• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2018-01-10
  • Arabulucudan da sonuç çıkmadı, MESS yarın sendikalarla görüşecek, sendikalar "grev" dese de pratik böyle demiyor

    Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın (MESS) daha görüşmeler başlamadan 3 yıllık sözleşme, düşük ücret (yüzde 3.2 zam) ve esnek çalışmanın çeşitli biçimlerini “kırmızı çizgilerim” diye dayatarak başlattığı 2017-2019 Dönemi Grup Toplu İş Sözleşme görüşmelerindeki uzlaşmazlık, arabulucu sürecinde de aşılamadı. Metal sektöründe çalışan 130 bin işçiyi, esasındaysa tüm işçi sınıfını ilgilendiren sözleşme görüşmeleri boyunca “kırmızıçizgilerinden” geri adım atmayan patron sendikası MESS, aynı tutumunu arabulucu döneminde de sürdürdü.

     

    Yaz ayları boyunca stoka dönük üretim yapılan MESS fabrikalarında patronlar, işçilere dayattıkları fazla mesailerle olası bir greve hazırlandıklarını ilan etmişlerdi. O zaman MESS’in bu hazırlığına karşı herhangi bir politika belirlemeyen işçi sendikaları (Türk Metal çetesi, Birleşik Metal-İş, Öz Çelik-İş)  gelinen noktada da aynı belirsiz ve sinik tavırlarını devam ettiriyorlar.

     

    2015’teki “metal fırtına” döneminde yaşadığı hezimetten sonra bu sözleşme döneminde perdeyi yüzde 38 oranında zam talebiyle gösterişli bir şekilde açan, “yüzyılın sözleşmesini imzalayacağız” diye hava basan Türk Metal (TM) çetesi aynı tutumunu pratikte göstermekten kaçınmaya ısrarla devam ediyor. Arabulucu sürecinin de uzlaşmazlıkla bitmesi sonrasında dün toplanan TM Başkanlar Kurulu’ndan çıka çıka, “…süreçte işyerlerimizin bulunduğu kentlerde, meydanlarda kitlesel basın açıklamaları yapılacaktır. Bu eylemlerden sonuç alınamaması halinde, süreç alınacak grev kararıyla devam edecektir. En iyi sözleşmenin masa başında uzlaşmayla biten bir sözleşme olduğunu düşünen sendikamız, MESS’i bir kez daha masaya çağırmaktadır” açıklaması çıktı.

     

    TM, “grev” gevelemelerinde bulunsa da işyerlerinde herhangi bir hazırlığa girişmemesiyle ilk dönemeçte MESS’in kayığına atlayacağını ele veriyor. Zaten grevden çok MESS’le yeni bir görüşmeye umut bağladığını, bu seçeneği daha yüksek sesle belirterek de hissettiriyor.

     

    MESS de imdadına yetişti nitekim. TM’nin açıklamasından hemen sonra işkolunda örgütlü 3 sendikayla yeniden görüşme talep etti. Birleşik Metal-İş’le (BMİS) 11 Ocak 2018 perşembe günü saat 17:00’de, TM’yle aynı gün saat 14.00’te, Çelik-İş’le de cuma günü görüşecek.

     

    Fabrikaların bulunduğu illerin meydanlarında basın açıklaması kararı almak için  toplanan TM Başkanlar Kurulu’nun açıklamalarını işçilerin büyük bir tepkiyle karşıladıkları anlaşılıyor. Fakat bu tepkinin içerden bir taban örgütlülüğüyle buluşmaması durumunda çok da anlamlı olmayacağını defalarca yaşayıp, gördük.

     

    Aynı şey BMİS için de geçerlidir. O da şimdiye kadar işçilerin üretimden gelen gücüne dokunmaksızın haftada bir işyerlerinde yaptığı eylemlerle durumu adeta idare ediyor. Yüksek perdeden konuşsa da olası bir grev yasağı durumunda ne yapılacağı konusunda renk vermiyor, işçileri böyle bir sürece hazırlamak için olanaklarını devreye sokmuyor.

     

    Ortalıkta “Birleşik Metal-İş üyesi 10 bin işçiyle Türk Metal üyesi 117 bin işçi greve hazırlanıyor” sözleri dolaşsa da pratikte bu denli ciddi bir olasılığa dair aynı ciddiyetle yapılan bir hazırlık yok. BMİS bir ara TM ve Öz Çelik-İş’e “grevi birlikte örgütleyelim” çağrısı yapsa da işçilerin de belirttiği gibi her zamanki tutumuyla lafı söyleyip kenara çekildi. Ki böyle bir teklifin önden masaya sürülmesi bile TM’nin olası dümen kırmalarına dönük başka bir manevra hazırlığını düşündürtüyor. Daha önceki TİS süreçlerinde BMİS’in “ben böyle dedim ama TM sattı yapacak bir şey yok” tutumlarının üzerinden çok zaman geçmiş değil!

     

    Tabi BMİS bu arada Gebze’de bir yürüyüş yaptı, onu atlamamak gerekir! Grev yasakları için de önümüzdeki günlerde (13 Ocak) bir konferans gerçekleştirecek. ‘Grev Yasakları ve Sendikal Haklar’ başlıklı bir konferansta grev hakkı tüm boyutlarıyla değerlendirilecek; sendikal haklara yönelik saldırılar, grev yasakları ve bu yasaklara karşı neler yapılabileceği tartışılacak!

     

    “Bu da bir şeydir!” demek mümkün. Ama TM’nin daha baştan “MESS yeni bir teklif getirirse değerlendireceğiz” dediği, grev lafzını adeta mırıldanarak dillendirdiği; MESS’in ise “kırmızıçizgileri”nin esasından taviz vermeye yanaşmayacağını adeta haykırdığı koşullarda şimdiye kadar tek bir üretim bandının durdurulmamış olması çok şey anlatıyor.

     

    Tüm bir işçi sınıfını ilgilendiren bu TİS sürecinde işçilerin seyirci olmaktan çıkıp, kendi göbeklerini keseceklerini hissettirmesi adeta kaçınılmaz hale geliyor.

     

    Sendika bürokrasisini de MESS’i de yola getirecek olan budur.