• Paylaş

    KATEGORİ : ÇEVRE-KENT

    Eklenme tarihi : 2017-11-01
  • Doğanın yağmasına karşı duranların karşısında devlet zoru, kiralık katiller, mahkemeler çıkarılıyor

    Sermaye birikimi için sadece işçinin iliğine kadar sömürülmesiyle yetinilmeyen bu zamanlarda kapitalizmin o vampir iştahı doğayı-kentleri-tarihi-insanı-aklımıza gelebilecek her şeyi yağmalayacak bir açgözlülükle saldırdıkça saldırıyor. Doğanın yağmasının önemli bir yerde durduğu bu birikim politikaları aynı zamanda önüne çıkan en küçük engele bile tahammül etmeyecek bir saldırganlıkla iç içe geçiyor.

     

    Cerattepe’nin her taşın altından çıkan yandaş patron Cengiz’in maden ocaklarına açılması için yapılıp edilenlere karşı duran halkın nasıl bir devlet zoruyla karşı karşıya kaldığı biliniyor.

     

    Devletin vurucu gücünü arkasına alan vampir iştahlı burjuvaların bu gücün askeri-polisi ve mahkemeleriyle de yetinmeyip, yine devletin oluruyla kendi özel saldırı güçlerini oluşturdukları da çeşitli örneklerden hatırlanacaktır (Cerattepe’de özel güvenlikçilerin silahlandırılması hatırlansın).

     

    Bunların da kar etmediği yerde kiralık katillere verilen üç beş kuruşla cinayetlerin devreye girdiğini Antalya Finike’de katledilen çevreci çift Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çifti örneğinden biliyoruz.

     

    Son olarak bu örneğe 15 yıl önce Alakır Vadisi’ne yerleşen ve 2009 yılından beri bölgeye HES yapmak isteyen firmalarla mücadele eden Tuğba Pınar Günal ve Birhan Erkutlu çiftine dönük gerçekleşen silahlı tehdit eklenmişti.

     

    Çiftin suyu da geçtiğimiz günlerde HES firması tarafından kesilmişti.

     

    O bölgedeki nehirleri HES’lerle katletmek isteyen patronların gerçekleştirdiği bu tehdit şimdi de onların devletinin mahkemeleri üzerinden devam ediyor. Kısa süre önce Günal ve Erkutlu çiftinin yaşadıkları evin önünde kurşun sıkanlara karşı aynı cevvaliyeti göstermeyen mahkemeler, patronların onlarla ilgili suç duyurularını hızla devreye soktu.

     

    Sosyal medya hesabı üzerinden olayı anlatan çift, METAMAR HES şirketinin yan taraflarında bulunan araziyi satın aldığını ve oradaki ağaçları kesip havuz yaptıktan sonra etrafını tel örgülerle çevrelediğini belirtti. Tuğba ve Birhan çifti, kendilerine yöneltilen suçlamanın ise o telleri yatırarak “mala zarar vermek” olduğunu söyledi.

     

    Onları şikayet eden kişinin daha önce de kendilerini silahla tehdit eden HES bekçisi olduğunu söyleyen çift, bekçiden şikayetçi olduklarını söyledi.