• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-01-09
  • Metal işçileri patronların "grev oylaması" oyununu da bozarak adım adım greve hazırlanıyor

    Metal sektöründe grev kararlılığı karşısında patronların getirdiği “grev oylaması” tuzağı işçilerin kararlılığıyla bozulmaya devam ediyor.

     

    EMİS’i oluşturan uluslararası şirketler General Elektrik Grid Solution (Alstom), Schneider Enerji, Schneider Elektrik ve ABB işyerlerinde çalışan 2200 işçiyi kapsayan ve 7 Eylül’de başlayan grup toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine, Birleşik Metal-İş Sendikası 26 Aralık 2016 tarihinde grev kararı alarak, aynı gün işyerlerinde ilan etti. Alınan kararın 20 Ocak 2017’de hayata geçirileceğini duyurdu.

     

    EMİS, alınan grev kararına karşı fabrikalara grev oylama sandıkları koydurdu. Fabrikada çalışan ve sendikalı olamayan tüm personeli (beyaz yakalılar, idari personel) kapsayan bu oylamalarla “greve hayır” sonuçları çıkarmayı hedefledi. Fakat sonuç hiç de patronların ve EMİS’in beklediği gibi olmadı ve ezici çoğunlukla sandıklardan greve “evet” çıktı.

     

     

    Sadece IBB kaldı

     

    İlk oylama 4 Ocak’ta Schneider Enerji’de  yapıldı. 309 “evet”e karşı, 110 “hayır” oyu ile işçiler grev kararlılığının altını çizmiş oldular.

     

    6 Ocak günü de Schneider Elektrik ve GE Grid Solution (Alstom) işyerlerinde grev oylaması  yapıldı. İki kere oylamaya gidilen GE Grid Solution’da 683 “evet”e karşın 161 “hayır” oyu alındı. Bir kritik işyeri de, Schneider Elektrik işyerleriydi. Burada da sonuç 708 “evet”e  567 “hayır” oldu.

     

    İşyerlerinin hepsinde beyaz yakalıların da  “evet” demesiyle patronların ve EMİS’in hayalleri hüsranla sonuçlandı.

     

    Son oylama da bugün IBB fabrikalarında yapılacak. Bu oylamada da büyük oranda “evet” çıkması bekleniyor.

     

    Metal işçisi iradesini kuşanmalı

     

    Tabi bu sonuç EMİS’in ve metal patronlarının oyunlarının sonu değil. Patronların OHAL iklimine de yaslanarak MESS patronlarıyla eşgüdüm içinde grevin yasaklanmasını bekledikleri ve bu gerçek içinden uzlaşmaz bir tutum sergiledikleri açık.

     

    Burada sorun metal işçilerinin daha önceki deneyimlerden de yola çıkarak gerek patronlar gerekse BMİS üzerinde oluşturacakları basınçtır. Keza BMİS’in önceki TİS döneminde tabanın basıncıyla almak zorunda kaldığı grev kararını uygulanmasının ikinci gününde gelen Bakanlar Kurulu yasağı karşısında nasıl hızla havlu attığı ve bu geri adıma karşı tutum alan işçilere nasıl bir düşmanlık gösterdiği tüm canlılığıyla hafızalardadır. Zaten metal patronlarının uzlaşmaz tutumunda OHAL koşullarının pervasızlığının yanısıra BMİS’in gev iradesi gösteremeyeceğine duydukları güven de belirleyicidir.

     

    Metal işçisinin dayatılan esnek çalışmaya, güvencesizlik ve düşük ücretlere karşı bu dönemde koyacağı kararlılık tüm işçi sınıfını olduğu gibi önümüzdeki dönemde başlayacak MESS Grup sözleşmeleri açısından da kritik önemdedir.

     

    Bu açılardan da aslolan, metal işçilerinin kendi öz iradelerine yaslanmaları ve sendika bürokrasisinin dayatacağı irade yerine, bu iradeyi sendikaya taşımakta ısrarcı olmalarıdır. Bunun için gerekli iç örgütlenmeyi yaratmaları ve pekiştirmeleridir.