• Paylaş

    KATEGORİ : GENÇLİK

    Eklenme tarihi : 2017-09-22
  • Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında cihat 'Allah yolunda savaş' olarak tanımlanıyor

    Açıktan cihat propagandası yapan, hatta onu matematik öğrenmekle kıyaslayarak yücelten, gelen tepkileriyse “cihat kendi nefsinle mücadeledir” diyerek adeta azarlayarak savuşturan devlet cenahının bu konuda IŞİD’ten farklı bir yaklaşıma sahip olmadığı giderek netleşiyor. Hazırlanan ders kitapları incelendiği oranda, toplumsal dönüşümün temel taşlarından biri olan eğitimin nasıl bir nitelik kazanmasının hedeflendiği de berraklaşıyor.

     

    'Allah yolunda savaş!

     

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde temel ibadetler arasında yer alan ‘cihad’ kavramının ayrıntıları da belli oldu. Birgün’deki habere göre bu yönde şu ifadeler kullanıldı:

     

    Allah (c.c) yolunda savaşmayı ifade etmek üzere cihad kavramının yanında gazâ ve fetih kavramları da kullanılmıştır. Gazâ, din için yapılan savaş anlamında kullanılmıştır.

     

    Devamında da savaş sonrasında kazanılan her şeyin ganimet olduğu belirtilerek, “Gayrimüslimlerden savaş yoluyla elde edilen mallar, esirler ve araziler ganimet olarak kabul edilir. Savaş esirleri, ganimetin bir parçasıdır. Düşman askeri esir alındıktan sonra onunla ilgili karar verme yetkisi şahıslarda değil kamu otoritesindedir” denildi.

     

    Savaşı gerektiren hallerin anlatıldığı bölümde de şu ifadeye yer verildi: “İrtidat fıkhi terim olarak bir Müslüman’ın İslam dininden çıkmasını ifade eder. Bu kişiye mürted denilmektedir. Fakihler dininden dönüp düşman safına geçen, mürtedler ile savaş yapılabileceğini kabul etmişlerdir.”


    Ahirete inanmayan ahlaksızdır

    İmam hatip liselerindeki Akaid dersinde okutulacak kitapta ahiret inancının anlatıldığı bölümde ahirete inanmayanlar için ahlaksız, çalıp çırpar, hak hukuk gözetmez ifadeleri kullanıldı. Kitap şu ifadeler kullanıldı:

     

    Ahiret inancı olmadığı takdirde insanların iyi olması, ahlaklı davranışlar sergilemesi, diğer insanlara şefkat ve merhametle bakması da mümkün olmaz. Çünkü insanı ahlaklı olmaya sevk eden en önemli rukünlerden biri de ahiret inancıdır. Ahirete inanmayan birisi hiçbir ahlaki kural tanımadan zevklerini tatmin etmeye çalışır. Helal haram tanımaz, hak hukuk gözetmez. Çalıp çırpar, insanlara karşı zorbaca davranışlar sergiler. Bu durumda ahlâk bozulur, vicdanlar ortadan kalkar, çıkarcılık ve fırsatçılık toplum hayatına hâkim olur.