• Paylaş

    KATEGORİ : KÜLTÜR-SANAT

    Eklenme tarihi : 2017-10-26
  • Gericilikle beslenen yobazlar, sahte kutsallarını korumak için "Hırka Altında Adam"a saldırdı

    Aze Hazan Hezdar

     

    İKSV tarafından Koç Grubu sponsorluğunda düzenlenen 15. İstanbul Bienali ile eşzamanlı olarak Üsküdar’daki Abdülmecid Efendi Köşkü'nde süren “Kapı çalana açılır” sergisindeki bir eser geçtiğimiz günlerde gerici medyada “Bu rezilliğe hemen son verin” denilerek hedef gösterilmiş, gündem olmuş ve bunun sonucunda ise üç kişilik küçük bir grup tarafından saldırıya uğramıştı. 22 Ekim’de saldırıya uğrayan eser Ron Mueck'e ait olan "Hırka Altındaki Adam" heykeliydi. Eseri tahrip etmelerini önlemeye çalışan güvenlik görevlisini itekleyerek yere düşüren saldırganlar diğer güvenlik görevlilerin müdahalesiyle heykelden uzaklaştırılıp dışarı atılmıştı. Bu sırada "Laiklik bu mu?" , "Bu memleket sizin yüzünüzden bu hale geldi" , "Burada bunlar sergilenemez" diye bağıran gruba, sergiyi gezmeye gelen vatandaşlar da tepki göstermişti.

     


    Tepki gösteren vatandaşlara ve güvenlik görevlilerine bağırıp tehditkar parmaklarını havada sallayan saldırganlardan biri gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Gözaltına alınan saldırganın, Bolu eski BBP İl Başkanı Mahmut Alan olduğu ortaya çıktı. Bizzat kendisinin Facebook üzerinden video ile yaptığı açıklamada bu vandallık için özel olarak Bolu’dan geldiğini söyleyen Alan’ın 'Hayvan Hakları Kanunu'na muhalefet', 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek ve aşağılamak, 'ruhsatsız silah bulundurmak', 'Gösteri Kanunu'na muhalefet etmek', 'tehdit, darp, kasten yaralama', 'hakkı olmayan yere tecavüz' gibi 24 ayrı suçtan polis kaydı olduğu öğrenildi. Alan, geçen aylarda HDP genel merkezinin önüne gelerek binaya doğru etek fırlatmış, Mesut Barzani’yi ise Atatürk Havalimanı’nda ‘fantezi iç giyim’le ‘protesto’ etmişti.

     


    Saldırganların üstü kapalı destekçilerinden biri olan Ahmet Hakan da köşesinde sanattan ne kadar anlamadığını ve anlamadığı şeyleri ne kadar pervasızca eleştirebileceğini “Öyle böyle üryanlık değil. Sevimsiz. İrrite edici. Rahatsız edici. Kusturucu. Mide bulandırıcı. Bağlamsız. Anlamsız. Amaçsız. Bir gazete köşesinde yayınlanamayacak kadar berbat şeyler.” sözleriyle bir kez daha dışa vurdu. 

     


    Saldırının gerekçesi olarak “Abdülmecid Efendi Köşkü’nün kutsal ziyaret mekanı olması” ve “Mihraba cinsel organları görünen bir insan heykelinin konulması”‘nı gösteren saldırganlar ve destekçilerinin sanata, kültüre, dine bakış açıları oldukça endişe verici. Yalnızca tahayyül güçlerinin dışına çıkan olguları taşlamakla kalmayıp, kendi fetişleştirdikleri değerlerin dahi bilincinde değiller. İsminin sonuna “hazretleri” koydukları son İslam halifesi 2. Abdülmecid bir müzisyen ve ressamdı. Hem de nü tabloları ile ünlü olan bir ressam. Kutsal ziyaret mekanı sandıkları mekan, 2. Abdülmecid’in genelde sanatçı arkadaşlarıyla görüştüğü ve vakit geçirdiği yazlık konak, mihrap sandıkları yer ise güneybatıya dönük olan bir şömine idi.

     

     

    Saldırdıkları heykel ise hiperrealist heykel anlayışının sınırlarını zorlayan bir sanatçı olan ve eserleri dünyanın dört bir yanını dolaşmış Ron Mueck’in “Hırka Altındaki Adam”ı. Eserin izleyiciye asıl geçirmek istediği duygu hırkasıyla çıplak vücudunu kısmen de olsa örtebilmiş olan bir adamın huzursuzluğu, dış dünyaya karşı duyduğu korku ve çekingenlik olsa da eser bu saldırıyla daha da anlamlandı. Adam, sanki yaşayacaklarını önceden biliyormuş gibi kendini korumaya almış, üzerini örtmüş… Ama tıpkı dış dünyadan kaçamayacağı gibi onu tahrip etmek isteyenlerden de kaçamamış… Suratında, ne yapacağını bilmemenin çaresizliği var ve o kadar gerçek ki; bakışları, her an karşılaşabileceğimiz, güncel olaylara karşı nasıl tepki vereceğini artık kestiremeyen bir insanın bakışlarıyla aynı. Hırkanın altındaki bu adam, ne yapacağını bilemeyen, günden güne hırkasının altına çekilen bir toplumun tek bir bedende soyutlanmış hali gibi.