• Paylaş

    KATEGORİ : DÜNYA

    Eklenme tarihi : 2018-02-12
  • Yunan enternasyonalistleri İstikbal Mobilya'yı ateşe verdiler

    2 Şubat gecesi bir Türk şirketi olan İstikbal'in 152 Kifissias Caddesi'ndeki merkezine bir eylem düzenledik, 7 buçuk tonluk bir kamyonu ateşe verdik.


    İstikbal, Boydak Holding'e bağlı çokuluslu bir mobilya şirketidir.


    Boydak holding enerji ve finans sektörlerinde elde edilen karlar açısından Türkiye'nin en büyük şirketlerinden birdir. Gülenci darbenin başarısızlığından sonra yönetim kurulu başkanları tutuklanmıştır ve şirket bugün Türk Devletinindir.


    Boydak faşist Erdoğan rejimine doğrudan kar aktarmak suretiyle Yunanistan'da ekonomik faaliyet gösteren pekçok Türk şirketinden biridir. Yunan ekonomisi açısından bu yatırımların önemi büyüktür ve SYRIZA bu komşu ülke ile daha yoğun işbirliği çağrısında bulunmuştur.


    Türkiyeli 8 yoldaşın tutuklanması Türk sultanına bir armağan ve açıkça faşist olan bir rejimle el sıkışmadır.


    Bugün Efrin işgalinin 12. gününde NATO üyesi devlet İslamcı çetelerle işbirliği içinde yoldaşlarımızı öldürmeye, köylerini bombalamaya devam etmekte ve Suriye'deki toplumsal devrime saldırmaya çalışmaktadır. Tüm dünyanın gözleri önünde Alman silahlarının gücü, Avrupa Birliği ve Rus Hükümeti'nin onayı ve Esad rejimi ile ABD'nin sessiz anlaşmasıyla Sultan Erdoğan Ortadoğu'nun emperyalist güçlerinin en büyük korkusuna saldırmaya ve onu yıkmaya çalışmaktadır.


    PKK'nin Kürt halkı için yürüttüğü 40 yıllık mücadeleden sonra, Demokratik Konfederasyon görüşüne dayanarak yapılan milliyetçilik karşıtı ve yatay toplumsal örgütlenme doğrultusundaki rota değişikliğinin ardından, Rojava devrimi öz-örgütlenme, öz-savunma, ataerkilliğin ve kapitalizmin kaldırılması, kadınların kurtuluşu, sosyal yaşam çerçevesi içinde amaçlarına ulaşmış ve geçmişin kazanımlarını koruma ve kollama yolunda stratejik ve askeri bir savunma stratejisi gerçekleştirmiştir.


    Bu, Kürtler, Ezidiler, Araplar ve Suriye'deki tüm azınlık etnisiteler ve anti-kapitalist mücadele açısından tarihsel bir gelişmedir.

     

    Bunu anlamak için YPG-YPJ'nin bölgede emperyalist güçlere nasıl göğüs gerdiğini analiz etmemiz gerekiyor. İslam Devletine karşı mücadelede ABD'nin askeri desteği stratejik bir bakış açısıyla analiz edilmeli ve değerlendirilmelidir fakat bu, her bakımdan emperyalist kapitalizme karşısında her bakımdan açık bir siper olan Rojava Devrimi'nin zayıflatılmasına hizmet etmemelidir. Türk işgali her daim açıkça belli olan bir şeyi göstermektedir, her zaman olduğu gibi ABD bir Nato üyesiyle karşı karşıya gelmemektedir. Emperyalist güçler açısından Ortadoğu'da sosyalist bir bölge çıkarlarının açıkça sonlanması anlamına gelecektir.


    Kuşkusuz bu mücadele, özellikle bunun gibi savaş-benzeri bir durumda çelişkilerle doludur. Fakat durumu günlük hayatın çözülmemiş çelişkilerle dolu olduğu Batı Avrupa merkezli bir perspektifle eleştirmek enternasyonal dayanışmanın birincil meselesi olmamalıdır. İki açık olguyu, Kürt hareketinin faşist bir zalime karşı savaştığını ve hedefinin çoğumuzun paylaştığı bir hedef, sosyal devrim hedefi olduğunu birbirinden ayırmalıyız.


    Zaman, sosyal devrimle, özgürlük fikriyle, Ortadoğu ve Avrupa'da devrimci perspektifin savunulmasıyla, Efrin'de faşizmin her türüne karşı yeni bir toplum yaratmak için direnen ve savaşan çoğu yurdundan uzak tüm yoldaşlarla dayanışma ve saldırma zamanıdır. Buradan net bir mesaj gönderelim, faşist Türk Devletine ve Ortadoğu'da, Avrupa'da ve tüm dünyada Erdoğan'ı destekleyen devletlere karşı mücadele edelim ve onları ezelim.


    Bu eylemi Efrin'i savunurken hayatlarını kaybeden yoldaşlara adıyoruz. Anılarınız ve direnişiniz ışık saçıyor! YPG-YPJ ve tüm enternasyonalist isyancıları içten selamlıyoruz!

     

    Kürdistan'a özgürlük!

    Kahrolsun NATO!

    Yaşasın sosyal devrim ve kadınların kurtuluşu!

     

    Insurrection News