• Paylaş

    KATEGORİ : ÇEVRE-KENT

    Eklenme tarihi : 2016-12-06
  • "Acele kamulaştırma" kararının alındığı Gazi Mahallesi'nde yıkım tedirginliği var

    Canan Coşkun/Cumhuriyet

     

    Alevi ve Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu Gazi Mahallesi’nin sokaklarında bugünlerde yıkım tedirginliği yaşanıyor. Nedeni ise Bakanlar Kurulu kararıyla Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı bağlantısının “acele kamulaştırma” kararıyla mahallenin içinden geçirilecek olması. Hukuk savaşı başlatan mahalleli, “Para değil önemli olan. Buralar çocukluğumuzun geçtiği yerler. Sığınacak başka bir yerimiz yok” diyor.

     

    Alevi ve Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu Gazi Mahallesi’nin sokaklarında bugünlerde bir yıkım tedirginliği dolanıyor. Tedirginliğin sebebi de 657 bin ağacın kesilmesine neden olan Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kınalı bağlantısının Resmi Gazete’de yayımlanan acele kamulaştırma kararıyla mahallenin içinden geçirilecek olması. Mahalleli ise yürütmenin durdurulması istemli davalarla hukuki savaş başlatmış durumda.

     

    Bakanlar Kurulu, 11 Ekim 2016 tarihli yazısıyla Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında hazırladıkları listede yer alan Sultangazi, Eyüp ve Başakşehir’deki bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verdi. Alibeyköy, Mahmutbey, Eski Habipler mahallelerinin de yer aldığı listede Sultangazi’deki Gazi Mahallesi olarak bilinen Alevi nüfusun yoğunlukta olduğu Zübeyde Hanım, Yunus Emre ve 50. Yıl mahalleleri de bulunuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzalı karar 22 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

     

    Karara göre Gazi Mahallesi’nin ilk yerleşim bölgelerinden olan Zübeyde Hanım Mahallesi’nde 868 No’lu parselin acele kamulaştırılması isteniyor ancak zemin etüdü için mahallede bulunan işçiler 30 binden fazla nüfusu bulunan Zübeyde Hanım Mahallesi’nin altından tünel geçeceğini söylüyor. İşçilerin bu dediğini destekleyecek şekilde tünelin biteceği yer olarak belirtilen mahalledeki karakolun arkasında da zemin etüdü çalışmaları başlamış bile. Barınma hakkı ile ilgili çalışmalar yürüten Sosyal Haklar Derneği Başkanı Avukat Can Atalay, kararı 3. köprünün verdiği zararın ne boyutlara geldiğinin somut görüntüsü olarak değerlendiriyor ve “Yurttaşlar idari işlerin ve eylemlerin dayanağının ne olduğunu dahi öğrenemiyorlar. Uygulama ile Bakanlar Kurulu kararı sınırlarının ötesine geçmiş olduğunu anlıyoruz” diyor.

     

    İdarenin asıl amacı...

     

    Ev sahiplerinin küçük bir kısmı Danıştay’a yürütmenin durdurulması istemli davalar açmış durumda. Ev sahipleri dilekçelerinde acele kamulaştırma usulüne başvurulması için gerekli olan aciliyet olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle kararın hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. İdarenin asıl amacının olağan kamulaştırmayla elde edemeyeceği taşınmazları, acele kamulaştırma yoluyla elde etmek istemesi olduğunu vurgulayan mahalleli, dilekçelerinde “Bu nedenle idare asıl amacına başka bir yasal dayanakla ulaşmak istemi açıkça görüldüğünden işlem maksat unsuru bakımından açıkça hukuka aykırıdır. Acele kamulaştırılacak tek tek taşınmazların kamulaştırma işlemi sonrasında hangi amaçla ve nasıl işlevlendirileceğinin belirsiz olması da başlı başına bir hukuka aykırılık nedenidir” diyor.

     

    ‘Haber bile verilmedi’

     

    Mahallelinin konuyla ilgili ne düşündüğünü anlamak için Bakanlar Kurulu kararı ile evleri acele kamulaştırma alanında kalan sakinlerle mahallede bir araya geldik. Mahalledeki engin his umutsuzluk olsa da küçük bir grup uzun yıllardır yaşadığı, çocukluklarının geçtiği evleri için mücadelenin ilk adımını atmış. Dava açan ev sahiplerinden Haydar Doğan, 22 yıldır Zübeyde Hanım Mahallesi’nde yaşadığını belirterek, “Eskiden böyle bir karar alındığında bir bilgi gelirdi. Şimdi haberimiz bile olmadı” diyor. 30 yıldan fazla süredir burada yaşadığını söyleyen Nurgül İyidoğan ise “Para değil önemli olan. Buralar çocukluğumuzun geçtiği yerler. Sığınacak başka bir yerimiz yok” diyor. 20 yıllık mahalle sakini Elif Gülçiçek ise, “Evlerimiz elimizden alınırsa ikinci bir planımız yok” diye konuşuyor. Bu sırada söze 67 yaşındaki babasının “varı yoğuyla buradaki evi yaptığını” söyleyen İskender bey giriyor. “Niye itiraz ediyorsunuz ki? Gücün karşısında ne yapabilirsiniz” ifadelerini kullanan İskender beye orada bulunan diğer ev sahipleri neden itiraz edilmesi gerektiğini anlatıyor umutlarını kaybetmeden.

     

     

    Belediyenin de haberi yok

     

    Tünelin diğer ucunda yer alan Esentepe Mahallesi’nde görüştüğümüz ev sahiplerinden davacı Hakan Yıldız, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdönmez ile arasında geçen bir diyaloğu anlatıyor. Yıldız, görüşmek için gittiği Erdönmez’in söz konusu kararla ilgili bilgisi olmadığını söylediğini, hatta tek bilgisinin halkın götürdüğü belgelerden ibaret olduğunu söylüyor. Yıldız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görüştükleri bir yetkilinin evlerinin olduğu yerlerin imara açıldığını söylediğini, bu acele kamulaştırma kararına şaşırdığını söyledi. Ev sahiplerinden Soner Çağrı ise, 1988’den bu yana burada yaşadığını belirterek, yerleştiklerinde su ve kanalizasyon sistemini kendi imkanlarıyla yaptıklarını söylüyor ve konuyla ilgili bilgilendirilmemelerinden şikâyet ediyor.

     

     

    Tek başına yaşadığını söyleyen Bedriye teyze de (Yükler), “Bizi bunca zaman oyaladılar ‘imara açacağız’ diye. Beni buradan çıkarırlarsa gidecek hiçbir yerim yok. Devletle ölünceye kadar bana bir yer vermeleri için anlaşırım. Öldükten sonra onların olsun” diyor.