24 Ocak 2010

'Direnişe saldırı tehditi suçtur'

Tekel direnişine her kesimden destek ve dayanışma etkinlikleri devam ediyor

Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Sosyal ve Ekonomik Haklar Grubu da direnişi yakından takip ederek direnişin hukuki seyri konusunda direnişçilere birikimlerini paylaşıyor. Önceki gün 4B konusunda direnişçilere bir bildiri dağıdan Grup bugün de polisin saldırı tehditinin yasadışı ve suç olduğunu gösteren bir metin dağıttı. Söz konusu bildiriyi aşağıda yayınlıyoruz:

TEKEL İŞÇİLERİNİN DİRENİŞİ MEŞRUDUR, YASALDIR, HUKUKSALDIR KAZANILMIŞ TARİHSEL DEMOKRATİK BİR HAKTIR!



Tekel işçilerinin kazanılmış haklarına saldıran, ölümle sıtma arasında seçime zorlayan iktidar direnişi kıramayınca Valilik aracılığıyla tehditler savuruyor:
Eyleminiz yasa dışıdır, suç işliyorsunuz. Derhal çadırları kaldırın ve dağılın. Aksi halde müdahale edeceğiz...!
Hayır!!

Asıl siz suç işliyorsunuz!

Yasal ve meşru bir direnişi yasa dışı yöntemlerle, imzaladığınız uluslarası sözleşmeleri ve Anayasayı dahi çiğneyerek ve gözü dönmüş bir şiddet kullanarak kırmaya çalıştınız. Başaramadınız. Özür dilediniz.

Direnişe toplumsal destek genişledikçe korkmaya başladınız ve şimdi de tehdit ediyorsunuz.

Bu tehdit suçtur, işçilerin eylemi yasal ve meşrudur!

Unuttuysanız hatırlatalım:

İmzaladığınız “Avrupa Sosyal Şartı” diyor ki;
Akit taraflar (...) çalışanların kendilerine ve ailelerine saygın ve bir yaşam düzeyi sağlayacak ücret hakkına sahip olduklarını tanımayı taahhüt ederler. (2. bölüm 4. madde)

Akit taraflar (...) menfaat uyuşmazlığı durumunda çalışanların (...) grev hakkı dahil, ortak hareket hakkını tanırlar. (2. bölüm 6 madde 4. bend)
İmzaladığınız Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi diyor ki;
Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak hakkına sahiptir. (11. madde)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi diyor ki;
Halka açık bir alanda gerçekleştirilen her türlü gösteri günlük yaşamın akışına belirli bir ölçüde bozacak bir karışıklığa ve hasmane tepkilere yol açabilir. Ancak, AİHM, durumun kurallara aykırı olmasının tek başına, toplanma özgürlüğüne müdahaleyi haklı çıkarmayacağına itibar etmektedir.

...

AİHM nezdinde göstericilerin şiddete başvurmadıkları durumlarda, AİHS'nin 11. maddesi ile garanti altına alınan toplantı özgürlüğü kavramının içeriğinin boşaltılmaması bakımından kamu erkinin barışçıl gösterilere belli ölçüde hoşgörü göstermesi önem arz etmektedir.

Sonuç olarak AİHM, bu başvuruda polisin kaba kuvvet uygulayarak müdahale etmesini ve başvuranların (eylemcilerin-nb) cezai yargılama konusu edilmesine orantısız olarak kabul etmektedir. Bu tedbirler AİHS'nin 11. maddesinin ikinci paragrafı uyarınca kamu düzeninin korunması bakımından gereklilik arz etmemektedir. (Karatepe ve diğerleri davası, 07.04.2009)
T.C. Anayasası diyor ki:
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek: 7.5.2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. (90. madde)
Yasal ve hukuksal mevzuatın özü ve özeti şudur:

Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan hak arama eylemleri bazı toplum kesimlerini rahatsız etse dahi suç değildir.

Şimdi bizi iyi dinleyin!

Suç olan yasal hakların kullanılmasının engellenmesidir!

Tekel işçilerine ve emekçi halka karşı bir suç daha işlemeye kalkışmayın!

Zafer direnen emekçinin olacak.

24.01.2010
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ
Ankara Şubesi
Sosyal ve Ekonomik Haklar Grubu


RSS

Lenin, Boykot ve sendika.org'un uyanıklığı

Lenin, Boykot ve sendika.org'un uyanıklığı

Lenin'in “Boykota Karşı” makalesini kendilerine örtü yaparak, net bir bağımsız devrimci politik tutum almaktan kaçarak...

 

Haydut sözde çekiliyor!..

Haydut sözde çekiliyor!..

Irak hezimeti, siyasi yönden olduğu kadar askeri yönden de ABD’nin gücünün sınırlarını gösterdi

 

Barış mış mış…

Barış mış mış…

Yine timsah gözyaşları dökecekler kürsülerden; savaşın ne kadar acı, ne kadar yıkıcı olduğunu anlatırken.