• Paylaş

    KATEGORİ : ÇEVRE-KENT

    Eklenme tarihi : 2017-03-02
  • Ankara Belediyesi, 350 ton asbest barındıran Havagazı Fabrikası’nı yıktı, tehlike büyük

    Ankara’da kent merkezinde yer alan ve 350 ton asbest barındıran tarihi Havagazı Fabrikasının, Büyükşehir Belediyesi’nce 25 Şubat Cumartesi günü hiçbir koruma önlemi alınmadan yıkıldı. Yıkımla ilgili ortak basın açıklaması yapan uzmanlar, olayın ciddi bir halk, kent ve işçi sağlığı sorunu olduğunu belirttiler.

     

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Mimarlar Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Odası ve Tabip Odası’nın Ankara Şubelerinin temsilcileri ve iş güvenliği uzmanları maskeli açıklamalarında, asbest ölçüm oranlarının yüksek çıkması durumunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında ‘taammüden adam öldürme’ suçundan yargı yoluna gideceklerini söylediler.

     

    Yurtdışından asbestli bina yıkım örneğini gösteren Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Yurtdışında asbestli binalar yıkılırken binanın iki katı boyunca bina karantinaya alınıyor, trafik kontrollü veriliyor. Hafriyatlar üstü kapalı kamyonlarla taşınıyor. İnsanların girişi çıkışı engelleniyor. Çalışanlar özel kıyafetlerle yıkım işlemi yapıyorlar” dedi.

     

    Büyükşehir Belediyesi’nin “Ankara’da karantina alarmı” haberleri üzerine yaptığı, “Binanın asbestsiz kısmını yıktık. Asbestli kısmını denetim altında yıkacağız” açıklamasının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Candan, “Binanın her yeri asbestli” şeklinde konuştu. Candan suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

     

    Uzmanların Ankara’daki asbest tehlikesiyle ilgili açıklamaları şöyle:

     

     

    ‘İŞÇİLER VE AİLELERİ RİSK ALTINDA’

    Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Önal: Asbest, kanserojen madde ve 19’uncu yüzyılda çok yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Fakat 1970’li yıllardan itibaren asbeste bağlı akciğer hastalıkları görülmeye başlanmasından sonra pek çok ülkede ve alanda kullanımı sınırlandı. Asıl risk şu anda yaşadığımız eski binaların yıkılması ve gemilerin sökülmesi sırasında ortaya çıkıyor. Asbest lifleri nefes alma yoluyla vücuda girdikten sonra kan damarlarıyla vücudun pek çok alanına ulaşabiliyor. Özellikle hasarı akciğerlerde yapıyor. Kanserojen olduğu yüzde 100 kanıtlanmış. Akciğer kanseri dışında bizim ‘malign mezotelyoma’ diye tanımladığımız akciğer zarının tümörüne yol açıyor. Çok ölümcül bir tümördür ve tedavi imkânı çok kısıtlıdır. Son derece sıkıntılı bir durumda hasta hayatını kaybeder. Burada maruziyetin süresi ve miktarı çok önemli. Kanser oluşumu için 15, 20, 30 yıllık bir süre geçmesi gerekiyor ancak iyi huylu dediğimiz hasta için ölümcül sonuçlar yaratan diğer hastalıklar için bir yıllık süre yeterli. Sonuçlarını maalesef yaşayacağımız bir durumdur. İşçilerin aileleri de risk altında.

     

    ‘BİN 600 ÖĞRENCİLİ LİSEDE TENEFÜSE ÇIKMAYIN DENİLDİ’

    Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut: Ankara’da halk sağlığı skandalı olan bu önlemsiz yıkımı önlemler alıncıya kadar durdurmalarını talep ediyoruz. Bölgede acil olarak asbest liflerinin yoğunluğu ölçümlenmeli. Hafriyat döküm alanı dâhil olmak üzere toprak ve su bulaşmaları incelenmeli… Bu yıkımda çalışan işçiler, alana yakın oturan mahalle sakinleri ve çevrede işyerleri bulunan vatandaşlarımızı için önlem alınmalıydı. Bölgede bin 600 öğrencisi olan Ankara Atatürk Lisesi var… Bugün öğlenleri teneffüse çıkmama konusunda lise, öğrencilerini uyarmış.

     

    ‘BİR MİLYONA YAKIN İNSANIN GEÇTİĞİ BİR YER’

    Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya: Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı basın açıklamalarıyla halkı yanlış bilgilendirildiğini gördük. O bölgede yaşayan insanların yanı sıra birçok işyeri, oteller, okullar, Ankara Adliyesi ve Ankara Garı var. Bir milyona yakın insanın geçtiği ve sirkülasyonun olduğu bir yerden bahsediyoruz. Gökçek yaklaşık yirmi üç yıldır bilimi bay-pas ederek Ankara’yı yönetiyor. Bütün uyarılarımıza rağmen rant uğruna Ankara halkının sağlığını hiçe sayarak suç işliyor. Sayın Gökçek’e diyoruz ki, Havagazı Fabrikası alanında gerçekten asbest olmadığını ve önlem alındığını iddia ediyorsan bir gün o işçilerle birlikte çalışmanı öneriyoruz.

     

    ‘HAFRİYAT SIZDIRMAZ TORBALARLA TAŞINMALIYDI’

    TTB İşçi Sağlığı Kol Başkanı Dr. Sedat Abbasoğlu: 25 Ocak 2013 yılında çıkan yönetmelik asbestle ilgili nasıl çalışılması gerektiğinin bütün ayrıntılarını ortaya koymuş durumda. Etkilenecek olanlar bir orada çalışacak işçi arkadaşlarımız, yıkımı yapacak arkadaşlarımız ikincisi de çevrede yaşayanlar. Çok düşük fiyatla söküm işi ihale edildiği için taşeron bir firma tarafından yapılacak. Alınması gereken birtakım önlemler var. Bu çalışanların işe girişlerinden akciğer grafiklerinin çekilmesi lazım solunum testlerinin yapılması lazım asbestle ilgili ön eğitim almış almaları gerekiyor. Taşıma işlemi dışında hafriyatın sızdırmaz torbalarla yapılmış olması lazım, hafriyat alanının sızdırmaz örtülerle kaplanmış olması lazım. Bunların hiçbirinin yapılamadığı fotoğraflardan görülüyor. 2016 yılında 1970 işçi cinayeti yaşandı önümüzdeki yıllarda bu çalışan arkadaşlarımızın bu işçi cinayetlerinin birer kurbanı olacaklar. Bu tehlikeli atıkların nereye atıldığı belli değil.

    ‘SAĞLIK VE ÇEVRE FELAKETİ’

    Kimya Mühendisleri Ankara Şube Başkanı Erkin Etike: Çok önemli bir sağlık ve çevre felaketi tehlikesi var. Asbest maddesinin ne olduğunu biliyoruz bu madde aslında 6 kimyasal maddenin ortak adı. Bu maddelerin hepsinin Türkiye’de üretilmesi, kullanılması, işlenmesi, alınması, satılması mutlak suretle yasaklandı. Sadece geçmişte bunlar kullanılarak inşa edilen yapılarda bunlar sökülürken çok ciddi tedbirler alınması gerekliliği ortaya konulmuştur, Burada sağlığa zararlı olup olmadığı konusunda hiçbir tartışma yok. Söküm işinde asbest söküm uzmanı çalıştırması gerekiyor. Bu sökümün asbest söküm uzmanı kimdir? Söküm ortamında asbest liflerinin zaman ağırlık ortalama değeri 0,1 lif/santimetre küptür. Havagazı Fabrikası söküm ortamındaki asbest ölçüm oranı kaçtır, kamuoyuna açıklanmalı. Eğer bu oranın 8 saatlik ortalama değeri 0.1lif/santimetreküpü üstündeyse kesinlikle büyük bir felaketle karşı karşıyayız.”

     

    ‘BAŞTAN SONA DAVA KONUSU’

    Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Sekreteri Gözde Güldal: Tarihi ve kültür varlıklarını korumakla ve halk sağlığını korumakla yükümlü Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Havagazı Fabrikası yıkımı, bunların hepsini yerle bir eden uygulamadır. Buranın tescil başvurusu sürerken koruma kurullarını ve meslek odalarını görmezden gelmektedir. Bazı malzemelerin nasıl söküleceğinin konuşulması gerekmektedir. Büyükşehir burada zorbalık içindedir. Yıkıldıktan sonra çok yüksek yapılaşma, kamu yararını görmezden gelen bir proje söz konusudur. Süreç baştan sona dava konusudur.

    Çevre Mühendisleri Odası’ndan Cem Şahin: Doğaya uygun olmayan şekilde bertaraf edilmesi, gerekli önlemlerin alınmaması, eğitimli personelin bulunmaması asbestin doğaya karışmasını sağlıyor.

     

    ‘ASBEST ÖLÇÜM SONUÇLARINI KAMUOYU İLE PAYLAŞACAĞIZ’

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan: Çevrede bin 600 öğrencili Atatürk Lisesi, Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 900 çalışanı olan doğalgaz satışı yapan işletme, TTB, sendika ve oda merkezleri bulunuyor. Yaklaşık 2 bin kişi her gün gaz almaya gidiyor. Bölgede konutlar var, sağlık yapıları var. Ciddi bir halk ve kent sağlığı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu süreçte çalmadığımız kapı kalmadı. Hepsi kapı duvar. Hava ve toprak ölçümlerini talep ettik. Alman bir firma ölçümleri alacak ve sonuçları kamuoyu ile paylaşacağız. Yarın aksam bu firma asbest ile ilgili sunum yapacak. Konu çok ciddi, hepimizin sağlığı tehdit altında… Devlet ve bu ülkenin yöneticileri halka sahip çıkmıyor siz çocuklarınıza sahip çıkın, BİMER’e ve ihbar hatlarına şikâyet edin.

     

    Gazete Duvar