ve tepki gelişti. İdareden gelip bilgilendirme yapıldı. Bütün hafta sonumuz bu ruh hali ile gerilimle geçti. Nuriye’ye olası bir müdahaleyi bekliyorduk. 19 Aralık ve sonrası günlerde bunun örneklerini gördük. Sakat bırakılacağını biliyoruz. O dönemde dahi Sevinç’e yapılanlar gibi bir uygulama görmedik.

     

    Arkadaşımızın kolları morarmış, elleri şişmiş. Kaçırılıp can güvenliği tehlikeye atılmıştır. Bu durum hepimizi endişelendiriyor. Hastane, görüş, avukat, savcılık vs. türlü gerekçelerle hepimiz kaçırılabilir, sesimizin duyulmadığı yerlere kapatılabiliriz. Bunu idareye de söyledik, velhasıl böyle bir atmosfer içindeyiz şu günlerde. Genel olarak hapishanelerde 12 Eylül uygulamalarına benzer hatta bazı örneklerde onları da aşan saldırılar yaşanıyor. Hak gasplarına rağmen fiziksel şiddet içerikli uygulamalar bu hapishane olmamıştı. Bu son gelişmeler, fiziksel şiddet uygulamaları boyutuyla burada yaşanan bir ilkti.