• Paylaş

    KATEGORİ : GENÇLİK

    Eklenme tarihi : 2017-06-04
  • Faşist saldırganlar, okul yönetimi ve polisin yalanları...

    Basına ve Kamuoyuna,


    2 Haziran 2017 tarihinde Cebeci Kampüsünde yaşanan olaylara ilişkin Cebeci öğrencilerinin zaruri açıklamasıdır:


    1 Haziran Perşembe günü önce SBF kütüphanesinde bir öğrenciye saldıran, ardından İLEf’e, Pastane, Çatı Cafe’ye ve SBF kütüphanesine saldırarak “oruç tutmuyorsunuz” diye öğrencileri satırla tehdit eden ülkücü faşistler, 2 Haziran’da da İLEF’e bir saldırı düzenlediler.

     

    Saat 14.30 sularında İLEF karşısında yüzleri kapalı, ellerinde çantalarla bekleyen bir grup ülkücü, güvenlik ve polisin gözü önünde hazırlıklarını yaptıktan sonra çantalarından çıkardıkları sopa, taş, filistin sapanı, balta ve sallamalarla İLEF içerisindeki öğrencilere saldırdılar. Yaklaşık 45 dakika süren saldırıdan sonra okula giren polis, saldırıya uğrayan öğrencilerden 27 kişiyi gözaltına aldı. Sosyal medyada dolaşan “Mülkiyeli Ülkücüler” imzasıyla yayınlanmış bildiride iddia edildiği gibi İLEF’teki öğrenciler onlara saldırmamış aksine kendilerine yönelik saldırıya karşı kendilerini ve okullarını savunmuşlardır.

     

    “Bize saldırdılar” yalanını söyleyenlere soruyoruz: Bir kısmı Hukuk ve SBF öğrencisi, çoğu ise okulun dışından gelmiş olan bu insanların İLEF karşısında ne işleri vardı ve ne amaçla bekliyorlardı? Saldırı İLEF’ten geldiyse neden okul içindeki öğrenciler kendilerini savunmak için bir şeyler ararken bu insanların elinde baltasından sapanına birçok kesici ve delici alet bulunmaktaydı?

     

    Okul yönetimi ve emniyet teşkilatına soruyoruz: Bu bekleyiş ve hazırlıklar sürerken alanda bulunan birçok güvenlik görevlisi ve kapı önünde bekleyen polis ekipleri neden bunlara müdahale etmediler?

    Görünen o ki, okul yönetimi, emniyet teşkilatı ve okulda oluşturulmaya çalışılan faşist örgütlenme işbirliği içerisinde, “Bayrakları-ozalitleri söktüler, teröristler bize saldırdı” yalanları ile okulu provoke etmeye çalışıyor, çeşitli organizasyonlarla okuldaki muhalif damarı sönümlendirmeye çalışıyor. Ancak daha önce söylediğimiz gibi Cebeci, bilimin, aydınlığın, özgürlüğün okuludur. Bu okul “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” diyenlerin değildir. Oruç tutmadığı için öğrencilere saldıranların değildir. Bu okulu faşist çetelere ve devletin tüm müdahalelerine karşı savunmaya devam edeceğiz.

     

    Ölümünün 54. yılında Nazım ustanın dediği gibi;
    “Ve elbette ki sevgilim, elbet,
    dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
    dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle,
    işçi tulumuyla
    bu güzelim memlekette hürriyet…’

    CEBECİ ÖĞRENCİLERİ