• Paylaş

    KATEGORİ : Yok

    Eklenme tarihi : 2018-02-10
  • Atilla Acartürk yoldaşın faşist katiller tarafından pusu kurularak katledilişinin 40. yılında mezarı başındaydık

    Atilla yoldaşa gitmeden önce 10 Ekim katliamında ölümsüzleşen yoldaşları 28. Ayında unutmadığımızı, unutmayacağımızı, katiller ve sorumlular hesap verene kadar mücadelemizi sürdürmeye kararlı olduğumuzu haykırmak için Ankara Gar önündeydik. Atilla yoldaşa giderken Serdar ve İsmail yoldaşların selamını da götürdük. 

     

    Saat 12.30’da Karşıyaka mezarlığında başlayan anma etkinliği Atilla Acartürk'ün üniversite arkadaşları, ailesi ve yoldaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Anma etkinliğine Atilla yoldaş şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenlerimiz için saygı duruşuyla başladık, saygı duruşunun ardından Alınteri adına yoldaşları kısa bir konuşma yaptı.

     

    "Atilla yoldaş 8 Şubat 1978 yılında faşistlerin kurduğu pusuda yaralandı. 9 Şubat günü aramızdan ayrılmasının 40. yılında burada hep bir aradayız. Atilla yoldaş, bulunduğu her alanda saygı duyulan, sevilen ve aranan bir yoldaşımız olmuştur. Atilla yoldaş sadece kendi okulunda değil ihtiyaç olan her alanda gözü pek, yürekli, korkusuz ve mücadelesine olan inancıyla faşistlere korku salan bir yoldaşımızdı. Ayrıca Atilla yoldaş ailesi içinde de devrimci, sosyalist kimliğiyle sahiplenilen ve mücadeleye ailesinin de destek verdiği bir yaşamı olmuştur. Bizlerin mücadele hayatınızda örnek aldığımız yoldaşlarımızdandır. Atilla yoldaş da diğer ölümsüzleşen yoldaşlarımız da ölmediler. Onlar hep bizimle beraberler. Bizler tek kişi kalsak da bu mücadeleyi yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek devam ettireceğiz. İyi ki Şerife anamız varmış, iyi ki Şerife ana Atilla'yı dünyaya getirerek bize yoldaş olmasını sağlamış. İyi ki Tülay ablamız yoldaşımız olmuş. Şerife Ana’yı son 7 yılında sokağa çıkamadığı günlerde tanıdık ama onun desteği ve cesareti her zaman bizim önümüzü açmıştır. Her zaman bizim yanımızda olmuştur. Şerife anamız bizimle mücadelemizde yaşayacak”   

     

    Alınteri adına yapılan konuşmanın ardından Atilla yoldaşın kardeşi, yoldaşımız Tülay Acartürk de kardeşini ve Şerife Ana’yı anlattı. 

     

     

    Daha sonra okul arkadaşlarından Hüseyin Esentürk, Atilla yoldaşın üniversite yıllarında nasıl gözü pek, korkusuz ve çevresindekilere nasıl cesaret veren bir kişiliği olduğunu, pratik zekâsıyla sorunlara çabucak çözüm buluşunu ve etrafında kim olursa olsun büyük bir saygı ve hayranlık yarattığını gözleri dolarak anlattı. Hüseyin Esentürk konuşmasına “Bugünlerde Atillalara çok ihtiyacımız var. Onu gerçekten çok özlüyoruz. Bazen düşünüyorum, bu yaşadığımız günlerde Atilla yaşıyor olsaydı ne yapardı diye soruyorum kendime. Sanırım bana ‘Gidip şu Beştepe’yi bir kolaçan et’ derdi. Kendince mücadele bilinciyle mutlaka bir şey yapardı. Dile kolay 40 sene geçti. Çok özlüyorum. Devlet de, faşistler de, örgütleyici niteliğe sahip olanlar insanlardan çok korkuyor ve onları özellikle hedef alıyorlar. Atilla'nın da bu özelliği nedeniyle katledildiğini hepimiz biliyoruz” diye devam etti.

     

    Bir başka arkadaşı ise Atilla ile üniversiteye gidip gelirken tanıştığını, aslında kendisinin çok çekingen biri olduğunu ifade ederek “Atilla benimle 40 dakika sohbet etti ve o sohbetten sonra bende çekingenlik falan kalmadı. Beni devrimci yapan ve saygı duyduğum yoldaşım oldu” dedi. 

     

    Anmaya katılan diğer arkadaşları da Atilla’ya olan saygılarını ve onunla yaptıkları mücadeleyi onur duyarak anlattılar. Konuşmaların ardından anma etkinliği son buldu.

     

    Karşıyaka mezarlığından ayrılmadan önce Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Ulaş Bardakçı, Oktay Etiman ve Deniz Gezmiş'in avukatı Halit Çelenk'in mezarlarını da ziyaret ettik.