• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-05-14
  • 10 Ekim Gar katliamında yaşamını yitiren İsmail Kızılçay ailesi, dostları ve yoldaşları tarafından anıldı

    10 Ekim Ankara Gar Katliamında yaşamını yitiren İsmail Kızılçay bugün saat 17:00’de üyesi olduğu Demokratik Alevi Derneği’nde ailesi, dostları ve yoldaşları tarafından anıldı.


    Anma etkinliği başta İsmail Kızılçay olmak üzere Gezi direnişinde ölümsüzleşen Ethem Sarısülük ve 10 Ekim katliamında ölümsüzleşen beş İnşaat-İş üyesi ve devrim mücadelesinde ölümsüzleşenlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Demokratik Alevi Derneği’ne üye olmasından dolayı buradaki dostları tarafından saygı ve özlemle anılan İsmail Kızılçay'dan insanca duyguları ağır basan bir kişilik olarak söz edildi. Alevi olmamasına rağmen bu derneğe üye olması saygıyla, takdirle karşılanmıştı.

     

    Bir süre sonra İsmail Kızılçay’ı yoldaşları, ailesi ve dostları ve anlatacaktı. Yoldaşı ve avukatı olan Kazım Bayraktar İsmail Kızılçay hakkında şunları söylüyordu:

    İsmail’in avukatıyım fakat öncelikle yoldaşıyım. İsmail bir emekçi. Genlerine işlemiş bir emekçi ruhu var İsmail’in. Sokaklarda, alanlarda en önde oluşu hatırımda öne çıkan görüntü... İsmail siyasal çizgisinde istikrarlı, komünist özelliklerinden hiçbir zaman taviz vermeyen biriydi. İsmail için şu iki sıfatı çok rahatlıkla kullanabilirim: Komünist ve işçi. Ve aynı zamanda militan.

    İsmail’in kaybı hepimiz için çok büyük, özellikle yoldaşları için... Sosyal yanının gelişkin olması ve özellikle işçilerle ilişki kuruş tarzı çok önemli bir kazanımdı İnşaat-İş için, yoldaşları için savunduğu siyasi yapı Alınteri için. Yeri doldurulması zor. Ama bu tarihsel mücadele bize şunu gösteriyor ki yerini doldurmak zorundayız.

     

    Ardından oldukça duygulu anlar yaşayan eşi Serpil Kızılçay eşini birkaç cümleyle şöyle anlatıyordu: “İsmail eşim, yoldaşım, her şeyimdi. Onu anlatamam ki. O ne bir Alevi ne bir Kürttü. O insandı. İnsanların yanındaydı. 

     

     

    Daha sonra yoldaşları birer birer söz olarak İsmail Abi’yi anlattılar. Yoldaşı Tülay Acartürk şunları söylüyordu:

    O kadar insani, o kadar iyi, ailesine o kadar düşkündü ki. Serpil anmalara geldiğinde İsmail’in gözlerine bakacaksınız. O kadar mutlu. Serpil yanında çünkü. Gözleri ısıl ışıldı. O kadar sevgi doluydu.

     

    Yoldaşı Ali Abimiz, Rahmi Yılmaz ve Bayram Kaya onun örgütüyle bir bütün olduğunu, örgütünden bağımsız ele alınmaması gerektiğini, devrim mücadelesinde ölümsüzleşenlerin daima yaşayacağını, devrim mücadelesi nihayete erdiğinde de adlarının anılacağını dile getirdiler. Yoldaşı Bayram Kaya İsmail Abi anısına “Yananlar güneş olur” şiirini seslendirdi. 

     

    İHD’den dostları ise yüreği sevgi dolu, yüzü güleç ve insanlara yardım isteğiyle dolu bir insan, bir işçi olduğundan söz ettiler. 

     

    İsmail Abi her insanda derin izler bırakmış, insan yanı ağır basan bir yoldaşımızdı. Ailesi, dostları ve yoldaşları onu sevgi dolu sözlerle anıyordu. Hemen herkes ondan bahsederken oldukça duygulu anlar yaşıyordu.

     

    Belki de şu sözler onu ve mücadelesini anlatan an güzel sözlerdi:

    İsmail işçi sınıfının öncüsü, militanıydı. Bir proleter dendiği zaman İsmail aklıma gelirdi. Onun şu sözlerini anımsarım: 'İşçi sınıfı olmak işin içinde olmaktır'. Devrim işçi sınıfının nasırlı ellerinde yeşerir. Katil faşist sistem tarafından birer birer yok ediliyoruz. Evet bizler yine alanlarda olacağız, fakat ölümden korktuğumuzdan değil, ölümleri durdurmak için...

     

    Son olarak Grup Devinim Ethem yoldaşın, İsmail Abi’nin sevdiği türküleri seslendirdi.

     

    Müzik dinletisinin ardından etkinlik sona erdi.