• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-02-17
  • Alınteri okurları olarak “HAYIR” kampanyamızı 7 Şubat günü başlattık

    Alınteri okurları olarak “HAYIR” kampanyamızı 7 Şubat günü başlattık.

     

    7-14 Şubat arasında geçen bir haftalık sürede:

     

    İstanbul’un her iki yakasındaki on farklı semtte ana üst geçitlere taleplerimizin özünü içeren pankartlarımızı astık.

     

    “İşsizliğe güvencesizliğe HAYIR!”, “Kadının metalaştırılmasına HAYIR!”, “Gençliğin uyuşturucu batağına çekilmesine HAYIR!”, “İş cinayetlerine HAYIR!”, “Kiralık işçiliğe HAYIR!”, “Tacizin, tecavüzün, cinayetin hedefi olmaya HAYIR!”, Geleceğimizi tek adamın eline bırakmaya HAYIR!”, “Kürtlerin iradesine konulan barikatlara HAYIR!”, “Grev yasaklarına HAYIR!”, “Kölelik ücretine HAYIR!”, “İnsanlık dışı çalışma koşullarına HAYIR!” sloganlarının yer aldığı 30 binin üzerinde kuşlama yaptık.

     

    4 binden fazla afiş (stikır) yapıştırdık.

     

    Her iki yakadaki işçi-emekçi kahvelerinde kahve konuşmaları yaptık.

     

    Binlerce bildiri dağıttık.

     

    Kartal Meydanı, Bakırköy, Avcılar, Mecidiyeköy, Kadıköy iskele gibi kalabalık yerlerde referandumun sadece kendisiyle sınırlı olmayan anlamını, bu bağlamda “HAYIR” demenin önemini değişik yönlerden işleyen gazetemiz Alınteri‘nin son sayısını sattık.

     

    Bu arada liseli genç okurlarımızın yarattıkları “HAYIRNAME” belgeleri büyük ilgi gördü.

     

    ****

     

    Kampanya faaliyetlerimizi planlarken iki noktayı esas aldık:

     

    Birincisi, bu referandumun sadece ‘Evet’ ya da “HAYIR” demekle sınırlı olmayan anlamını, onlar açısından doğuracağı sonuçları ve içerdiği tehlikeleri işçi ve emekçi kitlelere kavratmaya çalışmaktı.

     

    İkincisi, çalışmalarımızı sol faaliyetin adeta sıkıştı(rıldı)ğı Kadıköy-Altıyol ve Galatasaray-Taksim hatları gibi alanların dışına taşırmaktı. Hedef kitlemizi oluşturan işçi ve emekçilerin yoğun olarak yaşadıkları semtleri esas aldık ve İstanbul’un her iki yakasında da bütün gücümüzle buralara yüklendik.

     

    Referandum kampanyamızın bundan sonraki etaplarını da bu stratejik belirlemeler çizgisinde yürüteceğiz.

     

     

    Faaliyetlerimiz sırasında “HAYIR” eğiliminde olan kesimlerin daha canlı ve özgüvenli olduklarını, buna karşın ‘Evet’ yandaşlarının neden “evet” diyeceklerini kendilerine dahi açıklamakta zorluk çektiklerini gözlemledik.

     

    Yalnız kimi fabrikalarda, sınıfı kendi içinde bölen yapay ayrımların üstüne bir de “Evet-HAYIR” saflaşmasının eklendiğini gördük. Gerçi bu bir yönüyle, önceden oluşmuş siyasi, etnik ve dinsel saflaşmalar üzerinde yükselen bir yarılma hali. Hatta referandum saflaşmasının bunu bir yönüyle de ‘çözücü’ bir rol oynadığı dahi söylenebilir. Öncesinde AKP-MHP çizgisinde tutum belirleyen birçok işçi ve emekçinin bu süreçte daha önce hasım gözüyle baktığı “HAYIR”cı sınıf kardeşleriyle yan yana geldikleri görülüyor.

     

    Fakat sınıfı kendi içinde parçalayan ayrımlara bir yenisinin eklenmesi ya da -aynı anlama gelmek üzere- mevcut bölünmeleri derinleştirici bir gidişi, önü alınması gereken bir tehlike olarak görüyoruz. Bu nedenle, faaliyetlerimiz sırasında bu olumsuzluğun derinleşmesine çanak tutacak tarz ve söylemlerden kaçınmakla yetinmeyerek uyarıcı olmaya dikkat ettik.

     

     

    Sınıf mücadelesinin bundan sonra süreceği koşullar, bu anlamda sınıfsal-siyasal dengeler üzerinde doğuracağı sonuçlar yanında, bunun bir parçası olarak kitlelerin ruh halini farklılaştırma, karamsarlık ve umutsuzluk eğilimlerini geriletme bakımından taşıdığı bütün öneme karşın referandumda sandıktan “hayır” sonucu çıkmasını sağlamakla sınırlı değil bizim bu kampanya faaliyetindeki tek ya da en önemli amacımız. Bu sonucun elde edilmesini de önemsemekle birlikte biz bu süreçte asıl olarak sınıfa ve emekçilere yeniden cesaret ve umut kazandırıp onları hareketlendirmeyi, az çok kalıcı örgütlülükler yaratarak asıl hedefimiz olan burjuvaziye ve kapitalizme karşı mücadeleyi güçlendirmeyi esas alıyoruz.

     

    Herhangi bir kesintiye meydan vermeden değişik biçim ve yöntemlerle zenginleştirerek yürüteceğimiz kampanya faaliyetlerimizin bundan sonraki adım ve etaplarında da bu stratejik perspektifle hareket edeceğiz!..

     

    [Alınteri'nin 16 Şubat tarihli 9. sayısından alınmıştır]