• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2018-01-20
  • Türk Metal grev tarihini açıkladı, BMİS daha sonra açıklayacak, işçilerse birleşik ve kararlı bir grev diyor

    Kar rekorları kıran metal patronlarının sendikası MESS ile 130 bin işçinin örgütlü olduğu Türk Metal (TM), Birleşik Metal İşçileri Sendikası (BMİS) ve Öz Çelik-İş arasında 1 Eylül’de başlayan grup toplu sözleşme görüşmelerinde arabulucu sürecinde de anlaşmaya varılmamasından sonra işçilerin sendikalara yaptığı “grev” çağrısı daha tok ve net bir nitelik kazandı.

     

    MESS’in “kırmızı çizgim” diye önden ilan ettiği 3 yıllık sözleşme, düşük ücret ve esnek çalışma biçimlerini kapsayan dayatmalar karşısında işçinin soluğunu ensesinde hisseden sendikalar, şimdiye kadar üretimden gelen gücü devreye sokmayan, suya sabuna dokunmayan biçimlerle süreci idare etme yolu izlediler. TM, örgütlü olduğu fabrikaların bulunduğu kent meydanlarında basın açıklamaları gerçekleştirdi. İşçinin üretimden gelen gücünüyse bant başında sadece 5 dakikalık “donma eylemi”yle aklınca devreye soktu.

     

    BMİS, Cuma günleri mesai çıkışlarında fabrika içinde yapılan yürüyüşler, kokart takma eylemleri, Gebze, Eskişehir, Mersin, Bilecik gibi kentlerdeki “mitingler” ve ardı ardına yapılan toplantılarla adeta “bekleyelim görelim”ci bir tutum sergiledi. TM’nin ne yapacağını, nasıl bir tutum alacağını netleştirmeye odaklanan bir beklemecilik bu…

     

    En son “grev kararı alacağız” dese de şimdiye kadar sembolik eylemlere bile tenezzül etmeyen Öz Çelik-İş ise, TM ile ortak hareket etme anlaşması yaparak kıblesinin o olduğunu gösterdi.

     

     

    Tüm bu süreç içinde arabulucu aşamasında da anlaşma sağlanamayınca ve TM 2015’in kabusuyla eli mahkum “grev” diye geveleyince MESS patronları 3 sendikayla bir görüşme daha talep ettiler. Bu görüşmede de 3 yıllık sözleşme ve diğer esneklik dayatmalarından vazgeçmeyip, ücretler için daha önce getirdikleri 3,2 oranında zammı, dalga geçer gibi 6,4’e çıkardılar. MESS’in bu tutumunun epey bir direniş tedrisatı olan metal işçilerince kabul edilmeyeceğini bilen 3 sendika da bu öneriyi “kabul edilmez” buldu. Ama şimdiye kadar hiçbiri net bir direniş programıyla çıkmadı.

     

    En son Türk Metal Bursa 2 No’lu Şube 1. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan TM Genel Başkanı Pevrul Kavlak, oldukça fiyakalı sözlerle 2 Şubat’ta greve gideceklerini ilan etti. Şimdiye kadar grev için herhangi bir hazırlık yapmayan Pevrul’un buna rağmen “grev” demek dışında bir seçeneği zaten yok. Keza, demese, tarihin çöplüğündeki yerini alacağını 2015’teki metal fırtına döneminden iyi biliyor. Patronlara “OHAL’e güveniyorsunuz” diye çatan Pervul’un kendinin de aslında aynı “yasakçı” tutuma güvendiği de açık. Keza daha önceki Bakanlar Kurulu yasakları karşısında aldıkları tutumlar ortada.

     

    Fakat Pervul, BMİS’in toplantılar silsilesi içinde işi iyice yokuşa süren yaklaşımını görerek ondan çok önce grev kararı aldıklarının altını özellikle çizdi o konuşmada. Arabulucu raporunun 17 Ocak Çarşamba günü akşam mesai bitimine yakın genel merkezlerine ulaştığını, kendilerininse 18 Ocak’ta toplanarak grev kararı aldıklarını vurguladı. Elbette hem MESS’e hem hükümete bol bol uzlaşma çağrıları yaparak…

     

     

    TM’nin bu süreci örgütlü olduğu ve 2015’te ciddi bir hezimet yaşadığı fabrikalarda yeniden “dirilmenin” vesilesi yapmak istediği açık... Şatafatlı konuşmalar, özellikle yapılan alt çizmeler bu amaçla da doğrudan ilişkili. Ama yüreği daha doğrusu sınıfsal ruhu ve duruşu (patronların uydusudur keza!) buna yeter mi hep birlikte izleyip göreceğiz.

     

    Şu anda on binlerce metal işçisi ve ailesinin, dahası tüm bir işçi sınıfının “kaderinin” TM çetesinin duruşuyla doğrudan ilişkili hale geldiği de bir o kadar açık. BMİS onu izliyor, Öz Çelik-İş onu izliyor. Hükümet ve patronlar açısından da asıl muhatap o. Nitekim “grev”i telaffuz etmesinin hemen ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, MESS ve TM’nin yeniden görüşmelerini sağladı; görüştüler de… Anlaşma sağlanmadı, ama sürecin sorumluluğunun yüklendiği TM çetesinin bu görüşmeler silsilesinde nereye kadar net bir tutum alacağı da meçhul. Daha doğrusu TM çetesini az çok tanıyan herkes için onun ne yapacağını kestirmek üç aşağı beş yukarı belli. “Meçhul” dememiz onun 2015 korkusunu ensesinde hissetmesindendir. Bu korkuyla da birlikte düşündüğümüzde onun tutumunu esas belirleyenin işçilerin taban örgütlülükleri üzerinden varedip, hissettirecekleri iradeleridir. Bu olmadığında TM’nin artistik çıkışlarının bağlanacağı yer bellidir: Grevin ilk gününde satış!

     

    Kısacası TM çetesi ikbal ve gelecek kaygısıyla atraksiyonel çıkışlar yaparak süreci kendi meşrebince yönetiyor.

     

    Ya BMİS?

     

    BMİS Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu daha önce yaptığı konuşmalarda grev için 1 Şubat’ı telaffuz etse de dün yapılan Merkez TİS Komisyonu toplantısından net bir “grev” tarihi telaffuz edilmedi.  Toplantıdan çıka çıka yapılacak eylemlere ilişkin bir takvim çıktı.

     

    Toplantıda; işyerlerinden gelen bilgiler, metal işçilerinin büyük bir çoğunlukla MESS dayatmalarını kabul etmediklerini, ücret uçurumunun kapatılması için iyileştirmelerin olmadığı, metal işçilerinin yaşam standardını yükseltmeyen ve düşük ücret sistemini 3 yıllık sözleşme ile kalıcılaştırmayı hedefleyen sermayenin dayatmalarına karşı mücadeleyi yükseltmek yönünde oldu” belirlemesinin yapıldığı sonuç bildirgesine göre “eylemlerin dozajının arttırılarak devam ettirilmesi” kararına varıldığı ilan edildi!

     

     

    Merkez TİS Komisyonumuz Metal sektöründe ardı ardına kar patlamaları yaşanırken MESS tarafından önerilen 6.4 oranındaki komik ücret zammını kurulumuz dikkate bile alınmayacak bir teklif olduğundan hareketle eylemlerin dozajının artırılarak devam edilmesi yönünde karar verdi” denilen bildirgenin devamında şunlar belirtildi:

     

    8 Aralık 2017 tarihi itibariyle başlayan eylemlerimizin yanı sıra bölgelerde düzenlenen kitlesel basın açıklamalarıyla taleplerimizi kamuoyuna duyurmuştuk.

     

    Mudanya ve Eskişehir’de yapacağımız basın açıklamaları sonrasında Kurulumuz ilk olarak ve ivedilikle yeni eylemlerin önümüzdeki hafta başından itibaren işyerlerinde uygulanmasına karar vermiştir.

     

    4 Şubat 2018 tarihinde Gebze‘de tüm metal işçilerinin davetli olduğu büyük bir işçi mitingi düzenlenecektir.

     

    Bu kapsamda yine tüm metal işçilerinin daha da duyarlı hale gelmesi için hazırladığımız binlerce bildiri bölgelerde dağıtılacaktır.

     

    25 Ocak 2018 tarihinde metal işçileri iş çıkışlarında şehir merkezlerindeki PTT önlerinde toplanarak Başbakanlığa “grev haklarına” müdahale edilmemesi için hep birlikte uyarı amaçlı telgraf çekeceklerdir.

     

    22 Ocak 2018 Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan basın toplantısında  130 bin metal işçisini ve ailelerini ilgilendiren MESS grup toplu iş sözleşmesiyle ilgili metal işçisinin gerçeği ortaya konulacak ve sendikamızın grev kararı ve uygulama tarihiyle ilgili kararını açıklayacaktır.

     

    TM çetesinin bile grev için 2 Şubat’ı telaffuz ettiği bu koşullarda BMİS’in halen 4 Şubat’ta miting yapmaktan bahsetmesi akıl alır gibi değil. BMİS ciddi bir grev hazırlığı için işi bu kadar ağırdan alsa anlaşılır. Ama açıklanan programda buna dair güven verici tek bir ibare yok maalesef! Anlaşılan o ki BMİS, “TM önden gitsin bakalım ne olacak?” yaklaşımıyla olup biteni soteden izlemeyi seçti.

     

    TM’den gürültülü cümlerle yapılan açıklama!

     

    Pevrul’un Bursa’da yaptığı şovla açıkladığı grev kararından sonra TM çetesiyse gürültülü cümlelerle kararı internet sayfasına taşıdı.

     

     

    5 Ekim’de başlayan sözleşme görüşmelerinde % 38 olan zam talebimize karşı % 3.2 öneren MESS yönetimi ile arabulucu safhası da dahil olmak üzere tüm aşamaları geride bıraktık. MESS yönetiminin diyalog çabamız karşısındaki uzlaşmadan ve ciddiyetten uzak tavrı neticesinde görüşmeleri tamamen sonlandırmış bulunuyoruz.

     

    TÜRK METAL İÇİN SÖZ BİTTİ: ARTIK EYLEM ZAMANI!

     

    Gelinen noktada yüzbinlerce Türk Metal üyesi için söz bitmiştir: Artık taleplerimizi sözle değil eylemle savunma vaktidir. Emeğimizin karşılığını almak için görüşmelerden çekilerek GREV ilan ediyoruz! Grevimizin başlangıç tarihi yasal olarak en erken süre olan: 2 Şubattır!

     

    Bugün tüm metal emekçileri ve işçi sınıfı için tarihi bir gündür! Ekmek kavgamız kendimiz için olduğu kadar tüm emekçi kardeşlerimiz içindir! Grev alanlarında yüzbinlerce Türk Metal üyesi olarak yüreğimizde milyonlarca emekçi kardeşimizin hak kavgasını taşıyacağız!

     

    Tüm fedakarlıklarımıza rağmen bize kölelik ücreti dayatanlara!

    OHAL’e güvenerek komik teklifler sunanlara!

    Grev bugün artık hayaldir diyenlere! İNAT!

    Üretim rekorlarını sıradan haberlere çeviren azmimize inanarak söylüyoruz: 2 Şubat 2018 tarihini ülkedeki herkesin hafızasına kazıyacağız!

     

    2 Şubat!

    Patrona karşı emekçinin!

    Dayatana karşı üretenin!

    Sisteme karşı insanın!

    Batıla karşı Hakk’ın zaferinin başlangıcı olacaktır!

    Sözleşme sürecinin zorluğundan Grevin çetin er meydanına geçiyoruz! 

    Ortak çağrımız olan GREV artık ortak davamızdır!

    200.000 metal emekçisi! Ailelerimizle birlikte toplam: 1 MİLYON YÜREK!

    Tek bir umudun peşindeyiz: Ekmeğimiz ve Geleceğimizin!

    Bu umut ülkemizin üretimini ve ekonomisini etkileyecek bir noktaya gelsin istemezdik. Fakat bu noktadan sonra tüm mesuliyet bizi GREV ilanına kadar getiren MESS yönetimindedir. 

    Bu sorumlulukla son çağrımızdır; MESS yönetimini yaptıkları hatadan bir an evvel dönmeye ve hak taleplerimizi kabul etmeye çağırıyoruz! Gelin bu işi masada çözelim! Yoksa olacaklardan biz sorumlu değiliz!

    Tüm kamuoyu ve emek camiasını bu tarihi sürecin destekçisi ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.

     

     

    İşçiler sözlerini söyledi: Ortak grev, sonuna kadar direniş

     

    Sendika bürokrasisi cephesindeki bu tabloya karşı 58 fabrikadan 3 ayrı sendikaya üye metal işçileri “Taleplerimiz için pazarlık etmiyoruz, greve hazırız” vurgusuyla ortak duyuru yaptı. İşçiler ortak grev kararı alınmasını istiyor, geri adım yok diyor ve kazanıncaya kadar direniş kararlılıklarını belirtiyorlar bu duyuruda.

     

    Duruşlarını 8 maddede özetleyen işçiler o duyuruda şunları belirttiler:  

     

    1. Mevcut taslaklardan kesinlikle geri adım atılmamalıdır. Zaten beklentilerimizi karşılamaktan uzak olan taslaklar, son zamlar, geçim koşullarının ağırlaşması ile birlikte kırmızı çizgi haline gelmiştir. (Yüzde 38 zam, 2 yıllık sözleşme ve diğerleri)

    2. MESS’in dayatmalarını kesinlikle kabul etmiyoruz, pazarlık etmiyoruz, edilmesine de karşıyız!

    3. Kazanmak için en büyük silahımız olan grev hakkımıza yönelik yasakları kabul etmiyoruz, böyle bir yasağın yüz binlerce işçinin hayatıyla oynamak olduğunu biliyor, hükümeti uyarıyoruz.

    4. Toplu sözleşme kapsamında tüm yetkili sendikalar, metal işçisinin kazanması için aynı gün greve başlamalı, grev yasağı gelirse yine hep birlikte grevi kazanıncaya kadar sürdürmelidir.

    5. Toplu sözleşme hiçbir şekilde işçinin onayına sunulmadan kabul edilemez. Metal işçisine rağmen imzalanacak toplu sözleşmeleri tanımıyoruz.

    6. Satış sözleşmelerini tanımayacağız, çöpe atmak için 2015’te olduğu gibi ama bu kez hiç beklemeden direnişe başlamakta kararlıyız.

    7. Tüm işçi arkadaşlarımızı kazanmak için fabrikalarda ve fabrikalar arasında birliği sağlayarak sonuna kadar grev ve direnişi götürecek kurul ya da komiteler kurmaya çağırıyoruz.

    8. Son olarak biz kazanırsak bütün işçi sınıfı kazanır, bunun için bütün işçi kardeşlerimizi yanımızda olmaya çağırıyoruz.

     

    Oyak Renault, Tofaş, Bosch, Valeo, Coşkunöz, Borçelik, Borusan, AKA Otomotiv, Delphi-Aptiv, Tredin, Maysan Mando, Beyçelik, Matay, Mako, Teknik Malzeme, SCM, Prysmian, Ak Plas, Akım Metal, Zatel, ZF Sachs, Ocak Kalıp, Aygaz, Ferro Döküm, Pimsa, Kroman, Sarkuysan, Autoliv, Cengiz Makine, Yücel Boru, Ford Yeniköy fabrikası, Ford Gölcük fabrikası, Ford Kartal fabrikası, Ford İnönü fabrikası, Magna, Otokar, Bolu Arçelik, Beylikdüzü Arçelik, Çayırova Arçelik, Eskişehir Arçelik, Çerkezköy Arçelik, Federal Mogul Sapanca, Federal Mogul İzmit, MMK Metalurju İzmit, ECA, Manisa İndesit, CMS, Ege Çelik, Habaş, İDÇ (İzmir Demir-Çelik), Mercedes-Benz Hoşdere, Mercedes-Benz Aksaray, MAN Ankara, TürkTraktör Ankara, B/S/H/, Trakya Döküm, Hema

     

    3 yıllık sözleşmenin, düşük ücretlerin ve daha kötü çalışma koşullarının dayatıldığı bu koşullarda MESS’in kırmızıçizgilerine karşı metal işçisinin kırmızıçizgilerini koyan bu duyurunun metal işçisinin gerçek iradesi olduğu açık. Sendikaların bu iradeyi tanımalarıysa belirtilen iç örgütlenme mekanizmalarının hızla yaratılması ve kritik grev sürecine ilişkin etkin fabrika çalışmalarına girişilmesiyle mümkündür.