• Paylaş

    KATEGORİ : DÜNYA

    Eklenme tarihi : 2018-01-08
  • IG Metall ’28 saatlik haftalık çalışma’yı ‘esnek çalışma’ya kapıyı aralayacak şekilde savunuyor

    YAŞANACAK DÜNYA

     

    Almanya’da Kasım ayında başlayan TİS görüşmelerinin tıkanması nedeniyle IG Metall sendikasının gündeme aldığı uyarı grevleri ülke geneline yayılarak sürüyor.

     

    Kuzey Ren-Vestfalya’daki Iserlohn ve Bavyera’daki Aschaffenburg’ta binlerce işçi gece boyunca iş bıraktı.

     

    Patronlar grevleri “yasa dışı” ilan etti.

     

    İlk kısmi uyarı grevleri yılbaşından sonra başladı

    İlk uyarı grevi 2 Ocak’ta Hannover kentinde RFS ve Nexans fabrikalarında, Salzgitter’de ise Bosch fabrikasında 1 saatlik iş bırakma şeklinde gerçekleştirildi.

     

    4 Ocak’ta ise Stuttgart-Zuffenhausen’de uyarı grevi yapıldı. 3 bin Porsche işçisi katıldı.

     

    Metal sektöründe yaklaşık 4 milyon işçiyi temsil eden IG Metall, kısmi uyarı grevlerinin ardından 8 Ocak’ta 24 saatlik uyarı grevi yapılacağını açıklamıştı.

     

    IG Metall ’28 saat’ talebinde tutarlı değil

    IG Metall ücretlerde yüzde 6’lık artış talebinde bulunuyor. Patronlar ise buna yüzde 2’lik artış teklifiyle yanıt verdi. Sonraki görüşme turlarında yüzde 3 ya da 4’te anlaşma sağlanacağı beklentisi var.

     

    Ücretlerdeki artış konusunda orta noktada uzlaşmak ihtimalinden daha önemli olan konu haftalık çalışma saatlerinin ve bununla birleşik belirlenecek ücretlerin düzeyinin ne olacağı sorunu.

     

    IG Metall haftalık çalışma saatlerinin aşama aşama 28’e düşürülmesi talebini dillendiriyor. Fakat birincisi, bunu, işçinin isteğine bağlı yani bireysel olarak belirlenecek bir talep olarak ortaya atıyor. İkincisi, “2 yıllığına kadar” şeklinde sınırlandırıyor. Üçüncüsü “28 saatlik çalışma takvimine geçilmesi halinde bunun ücretlere yüzde yüz yansıtılmasına karşı çıkıyor; yani, çalışma saatleri düşürüldükçe ücretlerin de o ölçüde düşürülmesine karşı net ve kararlı bir tutum almıyor.

     

     

    ‘Esnekliğe’ kapı aralanıyor

    Oysa işgününün kısaltılması talebi ücretlerde herhangi bir düşmeye meydan verilmeksizin savunulmalı. En az bunun kadar önemli olan diğer nokta da işçi sınıfı açısından böylesine önemli bir konuda yükseltilecek talebin “işçinin isteğine göre” “bireysel tercihlere göre” değil sınıfın kolektif hakları temelinde ve haftalık/günlük -dinlenme süreleriyle birlikte- çalışma saatleri kesin kurallara bağlanarak ileri sürülmesi gerektiği.

     

    Aksi taktirde çalışmayı daha da “esnekleştirmek” isteyen patronların bin bir dalavereyle bunu her fırsatta hayata geçirmeleri için elverişli bir zeminin oluşmasında yardımcı olunmuş olur!

     

    Nitekim, IG Metall’in işgününün 28 saate düşürülmesi talebini “isteğe bağlı ve bireysel” bir konuymuş gibi ele alması, işçiler tarafından pek sıcak karşılanmıyor. Aldığımız duyumlara göre işçiler arasında, sendikanın teklifinin yerine “haftalık çalışma sürelerinin kolektif olarak 30 saate düşürülmesini” savunanların sayısı az değil.

     

    IG Metall eğer haftalık çalışmanın 28 saate düşürülmesi konusunda samimi ve tutarlıysa bunu, öyle 2 yıllığına kadar yada bireysel olarak belirlenmesini değil, tüm işçiler için ’28 saatlik çalışma haftası 35 saatlik ücret’ temelinde dile getirmeli!

     

    Bizim görüşümüze göre ise, günümüz koşullarında üretimin var olan teknik temelinde -ücretlerde indirime gidilmeksizin-haftalık çalışma saatleri 20 saate kadar düşürülebilir!