• Paylaş

    KATEGORİ : KÜLTÜR-SANAT

    Eklenme tarihi : 2018-02-01
  • Müzisyen Aygül Erce, militarizme ve savaşa karşı bir ezgi yaptı

    Müzisyen Aygül Erce, kadınların yükseltilen militarizme ve savaşa karşı, "Benim sana verecek bir oğlum yok paşa" diyerek tepki göstermesi gerektiğini söyledi. Erce, annelere de, “Çocuklarınıza sahip çıkın. Onlar vatandan daha değerli, kutsal olan çocuklarımızdır” diye seslendi. 

     

    Aygül Erce, “Benim sana verecek bir oğlum yok paşa” adlı ezgiyi 2011 yılında savaş koşullarında bir annenin çığlıklarından yola çıkarak seslendiren bir müzisyen. Şarkıyı, o günün koşullarında savaşa gönderilen gençleri ve gözü yaşlı anneleri düşünerek kaleme alan Erce, şimdilerde ise Efrin saldırısıyla daha çok tırmandırılan militarizm ve savaş çığırtkanlığına bir kadın olarak karşı koyuyor. Söz müziği kendisine ait olan Erce, ezginin yazılış hikayesini anlattı. 

     

    'EMPATİ KURDUM’

     

    Erce, şarkısını hangi duygularla yazdığını, “Şarkım bir annenin savaşa karşı barışçıl söylemini dile getiren ve tamamen iç sesim olan kimse ölmesine tercüman olmuş bir şarkı. Savaşta oğlunu kaybetmiş bir anneyi düşünerek empati kurdum. Anne olmasaydım bu şarkı bestelenmezdi. Anne olduktan sonra daha duyarlı oluyorsunuz. Anneler yaşamdan yanadır çünkü. Ölümü kutsal kılan hiçbir düşünceyi savunmuyorum. Tüm annelerin de böyle düşündüğünü umuyorum” sözleriyle anlattı. 

     

    'BARIŞA SUSADIK’  

     

    Şarkıyı kafasında kurguladığını dile getiren Erce, “Emrinde bir sürü gencecik çocukları yöneten, mesleği gereği duygusuz bir general ya da paşa düşündüm. Kendi kendime, ‘Acaba paşa ile oturup dertleşmek mümkün mü?’ diye sordum.  Savaşta öleni de öldüreni de bir kadın dünyaya getiriyor. Paşayı da bir kadın dünyaya getiriyor. Paşa da vatan ve birileri için ‘ölün’ diyor bu gencecik çocuklara. Sadece Paşa değil tabi, asıl sistemi yönetenler rant uğruna dünyayı müthiş bir yıkımın içine sürüklüyorlar ve sanıyorlar ki bu yıkım onlara yansımayacak. Şarkım savaş karşıtı. O kadar ölüm, acı ve yıkım var ki barışa susadık. Barışı isteyen birçok insan gibi ille de barış olsun diyorum” dedi.

     

    'ŞARKI MİLİTARİZME KARŞI BİR DURUŞ’

     

    Şarkının militarizme karşı bir manifesto niteliği taşıdığını dile getiren  Erce, “Ne yazık ki yoksul aile çocukları öldürülüyor bir hiç uğruna. Siz hiç savaşlarda politikacıların çocuklarının öldüğünü duydunuz mu? Ya da çok varlıklı bir iş adamının çocuğunun savaşırken öldüğünü? Kimsenin ölmesinden yana değilim, aileler de biraz düşünsün istiyorum. Neden çocukları öldürülsün? Vatan için de ölünmesin, sevgili için de… Kimse için ölünmesin. Kimin kirli savaşı bu? Çok kültürlü, çok dilli Anadolu coğrafyasını kendi ellerimiz ile kurak bir yer haline getirdik. Kürtlerin, Ermenilerin, Ezidilerin, Süryanilerin kültürlerine, dillerine saygı ve sevgi göstermedik. Bu yetmezmiş gibi yıllardır zulmü onlara reva gördük” diye konuştu. 

     

    'KİMSEYE VERECEK ÇOCUĞUM YOK’ 

     

    Efrin'e yönelik başlatılan askeri operasyon 13’üncü gününe girerken, tırmandırılan militarizm ve savaş çığırtkanlığına da tepki gösteren Erce,  şöyle konuştu: “Türkiye gibi farklı dil, din, ırk, kültür coğrafyasına sahip bir ülkenin Efrin’e asker yollayıp sivil Kürt kadın ve çocukları öldürmelerinin kime ne yararı var ki? Bu yüzden benim hiç kimseye verecek çocuğum yok. Bu yüzden savaşlarda milyonlarca lira para kazananlara verecek hiç ama hiç çocuğum yok. Anneler çocuklarınıza sahip çıkın. Onlar vatandan daha değerli, kutsal olan çocuklarımızdır. Kürt yazar sevgili Mehmet Uzun'dan bir alıntı yapmak istiyorum. 'Ben iyiyim sen memleketten haber ver, hala öldürüyorlar mı esmer yüzlü çocukları eşkıya diye?"

     

    'BENİM SANA VERECEK BİR OĞLUM YOK PAŞA' 

     

    Kadınların yükseltilen militarizme ve savaşa "Benim sana verecek bir oğlum yok paşa" diyerek karşı çıkabileceğine inandığını belirten Erce, savaşlarda en çok kadın ve çocukların öldüğünü söyleyerek, "İşte bu yüzden ‘Benim sana verecek bir oğlum yok paşa’ demeli tüm kadınlar. Paşa, sadece bir imge. Paşa yerine kim çocuğunuzun ölümünü isterse ona da vermeyin çocuğunuzu demek istedim. Kadınların, annelerin barışçıl, kollayıcı, koruyucu gücüne olan inancım hiç bitmedi ki. Anneler ölümü değil, yaşamı savundukça tüm savaşlar bitecektir. Kadınlar, anneler biziz. Yaratan, üreten, hayat veren… Bu yüzden tüm savaşlara durun diyelim ve tepki verelim” dedi.

     

    'KÜRT KADINLARI BARIŞ SEMBOLÜ OLMAYA DEVAM EDECEK’

     

    Rojava devrimiyle Kürt kadınlarının tarih yazdığını ve ortaya konan direnişle 1 Kasım Dünya Kobanê Günü ilan edildiğini hatırlatan Erce, “Eminim önümüzdeki yıllarda da Kürt kadınları bu coğrafyada her türlü haksızlığa karşı duruşlarını sürdürerek barış sembolü olmaya devam edeceklerdir” diye konuştu. 

     

    “Benim sana verecek bir oğlum yok paşa” isimli ezginin sözleri ise şöyle: 

     

    “Sen bilmezsin paşa, 

    Ne çilelerle büyüttüm bu oğlanı, 

    İstersen sor annene, 

    Anlatsın sana, iyice dinle,

    Çok iyi dinle.

     

    Benim sana verecek,

    Bir oğlum yok paşa,

    Al bombanı,

    Sür tankını, 

    Kolaysa sen öl, 

    Oğlumu bana bırak.

     

    Al silahını, kur savaşını, 

    İstersen oyna, 

    Oyna bu oyunu, 

    Tek başına, 

    Ama tek başına”

     

    Ezgi, https://www.youtube.com/watch?v=04cBg9cBC88 linki üzerinden dinlenebilir.

     

    Mezopotamya Ajansı