• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2018-01-30
  • Türk Metal'den sonra Birleşik Metal-İş de MESS'le anlaştı

    MESS’le Birleşik Metal İşçileri Sendikası (BMİS) arasında yapılan görüşmenin de anlaşmayla sonuçlandığı açıklandı. BMİS, MESS’le yapılan sözleşmeyi “sürece önderlik eden sendikamızın kazanımıdır” diye duyurdu. Elbette ki işçilerin tabandan gelen grev basıncı ve kararlılığının üstünden atlayamadan…

     

    Normal koşullarda elbette ki BMİS sürece önderlik etmeliydi. Fakat izlediğimiz gibi O, süreci son ana kadar adeta kıyısından izledi. MESS yaz ayları boyunca stoka yönelik üretim yaparken fazla mesailer konusunda kılını kıpırdatmadı. Görüşmeler tıkandığında tek bir kere bile üretimden gelen gücü devreye sokmadı. Cuma günleri fabrika içlerinde yürüyüş yaparak, kokart takma eylemi gerçekleştirerek, çeşitli kent merkezlerinde doğru düzgün hazırlığı yapılmayan açıklamalar icra ederek durumu idare etmeye çalıştı. Dahası, toplantılar silsilesiyle süreci adeta sakız gibi çiğnedi. Grev tarihini bile en son açıklayan o oldu.

     

    BMİS aslında süreci TM’ye havale eden bir tutum sergiledi. TM çetesinin başındaki Kavlak, grev yasağı karşısında hayatında bir kere bile yasaları çiğnemediğini söyleyerek baştan yasağı meşrulaştıran bir tutum alırken, o “2 Şubat’ta greve gidiyoruz” demek zorunda kaldı. “Zorunda kaldı” diyoruz; çünkü metal işçisinin grev kararlılığı karşısında yapacak başka bir şeyi yoktu. Fakat 2 Şubat’ta greve gideceğiz derken bile aslında yan duruş sergileyeceğini ele verdi. “EMİS grevlerindeki yasak kararına karşı ne yaptıysak onu yapacağız” diyerek MESS’e de “fiili bir grev yapmayacağım, fabrika içlerinde iş yavaşlatmalarla süreci sündüreceğim” mesajı verdi. TM baştan havlu atarken o “yasağa rağmen grev” demiş olmanın meyvelerini toplamayacaktı aklı sıra...

     

    Bu açıdan da BMİS’in “kazandık” ve “buna BMİS önderlik etti” iddiası boş bir seda dışında bir anlam taşımıyor.

     

    Kazanılıp, kazanılmadığından da bağımsız olarak süreci yüzde 3,2 oranında zam, 3 yıllık sözleşme ve esnek çalışma dayatmalarıyla açan MESS küstahlığının gelinen noktada o kırmızıçizgilerini pembeleştirmek zorunda kalması; elbette önemlidir.

     

    MESS’in bu noktaya gelmiş olması tüm işçi sınıfı açısından bir moral kaynağıdır. Fakat MESS’i bu noktaya getiren BMİS’in kaçak dövüşü değil,  tersine BMİS’e “grev yasağını tanımayacağız” dedirten işçi iradesidir.

     

    Kar üstüne kar yapan metal patronlarının 2015’teki metal fırtınanın metal işçisinin zihnindeki kıvılcımlarını görebilme basiretidir. Bu iç kaynamanın nabız atışlarını alan metal patronları bu gerçeğin üzerinden atlayamadılar.

     

    Ayrıca, işçi ve emekçileri savaş arabasına bağlamaya çalışan hükümetlerinin de “uyarıları” ve kim bilir hangi vaatlerini dikkate alarak, işçilerin kendi gündemleriyle haşır neşir olacakları bir günlük grev deneyimine bile müsamaha göstermemiş oldular. Bu açıdan da MESS’in kırmızı çizgilerini lolakvta ve yasak kararına rağmen masada kaldırmış olması bu tarihsel sürecin ekonomik-politik atmosferinden de bağımsız ele alınmaz.

     

    Sözleşmeyi,

     

    Sendikamız ve MESS arasında yürütülen Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.

     

    Bu sözleşmenin imzalanması, grev yasaklarına rağmen grev yasağınızı tanımıyoruz diyen metal işçilerinin kazanımıdır. Bu sözleşme, kararlı bir şekilde direnen, taviz vermeyen metal işçisinin ve bu mücadeleye önderlik eden Birleşik Metal-İş Sendikasının kazanımıdır. Tüm metal işçilerine hayırlı olsun.

     

    Toplu sözleşme, iş barışının sağlanması ve endüstriyel ilişkilerin sürdürülmesi için olumlu adım atan, işçilerin taleplerini dikkate alan MESS yönetiminin de katkısı ile gerçekleşmiştir.

     

    MESS ile yapılan son görüşmede sendikamızın teklifinde yer alan birçok madde kabul edilmiş oldu.

     

    Cümleleriyle paylaşan BMİS’in bu açıdan da savaş politikalarına, işçilerin dinamik grev kararlılıklarına büyük bir minnet duyması gerekir. “Toplu sözleşme, iş barışının sağlanması ve endüstriyel ilişkilerin sürdürülmesi için olumlu adım atan, işçilerin taleplerini dikkate alan MESS yönetiminin de katkısı ile gerçekleşmiştir” diyerek MESS’e pay biçmek yerine asıl olarak bu gerçeklerin üzerinde düşünmesi ve kendisine başettiği o önderliğin niteliğini sorgulaması…

     

    BMİS’in yaptığı anlaşma genel çerçeveleriyle şöyle:

     

    BMİS’e göre MESS'e yaptığı teklif aynen kabul edildi. Buna göre; saat ücretleri 9 TL'nin altında olan işçilerin ücreti 9 TL'ye tamamlandı.

     

    Kıdem tazminatı maddesinin aynen kabul edildiğini belirten BMİS, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren 1 tam yılını doldurmuş herkese, her kıdem yılı için 0,10 TL kıdem zammı uygulanacağını, bu uygulama 15 yıl ile yani 1,50 TL ile sınırlandırıldığını kaydetti.

     

    İmzalanan sözleşmeyle sendika üyesi işçilere ilk altı ay için 1,60 TL seyyanen ücret zammı yapıldı. Ücret zammının bu üç uygulama ile birlikte yüzde 24'lük artışa denk geldiğini ifade eden Birleşik Metal-İş, "Bu artış, ortalama ücrette ücret ve ikramiye dahil net 504 TL'lik artışa denk gelmektedir" diye belirtti.

     

    2 yıllık imzalanan TİS ile sosyal haklara yüzde 23 zam yapıldı. Birleşik Metal-İş'in tamamlayıcı sağlık sigortası teklifi aynen kabul edildi. Postabaşılık tazminatına yüzde 8 zam yapılırken, önceki toplu iş sözleşmesindeki teklif doğrultusunda var olan izinlere ek olarak eşin, anne ve babasının vefatında üyeye 3 gün ücretli izin verilmesine karar verildi.