• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-04-23
  • Yeni bir dünya yaratmak umudu ve kararlılığıyla 1 Mayıs'ta alanlara

    “Günlerin bugün getirdiği baskı, zulüm ve kandır/ Ancak bu böyle sürmez…”

     

    Toplumsal üretici gücümüzle biz bir sınıfız! Özel mülkiyetin ortaya çıktığı günden beri tarih bizim zulme-sömürüye-baskı ve eşitsizliklere karşı mücadelelerimizle ilerlemiş. Tarihin yapıcısıyız emeğimimizle; hayatın üreticisiyiz alınterimizle…

     

    Toplumsal üretkenliğimizle soframızdaki yangına; akıttığımız terle cebimize giren arasındaki uçuruma asılıp kalır yaşamımız. Doğrulup “bu düzen böyle gitmez” dediğimiz anda; bizim terimiz-kanımız üzerinden semiren patronlar ve onların düzeninin bekçileri; kurşunlar, zindanlar, işsizlik kırbacı, açlık tehdidiyle çıkarlar karşımıza.

     

    Mısır’daki piramitleri ören kölelerden bu yana değişen bir şey olmamış gibidir. Sömürücülerin, zalimlerin, iktidar sahiplerinin açgözlü hırsları varoldukça da değişmeyecektir. O gün yüzer yüzer ölüyorduysak bugün de üçer beşer, bazen yüzer yüzer ölmeye devam ediyoruz.

     

    Onlarca yıl önce sınıfımızın gücüyle kazandığımız 8 saatlik iş gününü bile biz sınıf olmayı unuttuğumuz anda gasp etmişler. Bugün yine 12-14 saat çalışmayı yaygınlaştırıyorlar. Hem de insanlığın toplumsal üretkenliğinin toplamı olan bilim ve teknoloji bu kadar gelişmişken…

     

    Sınıfımızın kolektif kazanımlarının ve mücadele ruhunun simgesi olan 1 Mayıs’ı bunlarla birlikte sosyal güvenlik hakkımızın yeniden gasp edilmek istendiği günlerde karşılıyoruz! Kıdem tazminatımızın, dolayısıyla kısmi de olsa iş güvencesi sağlayan son ilmiğin de çözülmeye çalıştığı günlerde… Bırakalım bunu, iş güvencesine sahip milyonlarca emekçinin güvenceli çalışma hakkının gasp edilmek istendiği koşullardan geçiyoruz. Sınıfımızın güvencesiz-esnek-performans kırbacına bağlanmış bir köleliğe rıza göstermesini istiyorlar. “Göstermiyorum” diyeni bir anda kapı önüne koyma özgürlüğü ve pervasızlığıyla hareket etmek istiyorlar.

     

    Bizi daha rahat ve vahşice sömürmek, gıkımızı bile çıkarmadan bunu kabul etmemizi sağlamak için bu sömürü düzeninin bekçiliğini “tek bir adama” vermek istiyorlar. “Başkanlık sistemi” denilen bu rejim ve devlet biçimini yasalaştırmak için kurdukları sandıklardan çıkan sonuçları kendi hukuk ve yasalarını da alenen çiğneyecek bir gözü dönmüşlükle hareket ediyorlar.

     

    Usulsüzlük, hile ve her türlü dalavereyi gözümüzün içine baka baka yapanların, bugün grevlerimizi yasaklıyorlarken yarın sendikalarımızın kapısına kilit vuracaklarından şüpheniz olmasın. Bugün bunu yapanların yarın “gık” diyeni zindana tıkacaklarından şüpheniz olmasın. Şimdilik o zindanlar halkın acılarını acıları bilip mücadele edenlerle dolu. Yarın grev yapanlarımız, hakkını isteyenlerimiz, “işimi istiyorum” diyenlerimizle dolacak! Referandum sandığında yapılanlar bunun açık ilanıdır.

     

    Onlar inşaat baronlarına, bilumum patrona ve dünya sermayesine kanı da teri de sudan ucuz bir emek ordusu takdim etmek istiyorlar. Faşizmin kırbacıyla nefes alamaz hale gelmiş bir ordu…

     

    İstedikleri anda emperyalist dalaşların yarattığı savaşlara sürmek istiyorlar bizi. Patronların doymak bilmez kar hırsları için kurdukları yeni yayılmacı hayaller için cepheye sürecekleri kanı sudan ucuz Mehmetçikler olmamızı buyuruyorlar.

     

    Kadınların bu köleler ordusunun gönüllü hizmetçisi olmasını, yeni köleler var etmesini; gençlerin ırkçılık-milliyetçilik zehiriyle sarhoş olup çürümelerini..

     

    Mazlum Kürt halkının onurunu-varlığını hiçe sayarak yozlaşmasını-teslim olmasını istiyorlar.

     

    Bize kan-zulüm ve baskıdan başka vereceği bir şey kalmayacak kadar çürümüş bu düzeni-bu saltanatı, kolektif yumruğumuzla dağıtmadıkça o çark hepimizi öğütecek.

     

    1 Mayıs, tüm bunlara boyun eğip eğmeyeceğimizi bir kez daha göstereceğimiz, referandumda ortaya çıkan irademizi daha güçlü bir sınıf tokadıyla yüzlerine çarpacağımız bir mücadele günü olarak bizi bekliyor. Tek bir yumruk gibi o alanları doldurarak bunun böyle gidemeyeceğini göstermemizi…