• Paylaş

    KATEGORİ : DÜNYA

    Eklenme tarihi : 2017-09-12
  • Fransa'da on binlerce emekçi neoliberal saldırılara karşı sokakları doldurdu, sınıfın çeşitli bölükleri greve çıktı

    YAŞANACAK DÜNYA

     

    Bugün Fransız işçi ve emekçileri Macrongillerin tepeden inme kararnameyle neoliberal “çalışma reformları” gerçekleştirmek istemesine karşı sokakları doldurdular.

     

    Sendikaların çağrısıyla ülkenin dört yanında yaklaşık 200 miting ve yürüyüş gerçekleştirildi. İşçi sınıfının çeşitli bölükleri grev yaptılar.

     

    Sabahın erken saatlerinden itibaren Paris, Marsilya, Lyon, Toulouse ve Nantes gibi ülkenin büyük şehirlerinde on binlerce emekçi sokağa çıktı, binlerce iş yerinde grev yapıldı. Bazı şehirlerde iş durduran metro işçilerinin eylemi dolayısıyla trafik felç oldu.

     

    Paris’te adeta hayat durdu. Kamyon şoförleri Paris’in önemli caddelerini trafiğe kapattı. Diğer taraftan bazı liselerde öğrenciler okul önlerinde barikat kurarak okulları “tatil” etti.

     

    Bazı yürüyüş ve gösterilerde polis eylemcilere gaz bombaları ve copla saldırdı. Göz altıların da yaşandığı belirtilen eylemler birçok noktada hala devam ediyor. Radikal sol gruplar ve antifaşistler ise yer yer polisle çatışıyor.

     

    Macron’un pervasızlığı büyük tepkilere neden oldu

     

    Cumhurbaşkanlığı görevine geldiği günden itibaren ilk kez toplumsal bir grevle karşılaşan Macron’un, Yunanistan ziyareti sırasında, çalışma yasası reformuna karşı çıkanları “tembel” olarak nitelendirerek, “Fransa reformist bir ülke değildir. Reform yapmaz çünkü biz isyan ederiz, direniriz, kaçınırız. Böyleyiz biz.” ifadelerini kullanması emekçilerde büyük bir öfke yarattı.

     

    CGT Genel Sekreteri Philippe Martinez, Macron’un sözlerinin “skandal” olduğunu söyledi.

     

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde Macron’la yarışan Sosyalist Parti adayı Benoit Hamon da “Asıl tembeller, hayatları için çalışmak zorunda olmayan zengin bireylerdir.” demişti.

     

    Macron’un ülkede “yüzde 9,5 oranındaki işsizliğe çare bulacağını” belirterek ortaya atttığı en önemli seçim vaadi olan söz konusu neoliberal reform, patronların, işten haksız çıkarmalarda ödenecek tazminatlar için tavan belirlenmesine ve herhangi bir yasal kısıtlamaya maruz kalmaksızın çalışma saatlerini belirleme özgürlüğü elde etmesine imkân tanıyan düzenlemeler içeriyor.

     

    Tasarıda, 50’den az çalışanı bulunan iş yerlerinde patronların sendika temsilcisi olmaksızın çalışanla masaya oturabilmesi ve işten çıkarılmalarda itiraz süresinin bir yıl ile sınırlandırılması gibi değişiklikler de yer alıyor.