• Paylaş

    KATEGORİ : KADIN

    Eklenme tarihi : 2017-07-30
  • Bekir Bozdağ Twitter hesabından müftülere nikah yetkisi verilmesini meşrulaştırmaya girişti

    25 Temmuz’da Meclis komisyonuna getirilen ve il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi de veren, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılan tasarıyla ilgili toplumsal tepkiler devam ederken, başbakan yardımcılığı görevine getirilen Bekir Bozdağ, sosyal medya adresi üzerinden konuya ilişkin açıklamalar yaptı.

     

    AKP gericiliğinin kadınlara dönük her saldırı hamlesini “onların yararına” diyecek bir pişkinlikle meşrulaştırma çabasının yeni bir ifadesi olan bu açıklamalarda da, değişiklik laikliğin, hukuk devletinin gereği olarak savunuldu.

     

    Uzun uzun paylaşımlar yapmak zorunda kalmasıyla toplumsal tepkinin basıncını hissettiğini de ele veren Bozdağ’ın söyledikleri bir yönüyle doğru. Elbette ki kendi hukuk ve laiklik anlayışlarına göre… Keza sınıfsal içeriğinden bağımsız olarak bir lastik gibi her yere çekilen hukuk ve yine herkesin kendisine göre yorumladığı laiklik kavramaları, Bozdağ açısından da pekala şeriatla özdeşleştirilerek, o noktadan bakılıp içeriklendirilerek kullanılabilir. O açıdan da yapılan, kendi durdukları yerden gerçekten hukuk devletine mahsustur. Şer’i hükümlerin geçerli olduğu ‘hukuk devletine’…

     

    İl ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisinin verilmesi kadınların “medeni kanunla” ifade kazanan kazanımlarının şeriat yönünde çözülmesinde atılan önemli bir adım olacak. Çünkü bu, kadının nikahla kazandığı resmi hakların hemen hepsinin (boşanma, miras, nafaka gibi) gasbedilmesinin önünü açacak sonuçlara gebe bir dinselleştirme adımıdır. Küçük yaşta evliliklerin önünün açılması, Meclis’ten geçirilemeyen “çocuk istismarı” ve tecavüzün önünü açan tasarının başka bir biçimle yasalaşması demektir. Dinin toplumsla hayatın içine bu denli pervasızca sokulmasının farklı inanç grupları arasında yaratacağı ayrımcılığıysa bir kenara bırakıyoruz…

     

    Düzenlemenin resmi nikahı kolaylaştıracağını ve işlemleri hızlandıracağını pişkince iddia eden Bozdağ, istismar tasarısından sonra bu tasarıdaki kadın düşmanlığını da şu sözlerle meşrulaştırmaya kalkıştı:

     

    *Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun bazı maddelerini de değiştiren Kanun Tasarısı, evlenme ehliyeti ve evlenme engellerini değiştirmemektedir.

    *Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun bazı maddelerinde de değişiklik yapan Kanun Tasarısı, evlendirme memuru tanımını da değiştirmemektedir.

    *Evlendirme memuru; belediyesi bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işlerde görevlendireceği memur, köylerde muhtardır.(5490 S.K.,M.22)

    *Bakanlık,il nüfus/vatandaşlık müdürlükleri, nüfus müdürlükleri ve dış temsilciliklere,evlendirme yetkisi ve görevi verebilir(5490 S.K.M.22)

    *Kanun Tasarısındaki değişiklik, bakanlığın evlendirme yetkisi ve görevi verecekleri arasına "il ve ilçe müftülüklerinin" eklenmesidir.

    * Tasarıdaki değişikliğin kabulü halinde bakanlık, mevcutlara ilaveten il/ilçe müftülüklerine de resmi nikah kıyma yetkisi/görevi verebilecek

    *Bu değişiklik, laiklik ilkesine aykırı değildir; aksine tam da laiklik ilkesinin gereğidir; hukuk devletinin gereğidir.

    * Küçük yaşta evlilikleri teşvik eder/küçük yaşta evliliklerin önü açılır, diyenler; ya değişikliği bilmeyenler ya da bilerek çarpıtanlardır.

    * Düzenleme, küçük yaşta evlilikleri teşvik etmez; küçük yaşta evliliklerin önünü açmaz. Çünkü evlilik yaşı/evlenme şartları değişmemektedir.

    * Toplum, belediye başkanına nikah kıydıran/kıydırmayan diye ikiye ayrılmamışsa, müftüye nikah kıydıran/kıydırmayan diye de ikiye ayrılmaz.

    * Toplumu böler, diyenler, dün başörtüsü yasağını da aynı sakat mantıkla savunuyordu. Şimdi başörtüsü serbest, peki toplum bölündü mü? Hayır.

    * Değişiklik, resmî nikahsız evliliklerin önünü açmıyor; aksine il ve ilçe müftülüklerine resmî nikah kıyma yetki ve görevi veriliyor.

    * İl ve ilçe müftülüklerine resmî nikah kıyma yetki ve görevi verilmesi, resmî nikahlı evlilikleri azaltmaz; aksine teşvik eder ve de artırır.

    * Demokratik hukuk devletinin tam da gereği bir değişikliği, ideolojik saplantılarımıza/körlüklerimize ve önyargılarımıza kurban etmeyelim.