• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-11-08
  • Kadro istedikleri için dava açan İzelman işçileri neden işten atıldı, sendikanın tutumu ne oldu?

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde İzelman’da çalışırken kadro istedikleri için dava açan, davaların sonuçlanmasına az zaman kala işten çıkarılan ve o zamandan beri çeşitli biçimlerle mücadele yürüten işçilerden Barış Kaya’yla yaşadıkları süreç üzerine konuştuk.

     

    Alınteri: İzelman’dan işten atılma sürecinizi bize anlatabilir misiniz?

    Barış Kaya: İzmir Büyük Şehir Belediyesi’ne karşı yaklaşık 600 işçinin kadro için açmış olduğu dava var. Bu davalara muvazaa davası deniliyor. Açılan bu davalar bitmek üzereyken işten çıkarmalar başladı. 8-10 ay önce parça parça başlayan işten çıkarmalarla toplamda 200 işçi işten çıkarılmış oldu.

     

    Bu işten çıkarılan işçiler belediyenin çeşitli birimlerinde çalışan ve sendikalı olan işçiler. İşten çıkarılma sebebi olarak “verimsiz, rapor almış” deniyor. Bu işçiler arasında 15-20 yıldır çalışan arkadaşlarımız var. Belediyenin söylediği hiçbir şey doğru değil. İş kazası geçirmiş olan arkadaşlarımızı bile hiçbir gerekçe göstermeden işten çıkardılar.

     

    Eğer kamuoyuna bunlar böyle yansısaydı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘APK taşerona kadro vermiyor, biz vereceğiz’ söylemleriyle olan çelişkileri net olarak ortaya çıkacaktı ve haksız işten çıkardıkları da kamuoyuna yansımış olacaktı. Bizim haklılığımız görünür olacaktı kamuoyu nezdinde de. Üstelik bir taraftan kadro için dava açan işçileri parça parça işten çıkarırken bir taraftan da yaklaşık 2 bin 500 taşeron işçi işe alındı. Amaç İzmir Büyük Şehir Belediyesi bünyesinde kadrolu çalışan işçileri taşeronlaştırmak… Bizim yaşadıklarımız da bu politikanın ürünü olarak karşımıza çıkıyor.

     

    Üstelik bu son işe alınan taşeron işçileri de 2, 3, 6 aylık, 1 senelik süreli sözleşmelerle kiralık işçi statüsünde işe alıyor. Bunun sonucu olarak son aylar içinde üç işçi iş kazasında hayatını kaybetti; ki bundan önce park-bahçelerde ağaç budarken hiçbir işçi ne ölümlü ne de yaralanma gibi bir olayla karşılaşmamıştı. Çünkü kadrolu yani kendi bünyesinde çalıştırdığı işçiler en az 10-20 senedir çalışan işçilerdi ve işçi sağlığı, iş güvenliği eğitimi veriliyordu. Bir de artık işi bilen işçilerdi.

     

    Son süreçlerde ‘yoldan geçenler’ kısa vadeli, geçici şartlarda işe alındığı için işin nasıl yapılacağı konusunda en ufak bir bilgileri yok ve hiçbir şekilde iş eğitimi de verilmiyor. Böyle olunca hiç ölüm riski olmaması gereken işlerde ölümler meydana gelmeye başladı.

     

    Alınteri: Siz sanırım DİSK Genel-İş Sendikası’na üyesiniz. Sendikanın bu duruma karşı tavrını biraz anlatabilir misiniz?

    Barış Kaya: Evet DİSK Geneli-İş üyesiyiz. DİSK Genel-İş Sendikası’nın 20 bin üyesi var ve hiçbir işçisine sahip çıkmamakla birlikte, hiçbir sorunuyla da ilgilenmedi. Tüm maddi kaynağı da İzmir’den ve işten çıkarılan hiçbir işçisine de sahip çıkmadı. CHP’nin Meclisteki gurubunda milletvekilleriyle görüştüğümüzde işten çıkarılan işçi listesinin sendika tarafından belediyeye verildiği söylendi. Genel-İş Sendikası’nın da bunda ortaklığı var işin açıkçası. 8-10 ay içinde işten çıkarılmalara sessiz kaldığı gibi kadro için dava açarken işçi arkadaşlarımıza da, “Bize mi sordunuz? Dava açmasaydınız” dediler.

     

    Alınteri: Sendikaya hiç ‘biz dava açacağız’ diye bir bilgi verdiniz mi, verdiyseniz nasıl karşılandınız?

    Barış Kaya: Giden arkadaşlarımız oldu. Ama sendika bunu kabul etmedi. Çünkü büyükşehirdeki kadrolu işçiler Belediye-İş Sendikası’nda örgütlü. Diğer işçiler de kadro davasını kazanırsa Belediye-İş’in gücünün artacağından, tabanını kaybetmekten korkuyor. Üstelik işten çıkarılacak olan arkadaşların listesini ellerine alıp tüm birimleri dolaştılar. ‘Açmış olduğunuz veya açacağınız davaları geri çekin yoksa işten atılacaksınız’ dediler, hatta işveren adına işçi arkadaşlarımızı tehdit ettiler. Karayollarında sendika işçiler adına bu davaları açtı ve kazandılar, işçiler de iş başı yaptı. Biz de bunu kendimize örnek aldık ve kadro için dava açtık, Ama sendika bize sahip çıkmamakta kararlı.

     

    Sadece Genel İş 2. No’lu Şube iki arkadaş için kadro davası açtı. Dava kazanımla sonuçlandı. İki işçi işe geri alındı ve bir süre sonra işten çıkarıldılar ve bu olayın üstü örtüldü. Buradan da anlaşılacağı üzere laf olsun diye!.. Genel İş 2. No’lu Şube de kendi üyelerine sahip çıkmadı. Oysa yasada bunun yeri var.

     

    Alınteri: Geçen gün İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde yaptığınız eylemde önümüzdeki günlerde açlık grevine başlayacağınızı açıkladınız. Neden açlık grevi yapmayı düşünüyorsunuz?

    Barış Kaya: Biz her yere, herkese bu sorunun çözülmesi için gittik. Yasal süreci de devam ettiriyoruz. Sendikaya da sahip çıkması için gittik. Ancak hiçbir şekilde olumlu bir cevap alamadık.  Bu güne kadar çeşitli eylemlilikler de yaptık. Şahsen ben kendim de açlık grevine olumlu bakmıyorum. Kendi içimizde de tartışılan bir konu ve birçok arkadaşımız da sıcak bakmıyor. Biz de iş buraya varmasın diye uğraşıyoruz. Ama içimizden iki arkadaşımız açlık grevine başlamaya karar verdi. Biz de mücadelemizi kazanana kadar devam ettirmeye kararlıyız.