• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-11-09
  • Bursa'daki iş cinayetiyle ilgili iki bürokrat görevden alındı, fabrika sahibi ve güvenlik uzmanı tutuklandı

    Bursa Gürsu’da beş işçinin hayatını kaybettiği, 16 kişinin de yaralandığı iş cinayetiyle ilgili fabrika sahibi Şükrü Demir’le iş güvenliği uzmanı Tuğba Tongaç’ın tutuklanmasının ardından; Bursa İş Teftiş Grup Başkanı Yaşar Ata ve Sosyal Güvenlik İl Müdürü Erhan Karaca da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevden alındı.

     

    Dün yaşanan iş cinayetiyle ilgili ortaya çıkan gerçekler, vahşi sömürünün düzeyini, işçiler karşısındaki hoyratlığı ve devletin bu hoyratlık karşısındaki en hafif ifadeyle “kollayıcılığını”, ama her şeyden önce de tüm bunlar için güç aldıkları örgütsüzlüğümüzü açıkça ortaya koyuyordu. Fabrikada çalışan işçilerin çoğunluğunun Suriyeli olduğu ve sadece dört işçinin sigortalı çalıştığı açığa çıkmıştı. Yılda en az bir kere denetim ve kontrolden geçirilmesi gereken kazanlar böylesi bir kontrolden geçirilmemişti.

     

    Gerçekler bu kadar çıplakken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı için görevden almalar da adeta zorunlu hale geldi.

     

    Bu arada yaşanan iş cinayetiyle ilgili dün akşam gözaltına alınan ve bugün çıkarıldıkları mahkemece 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan tutuklanan fabrika sahibi Şükrü Demir’in basına yaptığı açıklamalar patronların haleti ruhiyesinin anlaşılması açısından oldukça çarpıcıydı. Demir de tıpkı Soma katili baba-oğul Gürkanların dediği gibi “ben işyeri sahibiyim. Kusurum yoktur. Suçsuzum” diye açıklamalar yaptı. Oğlunun cenazesine izinli katılan Demir orada da sarıldığı kızına, “Allah'a emanet olun. Beni merak etmeyin. Her şey iyi oyacak" dedi. Patronlar için her şeyin iyi gideceğini, tutuklansalar bile bir süre sonra serbest bırakılabileceklerini bilmenin güveniyle…

     

    Bu pervasızlıklar karşısında gerçekleşen tutuklama ve görevden almaların işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki -cılız da olsa- toplumsal duyarlılığın basıncıyla gerçekleştiği açık. İşçi ölümleri daha örgütlü ve daha güçlü bir tepkinin konusu olduklarında burjuva devletin de patronların da pervasızca işçi kanı dökmeye cesaret edemeyeceklerini görülmesi açısından da manidar olduğu kadar görev çıkarıcıdır.