• Paylaş

    KATEGORİ : KÜLTÜR-SANAT

    Eklenme tarihi : 2016-12-17
  • Yeşim Ustaoğlu, son filmi Tereddüt’te deyim yerindeyse bir “kadın hikâyesi” anlatıyor

    S. Asuman Demir

     

    Yeşim Ustaoğlu, son filmi Tereddüt’te deyim yerindeyse bir “kadın hikâyesi” anlatıyor. Farklı toplumsal sınıftan iki kadının hayatını beyazperdeye taşıyan Ustaoğlu; yerel değil, evrensel bir tema çerçevesinde “kadın” olmanın “sıkıntısını” izleyiciye aktarıyor.

    İstanbul’a yakın bir taşradaki hastanede psikologluk yapan Şehnaz ve çocuk yaşta evlendirilen Elmas’ın kesişen yolunu anlatan Ustaoğlu; bu iki kadının tereddütlerini, korkularını ve boğulmuşluklarını yansıtırken aslında hemen hemen tüm kadınların aile, toplum ve sistemle kurduğu ilişkiyi resmediyor.

     

    Boğulma hissi

     

    Ustaoğlu, filmin ilk yarısında izleyiciye öncelikle bu iki kadının hayatlarının kesişme anından önceki kısmının özetini çıkarıyor. Film, kamerayı da aşan ve seyirciyi de dibe çeken bir dalga sahnesiyle açılıyor. Boğulma hissi yaratan bu sahnenin hemen ardından Şehnaz’ı pencerenin önünde dışarıyı seyrederken görüyoruz. Şehnaz, dışarıyı seyrettikten bir süre sonra kapıyı açıp adeta “nefes almak” için kendini dışarıya atıyor. Ustaoğlu, ilk sahnedeki dibe dalan kadraja nazire yaparcasına Şehnaz’a nefes alacak bir alan yaratıyor.

    Psikolog olan Şehnaz, İstanbul’da başarılı bir mimar olan kocası Cem ve kedisiyle lüks bir evde yaşıyor. Fakat anladığımız kadarıyla Şehnaz’ın hastanedeki zorunlu görevi icabı şehir dışında, bir kıyı kasabasında da yaşamı var. Şehnaz ve Cem’in İstanbul’da akşamları kırmızı şarap eşliğinde, Cem’in yaptığı risotto’yu yedikleri klasik burjuva bir yaşamları var. Fakat dışarıdan bakıldığında “mutlu bir çift” tablosu çizen Şehnaz ve Cem’in “konuşulmayan” sorunları, Şehnaz’ı rüyalarında suyun dibine doğru çekmekte...

     

    Balkonda gizli içilen sigara

     

    Elmas’la ise kocasını uğurladıktan sonra balkonda gizli gizli içtiği sigara sahnesiyle tanışıyoruz. Elmas, tüm gün ev temizliği yapan, evden çıkmayan ve şeker hastası kaynanasına bakan, çocuk yaşta evlendirilmiş bir genç kadındır. Eşi nalbur olan Elmas, kocasıyla yaşadığı ev ve kaynanasınınki arasında sıkışmış, karşı dairedeki “yaşıtlarına” uzaktan bakan, kocası gidince balkonda gizlice sigara içen bir ergendir aslında. Tıpkı babasından sigara içtiğini saklayan o yaşta bir çocuk gibi.

    Elmas’ın hikâyesinin “konuşulmayan” yanı ise çocuk yaşta evlenmesi ve görünüşte “naif” ama özünde bir “çocuk istismarcısı” olan kocası için “bu gece yatağa gelmesin” diye ettiği dualarıdır.

     

    Ve suyun yüzeyi

     

    Bu iki kadının yolu, Elmas’ın bir gün balkonda donmak üzere bulunması ve hastaneye getirilmesiyle başlar. Filmin ikinci bölümünde Elmas’ın doktorluğunu yapan Şehnaz, bu tedavi sürecine paralel bir şekilde kendi hayatında da bir çözülme yaşamaya başlar. Şarap değil, rakı seven ve sürekli “porno” izleyen eşiyle sevişmekten zevk almayan Şehnaz, Elmas’la tanıştıktan sonra kendini suyun altına çekmeye çalışan sorunlarını yüzeye çıkarıyor...

    Ustaoğlu, iki kadının toplumsal, ailevi sınırlar içindeki çıkmazlarını mercek altına alırken belki de şimdiye kadar bu kadar cesur işlenmemiş bir konuya eğiliyor; kadının cinsel yaşamı. Bir yandan eşinin isteklerine “yetemeyen” ve aslında cinsel hayatında zevk almayan bir kadın ve kendisinden çok büyük bir adamın her gece tecavüzüne uğrayan bir kız çocuğu... Yeşim Ustaoğlu farklı sorunlar barındıran bu iki hayatı tek bir potada topluyor, bu dünyanın neresinde olursa olsun kadın olmak...

     

    Sansürlendi

     

    Yeşim Ustaoğlu Kültür Bakanlığı desteğiyle çekilen filmini sınıflandırma kurulunda sevişme sahneleri yüzünden sansürlenerek vizyona girdi. Ustaoğlu’nun filmi sevişme sahneleri yüzünden “+18” yaş sınırı alsaydı bu durumda bakanlık verdiği desteği geri alabilme hakkına sahip olacaktı.  ‘Tereddüt’ün sansürlü bir şekilde vizyona girdiğini filmin oyuncularından Funda Eryiğit sosyal medya hesabından duyurdu. Eryiğit mesajında “Tereddüt yarından itibaren gösterimde. Fakat ne yazık ki çektiğimiz haliyle değil, sansürlü haliyle izleyebileceksiniz” dedi. 

     

    Derin yaralar

     

    Yeşim Ustaoğlu filmini şöyle anlatıyor: "Her iki karakterin birbirini anlamasıyla gelişen bu hikaye, modern ve geleneksel toplumlarda kadın ve ergen olmayı sorgularken, hem bu topraklarda, hem de aslında dünyada kadın olma hallerine bakan bir bakış açısına sahip. Geleneklerin, örflerin belirlediği moral değerler, özellikle modern toplumlardaki sert göç olgularıyla hızla gelişen modernitenin içinde bir arada yaşama modelini oluştururken; çarpıklaşıp, değersizleşmeye ya da yozlaşmaya maruz kalarak yaşantılarımızda baş edemeyeceğimiz yargıların, sorunların oluşmasına neden oluyor. Ve bu sorunlar bizlerin birey olarak gelişimini, özgürlüğünü kısıtlarken, hayatımıza kendi irademizle karar verebilmemiz konusunda derin engeller çıkarıyor, çoğu kez ihmal ve istismarlara maruz bırakıyor ve çok daha derinden, erkeğin de gelişiminde sağlıklı bir ilişki kurabilmesi konusunda önü alınmaz yaralar açıyor.’’

     

    ‘Tereddüt’, bu yapının içinde kadın olma hallerini, kadın erkek ilişkisini, aile kurumunun sorumluluklarını ve ihmallerini sorgularken, bir yandan da travma mağduru olan birinin hem psikolojik hem de adli süreçte yaşayabileceği sorunları tartışıyor. 

     


    YENİ ÖZGÜR POLİTİKA