• Paylaş

    KATEGORİ : GENÇLİK

    Eklenme tarihi : 2017-09-18
  • MEB'in 2016-2017 öğretim yılına ilişkin açıkladığı okullaşma raporu çok şey anlatıyor

    Okulların yeni ders yılı için zil çaldığı bugün Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) açıkladığı veriler yap-boz tahtasına dönüşen eğitim sisteminin nasıl bir dönüşüm yaşadığının da rakamsal ifadesi oldu. İlkokollaşmada son 10 yılın en düşük oranına inildiğini, önceki yıllarla kıyaslanmayacak sayıda kız çocuğunun liseye başlamadığını, imam hatipleşme oranının neredeyse iki katına çıktığını, dışardan eğitimin (dolayısıyla çocuk işçilik ve ‘gelinliğinin’) yaygınlaştığını gösteren bu veriler içinde, eğitimin ticarileşme düzeyine ilişkin somut bir veri yok. Verilerde on binlerce öğretmenin OHAL KHK’larıyla ihraç edilmesi nedeniyle ciddi bir öğretmen açığının da olduğu itiraf ediliyor.

     

    İmam hatipte artış

     

    Emekçi çocuklarının 4+4+4 eğitim sistemiyle dışardan okumaya, çocuk işçiliğe-“gelinliğe”, imam hatiplere mahkum ve teşvik edildikleri artık MEB’in rakamlarıyla da dile geliyor. Eğitimin İHL’leşmesi artık soyut bir tartışma değil, kesin bir gerçektir. Verilere göre imam hatip lise ve ortaokullarında okuyan öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 75 bin 767 kişi artarak toplamda bir milyon 155 bin 932’e yükseldi. Bu öğrencilerden 503 bin 978’i imam hatip lisesi, 651 bin 954’ü ise imam hatip ortaokullarında öğrenim gördü.

     

    Bir önceki yıl bin 149’u lise ve bin 961’i imam hatip ortaokulu olmak üzere 3 bin 110 imam hatip okulu hizmet verirken; geçen eğitim-öğretim yılında bu sayı bin 2 artarak, 4 bin 112’ye ulaştı.

     

    İlkokullarda gerileme

     

    MEB’in yayınladığı 2016-2017 öğretim yılına ilişkin net okullaşma oranlarında dikkat çeken başka bir konuysa ilkokullaşma oranında son 10 yılın en düşük seviyesine inildiğidir. Verilere göre ilkokul çağındaki çocukların net okullaşma oranı yüzde 91,18’e düştü. Geçen yıl toplamda ilkokulda 4 milyon 972 bin 430 öğrenci öğrenim görürken, 482 bin 188 çocuk ise okullaşamadı. Okullaşamayan çocuklardan 249 bin 698’i erkek, 232 bin 490’ı ise kız çocuklardan oluştu.

     

    Açık lise yaygınlaştı

     

    Aynı verilere göre, lise çağındaki çocukların yüzde 82,54’üne denk gelen 5 milyon 849 bin 970 öğrenci açık lise ve liselerde öğrenim gördü.

     

    4+4+4 zorunlu eğitimine geçilmeden önce MEB’in önceki yıllardaki verilerine göre açık öğretime kayıt yapan öğrenci sayısı 1 milyonu bulmazken, 4+4+4 sonrasında ise 2016-2017 verilerine göre  açık öğretim lisesindeki öğrenci sayısı 1 milyon 287 bin 249’a çıktı.

     

    Yüzbinlerce kız liseye devam etmedi

     

    Öğrenim göremeyen ve öğrencilerin yüzde 17,46’sına denk gelen bir milyon 240 bin 902 çocuk ise lise çağındaki zorunlu eğitime katılamadı. Eğitim alamayan çocuklardan 658 bin 286’sı erkek, 582 bin 616’sı ise kız çocuklardan oluştu.

     

    Eğitim sistemi yeniden tartışılırken... 

    Bu verilerin eğitimin hem imam hatipleşmesi hem de emekçi çocuklarının dışardan eğitime teşvikle işçileşmesi ya da “gelinleşmesi” anlamına geldiği açık. Parası olan ailelerin çocuklarını (TEOG’u geçerek nispeten nitelikli liselere gidememeleri durumunda) sayısı her geçen gün büyüyen özel okullara gönderdiği de... Nitekim eğitimin sadece imam hatipleşmediği aynı zamanda kapsamlı bir ticarileşmeyle karlı bir pazar haline geldiği artık yalın bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

     

    Devlet okullarında “iyi ve deneyimli öğretmen” borsalarının kurulduğu, ailelerden toplanan paralar dışında herhangi bir ödenek olmadığı için doğru düzgün hizmet verilmediği bu koşullarda, bir kez daha tartışılan eğitim sistemi bakalım bu sefer nasıl bir yönelimin somut ifadesi olacak.