• Paylaş

    KATEGORİ : KADIN

    Eklenme tarihi : 2018-01-03
  • Böyle bir aile modeli mi muhafazakar ve dindar kesimlerin kutsadığı aile...

    İyi ki bu ayetlerden haberdar olan kimse yokmuş çevremde!

     

    İnci Hekimoğlu

     

    Böyle bir aile modeli mi muhafazakar ve dindar kesimlerin kutsadığı aile ki, AKmedya’nın köşecileri ve AKP’nin kadınları toptan sessizliğe gömülüyor?


    “Dini nikâh kıymak için imam getirdiler. İmam sorduğunda ‘kabul etmiyorum’ dedim. Beni o yaşta diri diri mezara gömdüler. Düğün evinde herkes oyun oynuyor, zılgıt çekiyor, ben sürekli ağlıyordum. Üç ayrı imam değişti üçüne de aynı şeyi söyledim. İmamı, şikâyetçi olmakla tehdit ettim. Benim adıma annem ‘Evet’ dedi… İlk gece korkusundan kriz geçirdim ama kocam bana resmen tecavüz etti.

     

    Bu dehşet verici öykü ve binlercesi, henüz imamlara nikah yetkisi yasal hale gelmemişken, henüz Diyanet “9 yaşında kız çocuğu evlenebilir, gebe kalabilir” fetvası vermemişken yaşanıyordu, bu ülkede.

     

    Bundan böyle Yemen gibi ülkelerle aynı klasmandayız. Hiç şüpheniz olmasın.

     

    Yemenli Rawan’ı hatırlayanınız var mı?

     

    Rawan 8 yaşındaydı. 40 yaşında bir adamla evlendirildi. O gece yaşadığı tecavüz sonucu oluşan kanamayla hayatını kaybetti.

     

    Bu öykülerin çok daha dehşet vericilerini dinleyeceğimize, gelecekleri, bedenleri, ruhları katledilen çocuk sayısının artışındaki hıza, utançla tanıklık edeceğimize hiç şüphe yok.

     

    Yemen’de 2009 yılında evlilik yaşı yasal olarak 17’ydi ama din adamlarının 'İslami kurallara uygun değil' demesiyle bu şart yürürlükten kaldırıldı.

     

    Sessiz kalmaya devam edersek, bir sonraki fetva İslami kurallara göre evlilik yaşının düşürülmesi olacak.

     

    Abarttığımı düşünen yanılır.

     

    Önceleri ‘meczup’larla, çok da etkili ve yetkili makamlarda bulunmayanlarla toplumsal yaşama ilişkin mesajlar verdirmeye başladılar. Sonra görevi daha yetkili ve etkililer devraldı. Ardından yasal düzenlemeler gelmeye başladı.    

     

    İmamlara nikah yetkisi, boşanmaların zorlaştırılması, kadınların ve çocukların güvenliğini sağlayacak bazı düzenlemelerin iptal edilmesi gibi.

     

    Anayasa ve yasaları ihlal eden, Anayasa ve yasayı ihlal etmenin bir bedeli olduğunu bilen ama bu yasaların fiilen geçerliliğinin kalmadığını da böylece ifşa eden Diyanet,  9 yaşındaki bir kız çocuğunun evlendirilebileceğini söylerken tek başına hareket etmedi herhalde.

     

    Anayasa ve yasaları çiğnerken gösterdiği cesareti Reis’e rağmen gösterebileceğini söylemek için uzaylı olmak gerekir.

     

    Reis, Sağlık, Eğitim ve Adalet Bakanlığı gibi 12 bakanlığı geride bırakan bütçe vererek ihya ettiği Diyanet’e 8 milyara yakın parayı boşuna vermiyor.

     

    İmamlar kuşkusuz, yalnız ‘ölü yıkamıyor’, MİT’e hizmet vermek gibi yan işlerin dışında asıl olarak, ‘sübyan’lar ve annelerine ilişkin yoğun mesai harcıyor.

     

    Diyanet İşleri Başkanı açılan kuran kurslarının yüzde 91’nin kadınlara hizmet verdiğini gururla söylüyordu. Mezuniyet törenlerinde yüzlerinin tamamı kapalı tek tip giyinmiş kadınların yansıttığı manzarayı, İşid’in Rakka’da hakim kıldığı manzarayla karıştıran çok olmuştu.

     

    Meğer IŞİD’de kadın ve kız çocuklarına yaptığı muameleyi ayetlerle savunurken haklıymış.

     

    Diyanet de kız çocuklarının evlenebileceği ve çocuk doğurabileceğini ayetlere dayandırıyor.

    Daha iğrencini de yaptı. Bir babanın kız çocuğuna şehvet duyabileceğinden BAH SET Tİ!

     

    Hatta bunu öylesine meşruiyet kazandırarak yaptı ki; eylemin korkunçluğundan ve ahlaksızlığından hiç bahsetmeden böyle bir durumda, karısının yani o istismar ettiği çocuğun annesinin babaya haram olacağını yazdı.

     

    Çünkü ayet böyle! Ve o ayette kız çocuğuna şehvet duyan ahlaksız bir babaya ne yapılması gerektiği yok.

     

    İyi ki bu ayetlerden haberdar olan kimse yokmuş çevremde!

     

    Meğer ne kadar şanslı bir çocukmuşum.

     

    Ama ben bunların çocukları için çok endişeliyim, özellikle kız çocukları için.

     

    Bunu okuyan, bilen bir kız çocuğu babasının yüzüne nasıl bakar?

     

    O babalar bakar da, o çocuklar baktıklarında bir ‘baba’ görür mü?

     

    Bir daha içtenlikle o adama ‘baba’ diye  sarılır, yanına sokulabilir mi?

     

    Bu utanmazlığı, arsızlığı, ahlaksızlığı din adına yayanlara ilk önce dindarların karşı çıkması gerekirdi.

     

    Böyle bir aile modeli mi muhafazakar ve dindar kesimlerin kutsadığı aile ki, AKmedya’nın köşecileri ve  AKP’nin kadınları toptan sessizliğe gömülüyor? 

     

    Hiç bir istismara uğramasa da sürekli şüphe ve güvensizlik içinde büyüyeceği bir aileden çocukları kurtarmak gerekir.

     

    Diyanet İşleri Başkanı’nın ve bu görüşü savunan adamların kız çocuklarının derhal koruma altına alınmasını öneriyor ve Aile Bakanı’nı göreve çağırıyorum.

     

    Asıl çağrım kamuoyuna; herkesi ses yükseltmeye #DiyanetKapatılsın diye bağırmaya çağırıyorum.

     

    Artı Gerçek