• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2018-02-01
  • Yol-İş, karayollarında çalışan 26 bin işçiden 10 bininin kadroya geçmekte kapsam dışı bırakıldığını belirtti

    Taşeron işçilere kadro bahşedildiği havasıyla yapılan düzenlemenin işçiler açısından hangi sonuçlara yol açtığını yaşayıp görüyoruz. Kadro başvuruları için gerekli evrakların toplanması bile özel bir gerilim konusu oluyor. İşçinin sadece kendisinin değil, ailesinin de sicilinin temiz olduğunu kanıtlamak zorunda bırakıldığı bu başvuru ve değerlendirme süreci tamamlandıktan sonra; bu sefer de mezhebinden, ırkından, yöresinden kaynaklı oluşabilecek ayıklamaların sancısıyla beklemeye geçiliyor. Ailenin herhangi bir üyesinin sicilinde sorun varsa gerilim tavan yapıyor!

     

    Bu süreç sadece taşeron firmalar bünyesinde çalışan işçiler için de değil, mesela belediyelere bağlı taşeron firmalarda çalışanlar için de böyle işliyor. Oysaki tüm bunları işe girdikleri anda zaten yaşamış işçiler bunlar… Taşeron firmaların veya kamu yöneticilerinin işçilere dayattıkları geçmişte açtıkları ve halen süren davalarından ya da kazandıklarından vazgeçmelerini buyuran metinlerin imzalatılması “çabası”, bunun bir baskıya dönüşmesi de işin cabası.

     

    Bunca gerilim ve belirsizlik içinde devletlilerle yolları kazara kesişen işçilerin azarlanması ve bir “yaşadığına şükret” denilmediğinin kalması da işin vurgulanmadan geçilemeyecek başka bir boyutu.

     

    Tüm bu gerilimlere bir de daraltıla daraltıla kuşa çevrilen kadroya alınacak işçi standartları eklenince iş iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.

     

    Kimlerin alınacağı-kimlerin eleneceği netleştikçe de “dağ fare doğurdu” demek dışında bir şey kalmıyor.

     

    Yol-İş Sendikası’nın yaptığı açıklamalar bu açıdan çarpıcı. Sendika karayolları bünyesinde çalışan 26 bin işçiden 10 bininin kapsam dışı bırakıldığı belirtti.

     

    Yol İş Genel Başkan Ramazan Ağar, KHK’de iş kolları vurgusunun iyi niyetten yoksun olduğunu ve kargaşa çıkaracağını söyledi. Ramazan Ağar, taşeron sistemiyle çalışan işçilerin sorunlarının çözümü için uzun müzakereler yapılarak sonuca gidilmesi ve kimsenin mağdur edilmemesi gerektiğini anlattı.

     

    Ağar, “‘Bir tarafta birini sevindiriyorsun bir tarafta aileleriyle birlikte üzüyorsun. Böyle bir düzenleme olmaz” diye konuştu. Yol İş 1 No’lu Şube Başkanı Gökhan Gedikli de, “Şubelerimizde bakım onarım işinde, menfez temizlemesinde, tünel bakım işlerinde müşavir firmalar adı altında çalışan arkadaşlarımız kadroya alınmıyor. Bunlar için üzüntü duyuyoruz” dedi.

     

    Karayollarında durum böyle… Diğer alanlarda ne olup bittiğini, kimlerin alınıp-alınmayacağını da kapsamı zaten oldukça dar olan düzenlemenin pratikteki çarpıcı karşılığıyla göreceğiz.