• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2018-01-19
  • Aklımızla alay etmeye, hakikati “Ankara’nın karanlık dehlizlerine” gizlemeye devam ediyorlar.

    KATİLLERİ BİLİYORUZ!.. HEPİNİZ ORADAYDINIZ!..

    “Vurdum Ermeni’yi”… diye bağırmıştı kaçarken, “karanlığın bir çocuktan devşirdiği katil”… 

    Akhparig HRANT’ın kış ortasında ayakkabısının altındaki delik, Ermeni Halkı’nın gaspedilmiş emeğinin göstergesi gibiydi; suratlara çarpan!..

    Kısa sürede yakalanmıştı tetikçi. Elleriyle koydukları (gibi) çıkarıverdiler, karakolda “kahramanlık pozu” vermeyi ihmal etmeden!.. Daha önceki “faili meçhul” cinayetlerden farklı bir yol izliyorlardı.

    Dönemin Başbakanı DİNK ailesini ziyaret etmiş, “Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmasına izin vermeyeceğim…” demişti.

    Bula bula “azmettirici” olarak bir “mahalli psikopat”, “görevi ihmalden” de bir “Polis Muhbiri”!..

    Aklımızla alay ediyorlardı…

    İbrahim KAYPAKKAYA’nın, Manuel DEMİR’in, Armenak BAKIRCIYAN’ın, Hovsep HAYRENİ’nin, Garbis ALTINOĞLU’nun… yoldaşı, bu coğrafyanın en büyük hakikatini, “20. Yüzyıldaki soykırımların anası” Ermeni Soykırımını, emperyalist metropollere dayanarak değil, Anatolya ve Mezopotamya’nın yoksullarına anlatan, gasp edilmiş Ermeni malları üzerinde zenginleşen sermaye çevrelerini, soykırım mirası üzerinde güç ve iktidar sahibi olanları, asimile edilmiş Ermeni yetimlerini gün ışığına çıkaran hakikat anlatıcısı AKHPARİK HRANT’ın  katledilmesi; “çocuk işi” idi!..

    Sabiha GÖKÇEN’in gerçek adının “Khatun SEBİLCİYAN” olduğunu açıkladığında, “genetik şifrelerimizle oynamayın” diyen tehditkâr Genelkurmay açıklaması, İstanbul Vali Muavininin odasına çağıran MİT Bölge Başkanı ile yanındaki 2 MİT görevlisinin tehdidi olmamış, Ermeni Diasporasının kafasındaki “TÜRK İMAJI” (nı) değiştirmeye, halklar arasında bir gönül köprüsü kurmaya çalıştığı sosyo-psikolojik çözümlemesini, amacının tam tersine “ırkçılık” diye linç gösterilerine dönüştüren 301 yargılamaları, cadı kazanları kaynatan  “ırkçı-soykırımcı koro”; Veli KÜÇÜK, Kemal KERİNÇSİZ, Doğu PERİNÇEK ve avaneleri bu sürecin hiçbir yerinde yoktu!... Ulucanlar katliamının da “komutanı” olan Jandarma Alay Komutanı’nın yanında bir “iş adamı” tarafından “mahalli psikopat”a içi para dolu çanta verilmemişti!..

    Son bir buçuk yıldan beri de her şeyde olduğu gibi, Hrant DİNK Cinayeti de FETÖ ve sadece FETÖ işiydi!...

    Aklımızla alay etmeye, hakikati “Ankara’nın karanlık dehlizlerine” gizlemeye devam ediyorlar.

    Ama çabanız boşuna!.. Kral Çıplak!..

    Katilleri Biliyoruz!

    HEPİNİZ ORADAYDINIZ!..

    …Ve soykırım devam ediyor… 

     

    HRANT DİNK ANMA İNİSİYATİFİ (Ankara)