• Paylaş

    KATEGORİ : GENÇLİK

    Eklenme tarihi : 2018-01-06
  • Malatya Milli Eğitim Müdürlüğü ve Müftülüğü arasında 4-6 yaş arası çocuklara Kur'an eğitimi protokolü imzalandı

    Tek bayrak, tek vatan, tek millet” ırkçı-gerici tekerlemesinin söylemde yinelenmeyen diğer “tek”inin mezhep ve genel anlamda inanç olduğu giderek netleşiyor. Aslında bunu başka ‘tek’lerle genişletmek ve düşünüşü-algısı-alışkanlık ve tüm davranışlarıyla tek tipleştirilmiş bir toplum hayaline tekabül ettiğini anlamak güç değil. Bu tek tipleştirmenin çocuklardan başlayarak tüm toplumsal dokunun dönüşümünü hedeflediğini görmemek de…

     

    Her gün okul ya da okul öncesi eğitimin daha fazla dinselleştirilmesini hedefleyen yeni bir kaideyle karşılaşıyoruz. MEB’in Diyanet ya da çeşitli dini vakıf-tarikat-cemaatle gerçekleştirdiği protokoller biriktikçe birikiyor. Çocukların sabah namazına götürülmelerinin zorunlu kılınmasından, dini eğitimin kapsam ve içeriğinin genişletilip derinleştirilmesine: bunların mesela ENSAR gibi kötü ünlü vakıflara ihale edilmesine kadar ardı ardına sıralayacağımız sayısız gelişmenin biriktiği dev bir dosya oluşuyor.

     

    Bugün de basına Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Malatya Müftülüğü arasında imzalanan bir protokol düştü. Buna göre okul öncesinde kayıtlı 4-6 yaş grubu çocuklara “Kur’an Kursu Eğitim Programı” adıyla dini eğitim verilecek.

     

    Bu protokolün fiilen sıbyan mektebi anlamına geldiği, bu “mekteplerin” resmileşmesini ifade ettiği ortada. ‘Sıbyan mektepleri’ denilen ve pekçok emekçinin paraları olmadığı için çocuklarını göndermek zorunda kaldığı o “yuvalarda” çocuklara neler öğretildiğine dair sayısız haber düşmüştü basına. Çocukların ruhsal durumunu, psikolojik gelişimlerini, düşünsel sınırlarını, aile ve sosyal çevreyle ilişkilerini doğrudan etkileyen bir eğitimin sözkonusu olduğunu gösteren haberlerdi bunlar.

     

    Malatya’daki gelişme üzerine basın toplantısı düzenleyen Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Tarık Kaya da bu gerçeklere vurgu yaptı. Geçtiğimiz aylarda Bolu’da yaşanan girişimin benzerinin Malatya’da yaşandığını belirten Kaya şunları belirtti:

     

    Malatya’da okullara gönderilen yazıyla 9 Ocak 2018 tarihine kadar kurslara katılacak öğrencilerin listelerini göndermeleri talep edilmiştir. Türkiye’de yasal olarak zorunlu din dersi 4. sınıfta başlıyor olsa da, İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin müftülüklerle protokol imzalayarak bu derslerin seviyesini 4 yaşına kadar indirmesi, eğitim bilimi ve çocukların zihinsel gelişimi açısından son derece sakıncalıdır. Protokolle, anaokullarında eğitim gören 4-5 yaş grubu çocuklara haftada 6 saat ‘dini eğitim’ verileceği belirtilmektedir. Din eğitimi faaliyetlerinde kullanılacak materyal ve etkinliklerin hazırlanması ve öğretim programlarının uygulanması ve denetiminin Müftülüğe bırakılması dikkat çekicidir.

     

    Tek tip toplum istiyorlar

     

    4-6 yaş grubundaki çocuklara zihinsel gelişimleri açısından en hassas olduğu dönemde dini eğitim verilmek istenmesinin Türkiye’de devlet eliyle dinselleştirme politikalarının geldiği noktayı gösterdiğini vurgulayan Kaya, bu durumun çocukların zihinsel, fiziksel ve pedagojik gelişimleri açısından tehlikeli sonuçlar ortaya çıkaracağını, somut ve soyut düşünce evrelerini tamamlamamış çocuklarda ciddi davranış bozuklukları ve psikolojik sorunlara neden olabileceğini ifade etti.

     

    Protokolün iptali için yargıya başvuracaklarını da belirten Kaya, “Her türden dini inancı istismar ederek çocuklarımızı ve toplumu ‘tek din, tek mezhep’ anlayışı üzerinden ‘tek tip’ hale getirmeye çalışma girişimleri kabul edilemez. Devlet, eğitimi ve toplumsal yaşamı örgütlerken bunu dini kurallara, söylemlere ya da referanslara göre yapmamalı, özellikle eğitim sistemini dini kurallara göre değil, bilimsel gerçekleri referans alarak ve çocukların üstün yararını gözeterek düzenlemelidir. Bu nedenle fiilen ‘sıbyan mektebi’ işlevi gören protokol derhal iptal edilmelidir” dedi.