24 Ocak 2010

Tekel direnişinin 41. gününden

Tekel direnişinin 41. günü oldukça soğuk Ankara havasının baskısı ve bekleme haliyle geçti. Direnişçiler genel grev kararı ve dayanışma eylemleri bekliyor

Tekel direnişinin 41. gününden
Gün içinde ziyaretçi grupların geliş gidişleri sürdü. Bunlardan biri de Ankaragücü taraftar grubuydu. “Tekel işçisi yalnız değildir” Ankaragüçlüler imzalı pankartın arkasında oldukça coşkulu sloganlar ve tezahüratla direniş yerine gelen taraftarların dayanışma ziyareti oldukça ilgi çekti.

Ankara'daki bir grup aydın ve sanatçı direnişçilere kitap dağıttı. Direnişçi işçiler kitapları kapıştı. Battaniyesinden yemeğine, odunundan meyvesine her dağıtımda disiplinli davranan işçiler kitap dağıtımında ufak çaplı bir izdiham bile yarattı.

Bir grup amatör sokak tiyatrocusu Tekel direnişi ve genel grev içerikli kısa bir oyun sergiledi.

Saat 12.00 sularında Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, gazetecilerle bir söyleşi yaptı. Türk-İş önündeki Tekel işçilerinin içinde oturarak aalkış ve sloganları arasında yapılan sohbette Türkel, Başbakan Erdoğan'ın son açıklamalarına cevap verirken genellikle kendisini sarmış işçilerin duymak istediklerini dile getirdi. Bir şey hariç: Genel grev!

Erdoğan'ın geri adım atma niyetinde olmadığını belirten bir gazeteciye Türkel, “Salı gününe kadar bekleyeceğiz. Eğer adım atılmazsa hepimiz açlık grevine gireceğiz. Erdoğan bu insanların ölmesine seyirci kalamaz.” cevabını verdi. Türkel konuşmasında genel grevden hiç söz etmedi. Sadece sonlara doğru “kazanana kadar buradayız” demekle yetindi.

Bir gazetecinin 4B üzerine süren tartışmaları hatırlatarak bunun kabul edilip edilmeyeceği ya da 4C'de düzenlemeler yapılırsa 4C'nin kabul edilip edilmeyeceğini sorması üzerine Türkel 4B'ye hiç değinmeyerek, vurgulu bir şekilde 4C'nin kesinlikle kabul edilmeyeceğini belirterek şöyle devam etti: “Özlük haklarımızın korunmasını istiyoruz, bu bir talep değildir, varolan durumun korunmasıdır. 4C teklifi hukuksuzdur, bunu kabul etmeyeceğiz”. Bu arada 4B statüsünün kabulü için bir çeşit rüşvet anlamında kıdem tazminatlarına bir miktar ek zam yapılma ihtimali de var. Bu yönde söylentiler dolaşıyor.

Tekel'de 41. gün

Erdoğan'ın “yaptıkları yasadışıdır, içlerinde marjinal gruplar var” söylemlerine karşı Türkel, “Burada yaptığımız ne uluslararası ne de bizim yasalara aykırı hiçbir şey yoktur. Tamamen yasal bir eylem içindeyiz. Erdoğan'ın 'marjinal gruplar' sözü de Tekel işçisini yalnız bırakmak amacıyla dile getirilmiştir. Buradaki gruplar demokratik kitle örgütleridir, emekten yana partilerdir, öğrencilerdir; Tekel işçileriyle dayanışmaya gelmişler ve kimse Tekel işçisini yalıtmaya çalışmasın. Biz burada, birkaç gün önce bize destek ziyaretine gelen Fransız sendikacıların dediği gibi 'Hepimiz Tekel işçisiyiz'".

Bir işçinin “Ayın 31'inden sonra ne olacak?” sorusuna da Türkel, “Bizim için ayın 31'i bir şey ifade etmiyor; işçiler istifa etmediği taktirde hepiniz bir yıl daha sendikamızın üyesisiniz, dolayısıyla sendika sizin bütün haklarınızın savunucusudur”.

Genel grevi hiç anmadan 26'sından sonra Ankara'daki işçilerin açlık grevine gireceğini belirten Türkel, konuşmasının devamında “Tüm illerde de işçi aileleri her gün AKP teşkilatlarına girip 'sorunumuzu çözün' diyecek, dünyada ve Türkiye'nin her yerinde eylemler yapılacak. Erdoğan bu insanların ölmesine, buradaki drama daha fazla seyirci kalamaz.” dedi.

Tekelde 41. günTürkel'in özetini aktardığımız sohbeti eylemin bundan sonraki seyri konusunda sendikaların yaklaşımını ele veriyor. Hiç değilse Tek Gıda-İş'in.

Bunda genel grev olmadığı görülüyor. Eylemci kitleden, sınıf tabanından gelen basınçla genel grev kararı alınır mı belli olmaz. Fakat eğer 26'sında bu yönde bir karar çıkacak olsa bile bunun etkili, Tekel işçilerini zafere taşıyıp sınıfın tümüne moral motivasyon kazandıracak bir ilk adıma dönüşmesi isteniyorsa öncelikle olabildiğince yaygın bir taban inisiyatifi harekete geçirilmelidir.

Öncü işçiler, devrimciler, Tekel direnişinin sesini sınıfa taşırken, dayanışma etkinlikleri örgütlerken önceklikle genel grevi örgütleme kafasıyla hareket etmelidir. Yaygın ve kitlesel katılımlı dayanışa eylemleri Ankara'daki Tekel işçisinin motivasyon ve kararlılığı üzerinde belirgin bir etki yapıyor. Önceki gün Adana, Antalya, İzmir ve İstanbul'da yapılan dayanışma eylemleri, özellikle oturma eylemi ve çadır kurma işçiler arasında coşkulu sohbetlere konu oldu. Bunlar Tekel direnişçilerinde kazanma umudunu, genel grev kararlılığını pekiştirirken konfederasyonları da adımlarını atarken tekrar tekrar düşünmeye zorlayan önemli bir faktördür. Sözün kısası bugün etkili bir genel grevin yolu Tekel direnişiyle yaygın dayanışma eylemlerinden geçiyor.

Tekel direnişi 41. gününü geride bırakırken Ankara'da -5'lere inmesi beklenen keskin bir soğukla boğuşuyor. Bugünden 5-6 derece daha sıcak geçen dün gece direniş çadırlarında sabahı deyim yerindeyse iple çektik. İşçilerin sıcak sohbeti, direniş ateşi olmasaydı odun ateşi, soba falan, battaniye üstüne battaniyeye sarınmak pek kar etmezdi bu keskin soğuğa. Neyse ki içimizi ısıtan işçi sınıfının güçlü bir direniş ateşi var ve hep olacaktır. Şimdi Ankara'da yanıyor, fakat asıl iş onu her yere yaymakta.

RSS

Lenin, Boykot ve sendika.org'un uyanıklığı

Lenin, Boykot ve sendika.org'un uyanıklığı

Lenin'in “Boykota Karşı” makalesini kendilerine örtü yaparak, net bir bağımsız devrimci politik tutum almaktan kaçarak...

 

Haydut sözde çekiliyor!..

Haydut sözde çekiliyor!..

Irak hezimeti, siyasi yönden olduğu kadar askeri yönden de ABD’nin gücünün sınırlarını gösterdi

 

Barış mış mış…

Barış mış mış…

Yine timsah gözyaşları dökecekler kürsülerden; savaşın ne kadar acı, ne kadar yıkıcı olduğunu anlatırken.