• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-01-11
  • İBB, İETT'nin büyük oranda özelleştirilmesine hazırlanıyor

    Bütçeden aldığı pay 2017’de 2016’ya göre yüzde 15 oranında artarak konsolide bütçesi 42 milyara ulaşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bir de 148 yıllık İETT’yi özelleştirmenin düğesine basarak bunu katlama telaşına düşmüş görünüyor.

     

    Neoliberal politikalarla Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri haline getirilen İBB’nin aylardır hazırlığını yaptığı ve önümüzdeki günlerde İBB Meclis’ine getireceği plana göre İETT’nin 3 bin otobüsü İBB’ye, İBB'nin de bu otobüsleri kendisine bağlı taşeron firma Otobüs AŞ.’ye devredeceği bekleniyor. Metrobüs ve tramvay dışındaki şehir içi ulaşımdan çekilecek olan İETT, bundan sonra sadece ulaşımı koordine etmekle görevli olacak. Bu düzenlemeyle toplumsal ihtiyaçlar içinde özel bir yere sahip olan kent içi ulaşım önemli oranda piyasaya devridilmiş olacak. 2010 yılında Otobüs Aş.’nin kurulmasıyla başlayan bu süreç böylece tamamlanacak.

     

    Vergi kesintilerinin pekçok kaleminin belediye hizmetlerine gittiği biliniyor, İBB gibi büyük şirket haline gelen belediyelerin merkezi bütçeden oldukça şişkin paylar aldıkları da… Diğer taraftan alınan devlet borçlarını da hesaba kattığımızda burada devasa bir para döngüsünün gerçekleştiği görülür. Ki bu “şirketlerin” (belediyeler)  “kamudan” (devlet yani bizim vergilerimiz) aldıkları borçlar o kadar şişmiş ki geçtiğimiz günlerde yapılan bir düzenlemeyle bundan sonra kendilerine ayrılacak bütçenin yüzde 50’si bu borçlar için kesilecek. Daha önce yüzde 7,5 en fazla yüzde 40 olarak sınırlanmış olan bu klesintinin şimdi yüzde 50’ye çıkarılması devletin belediye hizmetlerinin tamamen ticarileşmesini dayatması dışında bir anlamı olmadığı açık. İBB’nin İETT’yi ulaşım hizmetinden büyük oranda çekmesi bu kesintilerle de doğrudan ilişkili olduğu anlaşılıyor. Bütçenin borçlar için kesilen bölümünü halkın cebinden çıkarmaya dönük düzenlemelerin sadece İETT’nin özelleştirilmesiyle sınırlı kalmayacağı da...

     

    İETT’nin şehir içi otobüs hizmetlerinden çekilmesi ve otobüslerin Otobüs AŞ.’ye devredilmesi Meclis ve Sayıştay’ın denetimi dışına çıkmasının yanısıra fiyatların da piyasa kurallarına uygun olarak kuralsızlaşması anlamına geliyor. Kent içi ulaşımın kâr odaklı bir mantıkla yeniden düzenlenmesi…

     

    İşin bir yanını bu oluştururken diğer yanını da binlerce İETT şoförünün daha düşük ücretler ve iş güvencesinden uzak koşullarda çalışması oluşturuyor.

     

    İETT’nin özelleştirilmesi zaten oldukça pahalı olan kent içi ulaşımın artık kontrolsüz bir şekilde artması ve aynı zamanda çalışanların da aynı keyfiliklere maruz kalması anlamına geliyor. Bu girişim kriz-yağma-talan politikalarından bağımsız olmadığı gibi, arkası başka saldırı ve gasp biçimleriyle gelecektir.