• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-11-17
  • Mahkeme heyeti "Nuriye Gülmen’in tutukluluk halinin devamına" karar verirdi. Bir sonraki duruşma 27 Kasım'a ertelendi

    Nuriye Gülmen'in "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve Semih Özakça'nın da "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" iddiasıyla cezalandırılmasını isteyen savcının ardından mahkeme heyeti verdiği kararla, "Acun Karadağ’ın her hafta cumartesi günü 09:00-17:00 arasında imza atmak şeklinde adli kontrolüne, Semih Özakça’nın adli kontrol talebinin reddine, Nuriye Gülmen’in ise tutukluluk halinin devamına" karar verdi.

     

    Bir sonraki duruşma 27 Kasım'a ertelendi.

     

    ***

    KHK’yla ihraç edildikleri işlerine geri dönmek talebiyle Yüksel Caddesi’nde başlattıkları direnişi daha sonra açlık grevine dönüştüren ve açlık grevinin 76. gününde tutuklanarak Ankara Sincan F Tipi Cezaevi’ne konulan, oradan da zorla Numune Hastanesine kaldırılan eğitimci Nuriye Gülmen ve geçen duruşmada ev hapsi koşuluyla serbest bırakılan Semih Özakça’nın “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılanadıkları davanın dördüncü duruşması bugün görülüyor.

     

    Saat 10:00’da başlayan duruşmaya açlık grevinin 254. gününde olan iki eğitimciden Nuriye Gülmen SEGBİS yöntemiyle Numune Hastanesi’nde tutulduğu odasından katıldı. Semih Özakça da ailesiyle birlikte tekerlekli sandalyeyle duruşma salonuna getirildi.

     

    Müdafi avukatlarının hazır bulunduğu duruşmaya Yüksel Caddesi’nde direnenler ve aynı davadan yargılanan Acun Karadağ, Veli Saçılık, destekçileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, HDP ve CHP milletvekilleri de katıldı.

     

     

    19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşma salonu Cezaevi Kampüsü içerisindeki bodrum kata verildi. Salonun bodrum katta olması nedeniyle telefon bağlantılarında sorun yaşandı ve internet erişiminin olmadı.

     

    178 gün sonra ilk kez mahkeme heyetinin karşısına SEGBİS yöntemiyle çıkan Nuriye Gülmen’in salona bağlandıktan sonra salondakilere el sallaması alkışlarla karşılandı. Mahkeme başkanı bu alkışlar karşısında uyarıda bulunarak salondakileri dışarı çıkaracağı tehdidi savurdu.

     

    “Terör demagojilerine inanmayıp bizim için bir şeyler yapan herkese teşekkür ediyorum” sözleriyle savunmasına başlayan Gülmen, elini göğsün üzerinde tutarak ifade vermeyi sürdürdü.

     

    Doktorunun 38 kiloya düştüğünü açıkladığı Gülmen, sık sık yutkunarak, kendisine destek olanları isim isim saydı ve teşekkür etti. Gülmen, ifadesinde, “Yüksel direnişine, kendisini yalnız bırakmayan herkesi en içten duygularımla selamlıyorum. İnsanlar açlığımızı paylaştılar. Esra Özakça, Mehmet Güvel, Feridun Osmanağaoğlu ve İsmail Erdoğan, açlığımızı paylaştılar. Onları sevgiyle selamlıyorum. Yüksel direnişçilerini, Acun hocayı, Veli abiyi, Nazife’yi, Mehmet’i, Sultan’ı ve artık tanımadığım gazetelerden gördüğüm Yüksel’i sahiplenen direnişçilere ayrıca selamlarımı gönderiyorum. Yanımızda olan halkımıza yürekten teşekkür ediyorum. Terör demagojilerine inanmayıp bizim için bir şeyler yapan herkese teşekkür ediyorum. Milletvekillerine ve avukatlarımıza. En başından beri mahkemeye keyfi olarak getirilmedim. Mahkemelere katılmak istediğim halde" diye konuştu.

     

    Sık sık konuşmasına ara vermek zorunda kalan Gülmen şöyle devam etti:

     

     

    Numune Hastanesi’nde çok sağlıksız koşullar altında kalıyorum. Odada sürekli bir ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam. Ben aylarca tecrit altındayım. Fotoğrafçı bile fotoğrafımızı çekmiyor. Çok kapsamlı bir savunma hazırladım. Ancak önce Nuriye Gülmen kimdir, neden açlık grevine başladı bunu anlatmak istiyorum. Yemek yemek içgüdüsel bir davranıştır. Kimse kimseye talimatla istediğine 1 gün dahi aç kalın diyemez! 254 gündür aç kaldım. 
     

    Ben Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde araştırma görevlisiyim. Öğretim üyelerinin angarya işlerini kabul etmedim. Mesai saatleri dışında katıldığım eylemlerden dolayı soruşturma geçirdim. Ali İsmail Korkmaz’ın duruşmalarına katıldığım için soruşturma geçirdim. Sendikamın çağrılarına katıldığım için soruşturma geçirdim. 38 gün boyunca Ali İsmail uyanacak diye bekleyen Emel Anne’nin gözyaşlarına şahidim. Ben her fırsatta o uyanacak diye oraya gittim.
     

    Bitirdiğim tezimi bitirmedim diye haksız şekilde açığa alındım. Oysa ben onca emekle bitirdim. Ben hakkımı arayan bir insanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturma geçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım. Ben 9 Kasım’da o eyleme başladım. Savunma yeteneğim ve direncim boyun eğmez. AKP iktidarı beni işimden atamaz. Ben ondan hesap soruyorum. Sadece işimi geri istiyorum.
     

    Gülmen, yaklaşık 55 dakika sonra ifadesine yeniden ara vermek zorunda kaldı. Duruşmaya 10 dakika ara verildi.

     

    Duruşmaya verilen aranın ardından Gülmen, “Bu direniş halkımıza sözümüzdür” diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü “Açlık grevimiz ve direnişimiz AKP’nin KHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı. Haksız yere insanlar, hiç bir gerekçe gösterilmeden işlerinden atılıyor. Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık. KHK sonrası YÖK’le buluşmak istedik karşımızda muhatap bulamadık.” diye belirtti. 

     

    Nuriye Gülmen’in SEGBİS ile bağlandığı duruşmaya öğle arası nedeniyle ara verildi. Duruşmaya 14.00’de devam edilecek.