• Paylaş

    KATEGORİ : Yok

    Eklenme tarihi : 2014-06-23
  • Komünizm ancak egemen halkların “hep birlikte” ve aynı anda bir eylemi olarak mümkündür

    [5. Komünizmin Maddi Öncülü Olarak Üretici Güçlerin Gelişmesi]

     

    Filozofların anlayabilecekleri bir terim kullanmak gerekirse bu “yabancılaşma”, haliyle, ancak iki pratik koşul varsa ortadan kaldırılabilir. Yabancılaşmanın “tahammül edilemez” bir kudret, yani insanların ona karşı devrim yapacağı bir kudret haline gelmesi için, insanlığın büyük yığınını “mülksüz” bırakmış olması, aynı zamanda, mevcut zenginlik ve kültür dünyasının çelişkilerini üretmiş olması gerekir. Her iki koşul da üretici güçlerde büyük bir artışı, yani üretici güçlerde yüksek bir gelişme derecesini varsayar.

     

    Öte yandan, üretici güçlerin bu düzeydeki gelişmesi, (ki bizatihi bu gelişme, insanların güncel ampirik varoluşlarının, yerel değil de dünya-tarihsel bağlamda belirdiğini ima eder) mutlaka gerekli bir pratik koşuldur. Çünkü bu gerçekleşmeden, sadece yokluk genelleştirilmiş olur. Yoksunlukla birlikte ihtiyaçlar için mücadele ve bütün o eski melanet zorunlu olarak yeniden üretilir. Dahası, ancak üretici güçlerin bu evrensel gelişmesi sayesindedir ki, insanlar arasında evrensel bir ilişki kurulabilir. İnsanlar arasındaki evrensel ilişki, bütün uluslarda aynı anda “mülksüz” yığınlar olgusunu (evrensel rekabet) yaratır, her ulusu öteki ulusların devrimlerine bağımlı kılar ve yerel bireylerin yerine dünya-tarihsel bireyleri, ampirik olarak evrensel bireyleri koyar.

     

    Bu gerçekleşmeksizin, birincisi, komünizm ancak yerel bir olgu olarak varlık bulabilir. İkincisi, bizatihi ilişki güçleri, evrensel, dolayısıyla “tahammül edilemez” kudret olarak gelişemeyip hurafelerle çevrili yerli “koşullar” olarak kalır. Üçüncüsü, ilişkinin her yayılması yerel komünizmi ortadan kaldırır.

     

    Ampirik olarak, komünizm ancak egemen halkların “hep birlikte” ve aynı anda bir eylemi olarak mümkündür. Ki bu eylem, üretici güçlerin evrensel gelişmişliğini ve üretici güçlere bağlı olan kimyasal ilişkiyi önceden hazır varsayar.

     

    Bize göre komünizm, kurulacak bir düzen, gerçeğin kendisini uydurması gereken bir ideal değildir. Biz şimdiki durumu kaldırıp atmakta olan gerçek harekete komünizm diyoruz. Bu hareketin koşulları şu anda var olan öncüllerden çıkar...

     

    [Marks-Engels, Alman İdeolojisi]

     

    * * *

     

    “Yalnızca herkese yetecek kadarla kalmayıp, toplumsal sermayenin artması ve üretici güçlerin daha da gelişmesi için bir fazlalık üretmek olanaklı olmadığı sürece, toplumun üretici güçlerini kullanan bir egemen sınıf ve bir de yoksul ezilen sınıf her zaman olacaktır. Bu sınıfların nasıl oluştuklan üretimin gelişme aşamasına bağlı olacaktır. (...)

     

    Açıktır ki, üretici güçler, şimdiye dek, henüz herkes için yeterli miktarda üretebilecek ya da özel mülkiyeti bu üretici güçler için bir ayakbağı, bir engel haline getirecek kadar gelişmemişlerdi. Ama birincisi, büyük sanayiin gelişmesinin şimdiye dek duyulmamış ölçekte sermaye ve üretici güç yaratmış olduğu ve bu üretici güçleri kısa bir sürede sınırsız ölçüde artırması çarelerinin varolduğu;

     

    ikincisi, bu üretici güçlerin birkaç burjuvanın ellerinde yoğunlaşmış olmasına karşın, geniş halk yığınlarının giderek daha çok proleterler haline geldiği ve bunların durumlarının burjuvaların zenginliklerinin artması ölçüsünde daha da perişanlaştığı ve çekilmez bir hal aldığı;

     

    üçüncüsü, kolayca artırılabilecek bu kuvvetli üretici güçlerin, özel mülkiyetin ve burjuvaların boyutlarını toplumsal düzende her an en şiddetli patlamalara yolaçacak kadar aşmış olduğu bugün ise, özel mülkiyetin kaldırılması yalnızca olanaklı hale gelmemiş, mutlak bir zorunluluk olmuştur” (Engels, Komünizmin İlkeleri)