• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-11-14
  • OHAL'in ardından yaşanan hak ihlallerine karşı sessiz kalan AYM'ye karşısında AİHM harekete geçti

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte çok sayıda anayasal hakkın sınırlanması karşısında kayıtsız kalan Anayasa Mahkemesi (AYM) karşı AİHM harekete geçerek gazetecilerin başvurularıyla ilgili “öncelikli görüşme” kararı aldı.

     

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, AYM’nin önünde karar için bekleyen dosyaları ise şu şekilde;

     

    Tutuklu gazeteciler

     

    150’nin üzerinde gazeteci ve yazar halen tutuklu. Birçok medya kuruluşuna dava açıldı.


    Cumhuriyet davasında İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu 380 gündür, Ahmet Şık 319, Muhasebe çalışanı Emre İper ise 222 gündür tutuklu. Tutuklu devam eden Sözcü ve Özgür Gündem davalarında bu ay tahliyeler çıkarken aylardır tutuklu olan Mahir Kanat, Tunca Öğreten, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Ali Bulaç, Deniz Yücel ve Şahin Alpay’ın başvurularından karar çıkmadığı için konu şimdi AİHM’nin önünde. Anayasa Mahkemesi, içtihat niteliğindeki Can Dündar/Erdem Gül kararını unutarak bir türlü tutuklu gazeteciler sorununa el atmadı.

     

    İşkence iddiaları

     

    Emniyet ve cezaevlerinde kötü muamele şikayetleri arttı. Gözaltına alınan bir çok kişi, şiddet gördüğünü iddia etti. Kapasitesinin üzerine çıkan cezaevlerinde ise yatacak yer kalmadı, mahkumlar yerlerde yatmak zorunda. Tutuklu ve hükümlülerin ziyaret ve telefon hakları, havalandırmaya çıkma süreleri kısıtlandı. Kötü muamelede bulunan kamu görevlileriyle ilgili yargıdan takipsizlik kararları çıktı. Polisin işlediği cinayetlerde ise mahkemeler tutuklama kararı vermekten kaçındı.

     

    Açlık grevleri

     

    Anayasa Mahkemesi, başta Nuriye Gülmen ve Semih Özakça olmak üzere kamu görevinden ihraç edilen 70 binin üzerinde kişinin dosyasını OHAL Komisyonu’na havale ederek, topu üzerinden attı. Başkanı olmayan OHAL Komisyonu’ndan ise tek bir karar çıkmadı. 23 Mayıs’tan beri tutuklu olan ve açlık grevinde 251. gününe giren Nuriye Gülmen, Sincan Cezaevi’nden zorla alınarak Numune Hastanesi’ne götürüldü. Sağlık durumu kötüleşen Gülmen, bir türlü mahkemeye çıkartılarak savunma yapmasına imkân verilmedi. Gülmen, “güvenlik” veya “sağlık riski” iddiası nedeniyle hastane ve jandarma tarafından mahkemeden kaçırıldı. Gülmen’in örgüt üyeliği ile suçlanmasının tek nedeni ise işine geri dönebilmek amacıyla yaptığı açlık grevi oldu. Semih Özakça ise son duruşmada tahliye edilerek, ev hapsine alındı. İki eğitimcinin tek talebi ise işlerine geri dönmekti.

     

    Tutuklu vekiller 

     

    Meclis’te dokunulmazlıklar kaldırıldıktan sonra HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 10 HDP’li vekil yaklaşık bir yıldır tutuklu. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu da MİT TIR’ları haberleri nedeniyle 25 yıl hapis cezası alarak cezaevine konuldu. Aldıkları hapis cezaları kesinleştiği gerekçesiyle Eş Genel Başkan Figen Yüksekdağ, milletvekilleri Besime Konca ve Nursel Aydoğan’ın vekillikleri düşürüldü. Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer’in vekilliğinin düşürülme nedeni ise devamsızlık. Yemin etmeyen Leyla Zana’nın vekilliğinin düşürülmesi de Meclis gündemine. Anayasa Mahkemesi, aylar geçmesine karşın 2014’te aldığı verdiği tutuklu CHP ve BDP’li vekiller içtihatını uygulamayarak, bugünkü vekillerin tutuklu olmasına seyirci kaldı. AYM’nin 16 Kasım’da görüşeceği HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım’ın dosyasında vereceği karar emsal olacak. Bunun yanında HDP’nin çok sayıda parti yöneticisi ve belediye başkanı da tutuklu. Neredeyse bütün HDP’li il belediye başkanları görevden alınarak yerlerine kayyım atandı.

     

    Sokaklar yasaklandı

     

    OHAL ile birlikte valilikler, keyfi olarak toplantı ve gösteri yapmayı yasakladı. Örneğin Ankara’da valilik, neredeyse her ay kentteki gösterileri durdurdu. Ankara Valiliği, son olarak 1 Kasım’da aldığı kararla kentte 3 ay boyunca eylem yapılmasını yasakladı. Bunun yanında Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylem alanı olan Yüksel Caddesi yasaklı alan ilan edildi, İnsan Hakları Anıtı bariyerlerle çevrildi. Burada “İşimi geri istiyorum” talebiyle yapılmak istenen eylemlere 232 kez müdahale edildi, 586 kişi gözaltına alındı. Başta Veli Saçılık olmak üzere polisin eylemcilere yakın mesafeden plastik mermi ve biber gazı sıkarak gözaltı yapması, yargı tarafından aklandı.