• Paylaş

    KATEGORİ : ÇEVRE-KENT

    Eklenme tarihi : 2016-12-19
  • İnşaat terörünün bu seferki adresi de Bursa Osmangazi oldu

    Bir şantiye alanına dönüştürülen Türkiye’de hafriyat kamyonlarının insan ezmesi ya da yıkılan bir binanın duvarının çökerek ölüme neden olması, bina yıkılırken yan binaların zarar görmesi adetten oldu. (Sadece birkaç örnek için bakınız: http://alinteri.org/mersin-de-havuz-insaatinda-gocuk.html, http://alinteri.org/konya-da-okul-insaatinda-gocuk.html, http://alinteri.org/yine-insaat-teroru.html, http://alinteri.org/ya-ogrenciler-olsaydi.html )

     

    Bu örneklere bugün bir yenisi daha eklendi. Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesindeki habere göre, Merkez Osmangazi İlçesi'ne bağlı Pınarbaşı Mahallesi Pınarbaşı Caddesi'ndeki eski bir binayı yıkıp yerine yenisini yapmak isteyen bir müteahhitlik firması, yeni inşaatın temel çalışmalarına geçen pazartesi günü başladı. Temel çalışmalarından zarar gören yan taraftaki 56 yaşındaki Sabahat Kiriz'e ait iki katlı binanın yan duvarı bu sabaha karşı saat 04.00 sıralarında çöktü. Çökme sırasında çıkan seslere uyanan bina sakinleri evlerini boşalttı.

     

    Yan duvarı çöken binanın sahibi Sebahat Kiriz, geçen pazartesi günü temel kazım çalışmalarına başlandığını belirterek kazı çalışmalarının başladığı gün evlerinde hasar oluştuğunu ifade etti. Kiriz, "Yan binada kazı başladığında bir hasar oldu. Polisleri çağırdık, anlaşma yoluna gidildi ve bize zararın karşılanacağını söylendi. Evi yapacak olan müteahhit hiçbir zaman gelmedi. Mimar var o ilgileniyor bizimle, ama bu durumda kimseye güvenimiz kalmadı. Mağdur durumdayız" diye konuştu. Ayrıca çalışmalar nedeniyle arsaya sınırı bulunan iki evin de tehlike altında olduğu belirtildi.

     

    Ne insan sağlığı ne can güvenliğinin önemsenmediği ve rant uğruna her şeyin yapılabildiği bu 'müteahhitler çağında' insan yaşamının basit pazarlıklara konu edilmesi alışılagelen oldu. Şantiyelerdeki iş cinayetlerinde işçinin kanı üzerinden dönen pazarlılarla aileler “susturulur”, inşaat çalışmalarında çöken yan binanın duvarı için bu haberde olduğu gibi polis aracılık yaparak insanları riske atacak anlaşmalar yapılır…

     

    Dev şantiyelerin yanı başında yaşayanların düşünülmediği müteahhitlerin bu altın çağında her şey pazarlıklara tahvil edilerek sorun “tatlıya bağlanır”. Üç kuruşa tamah ederek yaşamının tümünü riske atan bina sahipleri de açgözlü müteahhitlerin işini kolaylaştırmaktan geri durmaz. Onlara “ne var yani yıkarız parasını da veririz” rahatlığı yaşatan bu tutumlar sürdükçe kentlerin, doğanın, yaşamın talanı da katlanarak sürecektir. Bursa’daki örnek bu açıdan tipiktir. Yıkıma neden olan müteahhit “parasını da vermiyor” nitekim…